İmralı’ya heyet tartışması büyüyor: Dış cephede dosyalar kabarırken içerde yeni anayasa ve terörsüzleşme polemiği
Suriye, Ege–Kıbrıs ve Patrikhane dosyalarının ısındığı bir dönemde içerde “kayyım, İmralı’ya komisyon ve yeni anayasa” tartışmaları sertleşiyor; Ankara güvenlik-demokrasi dengesini nasıl kuracak?
“İmralı’ya heyet” tartışması büyüyor: Dış cephede dosyalar kabarırken içerde yeni anayasa ve terörsüzleşme polemiği
ŞEHİTLER ÖLMEZ / ANKARA, TÜRKİYE
Suriye deniz yetki anlaşması: “Süreci kaçırdık” tartışması
Suriye sahasına ilişkin diplomasi trafiği yeniden gündemde. Türkiye’nin Suriye yönetimiyle “Doğu Akdeniz’de deniz yetki alanları”na dair mutabakat arayışının, bölgedeki aktörlerin itirazları ve savaşın mirası nedeniyle rafa kalktığı yorumları yapılıyor. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdülkadir Uraloğlu’nun, “Suriyeliler pazarlık etmeyi biliyor; süreci takip ediyoruz” sözleri, muhalefet ve uzman çevrelerde “pencere kapanıyor” değerlendirmelerine yol açtı.
SDG/YPG dosyası ve ABD’nin rolü
Suriye Demokratik Güçleri (SDG) ve YPG’ye ilişkin başlıkta da hareketlilik var. ABD Merkez Kuvvetler (CENTCOM) Komutanı Oramiral Brad Cooper’ın Erbil ve Suriye’nin kuzeydoğusuna yaptığı ziyaretlerde, “SDG’ye desteğin süreceği” mesajı verildi. Ankara, “entegrasyon” ve “silah bırakma” tartışmalarının sahada somutlaşmadığını savunurken, bölgesel Kürt aktörlerin muhtemel bir operasyon senaryosuna karşı birleşebileceğine dair sert açıklamalar dikkat çekiyor. İktidar kanadı, olası operasyonun Türkiye’nin güvenlik ihtiyaçlarından kaynaklandığını vurguluyor; muhalif analizler ise Washington’ın dosyada belirleyici kalmaya devam ettiğini ifade ediyor.
Ege ve Kıbrıs: Yunanistan’ın koşulları, ABD’nin savunma gündemi
Ege’de tansiyon, Atina’nın Avrupa savunma fonları (SAFE) üzerinden Ankara’ya şart koştuğu iddialarıyla yeniden konuşuluyor. Yunanistan’ın, Türkiye’nin “casus belli” kararını (6 mil ötesine genişleme halinde savaş sebebi) kaldırmasını talep ettiği ileri sürülürken, ABD Kongresi’nde Türkiye’ye yönelik bazı savunma tedarik kısıtlamalarının gündemde olduğu aktarılıyor. Öte yandan İsrail’in Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’yle artan askeri yakınlaşması, Doğu Akdeniz denklemini karmaşıklaştırıyor. Ankara, “Ege ve Kıbrıs’ta gerilimden değil, hakkaniyet ve uluslararası hukuk temelinde çözümden yanayız” tezini yineliyor.
Patrikhane diplomasisi: Riga’dan Washington’a
İstanbul’daki Fener Rum Patrikhanesi’nin uluslararası temasları da tartışılıyor. Patrik Bartholomeos’un Letonya Cumhurbaşkanı Edgars Rinkevics’in resmi davetiyle Riga’ya gitmesi ve davet metinlerinde “Ekümenik” sıfatının kullanılması, Türkiye’de “statü” polemiğini canlandırdı. Bartholomeos’un bu temasların ardından ABD’ye giderek Amerikan yönetimi ve düşünce kuruluşlarıyla görüşmesi, “dini diplomasi”nin dış politika tartışmalarına yeni bir boyut ekledi.
İç gündem: “Kayyım” ve “İmralı’ya komisyon” polemiği
Siyasetin odağında ise iki başlık var: Büyükşehir belediyelerine dönük hukuki süreçler ve “terörsüz Türkiye” söylemi. Bazı çevrelerin TBMM’den bir komisyonun İmralı’ya giderek Abdullah Öcalan’la görüşmesi çağrısı, sert tepkilere neden oldu. Mayıs ayında yapıldığı öne sürülen görüşme notlarına atıfla; “anayasa, eşit yurttaşlık ve PKK’nın tasfiyesine dair yasal çerçeve” tartışmalarının gündeme geldiği iddia ediliyor. Hükümet cephesi terörle mücadelede kırmızı çizgileri hatırlatırken, güvenlik bürokrasisi “silahsızlanma”nın sahadaki koşullarla ölçülmesi gerektiğini vurguluyor. Muhalefet içinde de “siyasi çözüm” ile “müzakere etmeme” yaklaşımları arasındaki ayrışma sürüyor.
Son tablo: Dış riskler artarken içeride “yeni anayasa” tartışması
Rusya–Ukrayna savaşının şiddetlenmesi, NATO’nun doğu kanadı hazırlıkları ve Orta Doğu’daki belirsizlikler, Türkiye açısından güvenlik kartını yukarı taşıyor. Böyle bir dönemde “yeni anayasa” başlığı yeniden açıldı; ancak “neyin, nasıl değişeceği” konusunda somut bir yol haritası bulunmuyor. İktidar “sivil anayasa” vurgusu yaparken, muhalefet şeffaflik, kuvvetler ayrılığı ve temel hak güvencelerinde somut taahhüt talep ediyor.
Özetle; Suriye ve Doğu Akdeniz dosyaları, Ege–Kıbrıs hattındaki gerilimler ve Patrikhane’nin uluslararası temasları dış cephede baskıyı artırırken, içeride “kayyım, İmralı ve anayasa” eksenli sert bir tartışma yaşanıyor. Siyasetin önündeki temel soru, güvenlik kaygıları ile demokratik standartlar arasında dengeyi hangi ilkelerle kuracağı.
Asker Vurulunca Değil, Unutulunca Ölür!
www.sehitlerolmez.com
Kaynak: Müyesser Yıldız / 12 Punto













