İnceldiği yerden koptu

11 Büyükşehir, Millet İttifakına geçti, "yıkılamaz" denilen AKP kaleleri yıkıldı.

İnceldiği yerden koptu




Orhan UĞUROĞLU

Kemal Kılıçdaroğlu, demokrasiye sahip çıktıkça güçlendi. Güçlendikçe, "Hak, hukuk, adalet" diyerek AKP karşıtı muhalefet partileriyle "Millet İttifakı" kurup büyük bir güç haline getirdi.

Meral Akşener ile yani milliyetçi sağ siyasetin en büyük partisi İYİ Parti ile yıkılamaz bir güç oluşturdu.

Siyaset sahnesinde özgül ağırlığı çok fazla olan muhafazakâr Saadet Partisi ile mükemmel bir diyalog kurdu.

Siyasetin çınarı Demokrat Parti'nin gücünü de bu ittifakın içine aldı.

Ve AKP'nin tüm siyasi ayak oyunlarına, tüm kumpaslarına rağmen Kürt seçmeninin oylarını HDP ile Millet İttifakına kattı.

Millet İttifakı güçlenince, AKP'yi yerel yönetim seçimlerinde bozguna uğrattı.

"Erdoğan kaptırmaz, ne yapar eder Ankara ve İstanbul'u AKP'ye kaybettirmez" denilmesine rağmen Millet İttifakı'nın CHP'li adayları Mansur Yavaş ve Ekrem İmamoğlu fark atarak seçimi kazandılar.

11 Büyükşehir, Millet İttifakına geçti, "yıkılamaz" denilen AKP kaleleri yıkıldı.

Bu başarının mimarı ve koordinatörü CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu'dur.

10 yıldır Kemal Kılıçdaroğlu, AKP'nin ve Recep Tayyip Erdoğan'ın siyasi hasmıdır.

İftiralar, kumpaslar, yalanlar ile yandaş medya ve AKP'nin trolleri Kemal Beye saldırıyorlar.

CHP liderini;

·   Açtıkları tazminat davaları ile susturamadılar.

·   PKK'lı teröristlerin hedefi oldu, korkmadı.

·   Defalarca fiili saldırı yaptılar tınmadı.

·   Şehit cenazesinde kumpas kurdular linç etmeye çalıştılar, yumrukladılar yıkamadılar.

·   Saray kumpasları ile CHP'lileri birbirine düşürmeye çalıştılar ama tüm tuzakları bozdu.

Değerli okurlarım,

Kemal Kılıçdaroğlu, CHP kurultayında iki kez karşısına aday olarak çıkan ve ikisinde de yenilgiye uğrayan Muharrem İnce'yi CHP'nin cumhurbaşkanı adayı yaptı.

Kemal Bey isteseydi kendisi cumhurbaşkanı adayı olmaz mıydı?

Bal gibi olurdu.

Ancak, "Cumhurbaşkanlığı tarafsızlık gerektirir. Parti genel başkanı cumhurbaşkanı olursa taraf olur. Tarafsızlık yemini olan cumhurbaşkanlığı ile siyaset ayrılmalı" ilkesi nedeniyle aday olmadı.

Muharrem İnce de aday gösterilir gösterilmez CHP rozetini çıkardı, Türk Bayrağı rozetini taktı.

Bu siyasi kararlılığın önemi partili cumhurbaşkanı Erdoğan'ın cumhurbaşkanı uygulamaları ile çok net şekilde ortaya çıktı.

Değerli okurlarım,

Sözcü Gazetesinin Ankara Temsilcisi değerli kardeşim köşe yazarı Saygı Öztürk'ün söyleşisini dikkatle okudum.

Saygı, "aracı ile" sorulara yanıt aldığını yazdı ama ben Muharrem İnce ile konuştuğunu düşünüyorum.

Öztürk sordu: "Kılıçdaroğlu'na niçin kırgınsınız?"

İnce yanıtladı:

"Beni üzen bazı söylentilerin ve bazı uygulamaların kaynağının CHP Genel Merkezi olduğunu biliyorum.

Son kurultayda CHP'nin Yalova delegelerinin yanına oturtuldum, partimizin Cumhurbaşkanı adayıyım, beni tuvaletin önüne atmışlar. Böyle bir şey olabilir mi?"

Sayın İnce, "genel merkezdeki çetenin size kumpas kurduğunu" iddia edecek sonra da partinizden itibar bekleyeceksiniz öyle mi?

"Saraya giden CHP'li" haberi patlayınca ortada adı sanı yokken Muharrem İnce, "Genel merkezdeki bir çete bana kumpas kurdu" diye açıklama yaptı.

2 kez genel başkanlık, bir kez cumhurbaşkanlığı seçimi kaybeden Muharrem İnce'ye CHP genel merkezi neden kumpas kursun ki?

İnce'nin "çete-kumpas" iddiası genel merkez yönetiminde elbette büyük kızgınlık yarattı.

Değerli okurlarım,

Kemal Kılıçdaroğlu'nun da CHP genel merkezinin de Muharrem İnce'nin cumhurbaşkanı seçilmesi için canla başla çalıştığını tüm Türkiye gördü.

Cumhurbaşkanlığı seçimini otelden sessizce izleyen İnce'nin, FOX TV'de İsmail Küçükkaya'ya, "Adam kazandı" mesajı göndermesi tüm CHP'li seçmenlere ve teşkilatına büyük şok yaşatarak kızgınlığa neden oldu.

Söyleşiye dönelim.

Soru: CHP'den ayrılacak mısınız?

İnce: "Evet, ayrılacağım."

Soru: Parti kuracak mısınız?

İnce: "Evet, yeni yüzlerle parti kuracağım."

Değerli okurlarım,

AKP ve MHP oy kaybediyor.

CHP ve İYİ Parti belediyelerin başarılı icraatları ile oy kazanıyor

Türkiye, İslam Cumhuriyeti yapılmak isteniyor, Tek Adam rejimi demokrasiyi rafa kaldırıyor.

Cumhur İttifakı çöküyor, Millet İttifakı güçleniyor.

Muharrem İnce ise "Dostlarla, ittifaklarla değil, kendi partimizle birinci olmak, Türkiye'yi yönetmek istiyorum" diye parti kuruyor.

CHP'nin büyük desteği ile ancak yüzde 30,6 oy alan İnce, ittifak olmadan tek başına yüzde 50+1 alacağı hayalini kuruyor.

Anlaşılan İnce, inceldiği yerden koptu…

Kaynak Yeniçağ: İnceldiği yerden koptu - Orhan UĞUROĞLU