İsrail-İran Savaşı Ankara’nın Kürt Açılımını Nasıl Sarsıyor?
İsrail-İran Savaşı, AK Parti’nin Kürt açılımını belirsizliğe sürüklüyor. PJAK’ın tavrı, ABD’nin müdahalesi ve DEM Parti’nin muhalefete yakınlaşması süreçte yeni dengeler yaratıyor.
İsrail-İran Savaşı Ankara’nın Kürt Açılımını Nasıl Sarsıyor?
YEREL GÜNDEM / TÜRKİYE
Ortadoğu’daki Yeni Cephe ve AK Parti’nin Çelişkileri
Hükümetin “silahsız çözüm” hedefiyle yeniden başlattığı Kürt açılımı, İsrail-İran Savaşı’nın gölgesine girdi. Ankara’da yapılan son değerlendirmelere göre, PJAK’ın (Kürdistan Özgür Yaşam Partisi) “silah bırakmayız” açıklamaları ve İsrail saldırılarına verdiği destek, Kandil başta olmak üzere sınır ötesi yapı içinde yeni çatlak yaratabilir. AK Parti kurmayları, “Ortadoğu’daki dengeler kayarsa masadaki süreci kim toparlayacak?” sorusuna yanıt ararken, parti içinde belirsizlik ve tedirginlik büyüyor.
MHP ve İmralı’dan Gelen Mesajlar Süreci Canlı Tutuyor mu?
Devlet Bahçeli’nin “Öcalan Meclis’te konuşsun” çağrısı ile Abdullah Öcalan ve Selahattin Demirtaş’ın süreci sahiplenen açıklamaları, hükümete ‘devam’ baskısı yapıyor. Ancak İran’da faaliyet gösteren PJAK’ın savaş atmosferinde konumunu sertleştirmesi, AK Parti’nin “terör tamamen bitecek” argümanını zayıflatıyor. Parti yetkilileri, Suriye-Irak-İran hattında savaşın uzaması hâlinde Türkiye toprakları dışındaki PKK’lı grupların “farklı refleksler” geliştirmesinden endişeli.
ABD’nin Rolü: Hayal Kırıklığı mı, Yeni Denge mi?
AK Parti kulislerinde, Washington’un “Önceliğimiz Çin olmalı, Ortadoğu’ya fazla enerji harcanıyor” diyen kanadı ile Yahudi lobisinin etkili olduğu şahin kanadı arasındaki çekişmeye dikkat çekiliyor. İran’ın Fordo, Natanz ve İsfahan tesislerinin ABD destekli saldırılarla hedef alınması, “Amerikan koruması” bekleyen ılımlı AK Partilileri hayal kırıklığına uğrattı. Ankara, ABD’nin tavrının PKK yönetiminde savaş beklentisi besleyen kadrolara moral verebileceği görüşünde.
DEM Seçmeninde Çatlak: İstanbul Ziyaretinin Hesabı
Kürt siyasi hareketi DEM Parti’nin Ekrem İmamoğlu ve Silivri tutuklularına aylar sonra yaptığı ziyaret, tabanda artan rahatsızlığın yansıması olarak yorumlanıyor. Parti kaynakları, Cumhur İttifakı’na duyulan güvensizliğin yükseldiğini, TBMM’de hâlâ bir “Açılım Komisyonu” kurulmamış olmasının eleştirileri derinleştirdiğini kaydediyor. DEM yönetimi ise komisyonun yaz tatilinde bile çalışması gerektiğini, yasa tekliflerinin ekim ayına hazır hâle gelmesinin öncelikli hedef olduğunu savunuyor.
PKK İçinde “Savaş Umudu” ve Türkiye Kürtlerinin Yeni Penceresi
İçişleri verileri, Türkiye sınırları içinden dağa katılımların son yıllarda dramatik şekilde azaldığını gösteriyor. Bölge halkı turizm, yatırım ve istihdam beklentisiyle “barış atmosferi”ni destekliyor. Ancak İsrail-İran çatışmasının uzaması hâlinde, Suriye’deki YPG unsurları ile Kandil hattında “savaştan kâr uman” bir kesimin açılımı sabote edebileceği kaygısı dile getiriliyor.
Hükümette “Adım Atmak İçin Ne Var?” Sorgulaması
AK Parti içinde süreci iyimser görenler kadar, “PKK silah bırakmadıkça atılacak yeni adım kalmadı” diyenler de var. Komisyon, yerel ekonomik paketler veya tutuklu düzenlemeleri gibi başlıkların gündeme gelmesi için “terörist unsurların şartlı geri çekilmesi” şartı öne sürülüyor. Böylece iktidar, olası bir başarısızlığın faturasını silah bırakmayan kanada yüklemek istiyor.
Sonuç: Açılım Masası Belirsizlikle Sınırlı
İsrail-İran Savaşı’nın uzaması, ABD’nin tercihleri ve PKK içerisindeki fraksiyonların tutumu, Ankara’nın açılım ajandasını sallıyor. Bahçeli’nin baskısı, İmralı’dan gelen mesajlar ve DEM’in muhalefete yakınlaşması sürecin ivmesini korusa da, hükümet kanadı “komisyon kurulmadan yol haritası netleşmez” görüşünde. Türkiye kamuoyu ise belirsizlikler içinde, olası bir barış fırsatının heba edilip edilmeyeceğini yakından izliyor.
Kaynak: Nuray Babacan / Nefes













