İstanbul’da Yeni Umutlar: Ukrayna ve Rusya İkinci Tur Görüşmelere Hazırlanıyor
Ukrayna ve Rusya, İstanbul’da ikinci tur barış görüşmeleri için yeniden bir araya geliyor. Moskova’nın memorandumla sunacağı talepler ve Kiev’in şartları, sürecin geleceğini belirleyecek.
İstanbul’da Yeni Umutlar: Ukrayna ve Rusya İkinci Tur Görüşmelere Hazırlanıyor
ŞEHİTLER ÖLMEZ / TÜRKİYE
Moskova ‘Özel Önerilerini’ Washington’a Sundu, Kiev’e Pazartesi Açıklayacak
İstanbul’da 16 Mayıs’ta gerçekleştirilen Ukrayna-Rusya barış görüşmelerinin ardından, taraflar şimdi ikinci tur için yeniden Dolmabahçe’de buluşmaya hazırlanıyor. Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov’un açıklamaları, bu tura ilişkin beklentileri artırırken, Moskova’nın hazırladığı “barış memorandumu” görüşmelerin seyrini belirleyecek temel belge olarak dikkat çekiyor.
Lavrov, Moskova’nın barış önerilerini doğrudan ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio’ya ilettiğini ve bu çerçevede 2 Haziran Pazartesi günü İstanbul’da Ukrayna heyetine resmi memorandum sunulacağını açıkladı. Ancak Lavrov, bu belgenin içeriğini önceden paylaşmayı reddetti.
Rusya Taleplerinde Kararlı: Toprak İadesi, NATO Garantisi ve Yaptırım Kaldırımı
Rusya’nın memorandumunda, Ukrayna’nın doğu ve güneyindeki bazı bölgelerden vazgeçmesi, NATO üyelik hedefinden resmen çekilmesi ve NATO’nun doğuya genişlemeyeceğine dair yazılı taahhüt verilmesi gibi taleplerin yer aldığı bildiriliyor.
Moskova ayrıca dondurulan Rus varlıklarının serbest bırakılması, bazı yaptırımların kaldırılması ve “Rusça konuşan Ukraynalıların korunması” konularında da taleplerini sürdürüyor. Kremlin, bu talepleri “krizin temel nedenleri” olarak tanımlıyor ve bunların çözülmeden barışın mümkün olamayacağını savunuyor.
Ancak bu taleplerin çoğu, Ukrayna ve Batılı müttefikleri tarafından kabul edilemez olarak değerlendiriliyor. Özellikle NATO üyeliği konusu, Kiev için vazgeçilmez bir güvenlik hedefi olmayı sürdürüyor.
Kiev Hazır, Ancak Şeffaflık Talep Ediyor
Ukrayna heyetine başkanlık eden Savunma Bakanı Rustem Umerov, Rus tarafının teklifini hala almadıklarını belirterek, “Görüşmelere karşı değiliz ama önce ne konuşacağımızı bilmemiz gerek” dedi.
Kiev, kendi hazırladığı barış planını haftalar önce sunmuş durumda. Bu belgede, Rusya’nın tüm işgal altındaki bölgelerden çekilmesi ve Ukrayna’nın toprak bütünlüğünün uluslararası garantilerle korunması gibi şartlar yer alıyor.
Umerov, diplomatik zeminin ancak şeffaflıkla kurulabileceğini vurguladı. “Gizli oyunlara yer yok. Diplomasi esaslı olmalı ve sonuç üretmeli” diye konuştu.
Liderler Zirvesi Gündemde mi? Zelenskiy’den Açıklama
Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodimir Zelenskiy ise sürece yeni bir boyut kazandırabilecek açıklamalarda bulundu. Zelenskiy, ABD Başkanı Donald Trump ve Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile üçlü zirveye hazır olduklarını ifade etti.
“Trump, Putin ve ben üçlü bir formatta buluşabiliriz. Bu, barış sürecine ivme kazandırır. ABD ve Rus tarafı da bu teklife yabancı değil” dedi.
Bu öneriyle birlikte, Türkiye’nin yanı sıra İsviçre ve Vatikan gibi tarafsız ülkeler de olası zirve için potansiyel ev sahibi olarak değerlendiriliyor.
Putin Ateşkese Soğuk, Barışa Şartlı Yaklaşıyor
19 Mayıs’ta Putin ve Trump arasında gerçekleşen telefon görüşmesinde, Rus liderin ateşkese karşı çıktığı ancak ileride bir barış anlaşması için memorandum hazırlamaya hazır olduğu ortaya çıktı.
Putin’in açıklamaları, barış konusunda istekli bir tavır sergilediğini gösterse de, taleplerinin büyüklüğü ve Kiev’in bunları kabul etmeye yanaşmaması, görüşmelerin başarı ihtimalini azaltıyor.
Trump ise Rusya’ya iki hafta süre verdiğini belirterek, “Putin gerçekten barış istiyor mu, göreceğiz” ifadelerini kullandı.
İstanbul Görüşmeleri Belirleyici Olabilir
2 Haziran’daki görüşmelere, ilk turda olduğu gibi Umerov ve Putin’in danışmanı Vladimir Medinsky başkanlık edecek. Her iki taraf da diplomasiye bağlı kalacaklarını vurgulasa da, talepler arasındaki uçurum nedeniyle zorlu bir süreç yaşanacağı şimdiden belli.
Uluslararası kamuoyu, İstanbul’daki ikinci turun barış sürecinde dönüm noktası olabileceğini değerlendiriyor. Bu görüşmelerden somut bir adım çıkması, sadece Ukrayna ve Rusya için değil, bölgesel güvenlik dengeleri açısından da büyük önem taşıyor.













