Karsu'dan 19 Mayıs’ta Samsun'a özel konser

TÜRKLER ÇOK EĞLENCELİLER

Karsu'dan 19 Mayıs’ta Samsun'a özel konser

Karsu'dan 19 Mayıs’ta Samsun'a özel konser

Kahramanmaraş merkezli depremlerinde birçok yakınını kaybeden sanatçı Karsu, acısına rağmen Hollanda’da Türkiye için düzenlediği yardım gecesinde 180 milyon eurddan fazla yardım toplamıştı. Karsu bu kez de 19 Mayıs Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı kapsamında Samsun’da konser verecek.

Karsu depremde hayatını kaybeden yakınlarından ve müziğin hissettirdiklerine dair açıklamalarda bulundu. Sanatçı, deprem felaketinin ardından acısına rağmen düzenlediği etkinlikle Hollanda’da 180 milyon eurodan fazla yardım toplamıştı.

Yardım etkinliğinde söylediği “Neredesin Sen” şarkısı ile gündem olmuştu. Karsu bu kez de cumhuriyetin 100. yıl kutlamaları çerçevesinde 19 Mayıs’ta Samsun’da bir konser verecek.

Karsu’nun Gazete Oksijen’den Pınar Çelikel’e verdiği röportaj şöyle:

TÜRKLER ÇOK EĞLENCELİLER

Samsun’da binlerce kişinin önünde sahneye çıkıyorsunuz. Bunun sizin için önemi nedir?

Benim için orada olmak çok önemli ve inanılmaz gurur verici. Nedenini herkes biliyor, 100 yıl önce Atatürk oradaydı. Bunu da Avrupa’dan gelen grubuma anlattım. Benim grubumda baterist Hollandalı, Fransızlar var, Türkler var, Kuzey Amerika’dan var. Tüm grubuma bugünün önemini anlattım. Dolayısıyla hem ülke hem de kendimiz adına heyecanlı ve mutluyuz.

Yurt dışında Türk olmak milliyetçi olmak mı demek?

Ben Türk olduğum için çok mutluyum. Türkler inanılmaz eğlenceli ve şakacı, yemeklerimiz çok güzel, doğamız muazzam. 50’den fazla ülkeye seyahat amaçlı, iş ve projeler için gittim. Dışarıdan bakabildiğim için Türkiye’nin en güzel yanının insanlar ve kültür olduğunu görebiliyorum. Bu nedenle çok seviyorum. Küçükken okulda iki kültür ile büyüyen çocuklara yönelik negatif bir algı vardı. Benim annem ve babam çok iyi entegre olduğu için her kültürden en iyisini almaya çalıştım. Bu nedenle dünyayı ve kültürleri her zaman pozitif görüyor ve değerlendiriyorum.

Biz Türkiye’de ilkokulda malum Kurtuluş Savaşı hikayeleriyle büyüyoruz. Siz nasıl öğrendiniz tarihi?

Tabii ki Hollanda’da okulda Hollanda tarihi öğrendik. Fakat tarih dersinde kendi konumuzu açma ve tez yazma imkanımız vardı. Bir okul arkadaşım vardı Atilla, o Osmanlı’ya hayrandı. Onun fikriyle Atatürk hakkında tez yazdık. Tezimiz çok başarılı bulundu ve harika bir puan aldık. Tek başıma seyahat etmeye başladığım dönemlerde Çanakkale’ye gittim. Sadece Türk kültürü ve tarihi değil, Hollanda’nın tarihini de araştırdım. Bir gün tarih hocamla tartışmıştım. Bu derslerde neden geçmişi öğreniyoruz, ben geleceği öğrenmek istiyorum dedim. Bunun üzerine hocam geçmişte ne olduğu çok önemli; çünkü geçmiş ve gelecek birbirine bağlı. Bunun üzerine çok düşündüm. Haklıydı. Hep sorgulardım… Ama şimdi bu yaşıma gelince İkinci Dünya Savaşı’nın kesinlikle olmaması gerektiğini idrak edebiliyorum. Türkiye’de Atatürk’e bakınca örneğin; O olmasa ben Türkiye’de bu mesleği yapamazdım. Karsu olamazdım. Bunlar hep birbirine bağlı ve çok önemli konular.

Siz de Hataylı, üstelik de yemekle çok içli dışlı bir ailenin kızısınız? Bir yemek programınız var. Mutfakta olmak size neler kazandırdı?

Yoğun iş temposunda mutfak beni rahatlatan bir yer. Yemek programımın 3. sezon ismini değiştirdik. Önceden Karsu’nun Türk Mutfağı’ydı şimdi Karsu’nun Türkiye’si oldu. Biz İstanbul, Alaçatı, Çeşme, Gaziantep, Antakya ve Karsu köyünü Eylül 2022’de gezdik. Deprem öncesi inanılmaz güzel görüntülerimiz var, şimdi çok acı görüntüler oldu. Program yaz sonu yayınlanacak ve devam edecek. Yemek kitabım inanılmaz güzel gidiyor ve lansmanını haziranda yapacağız. Ön satışta alınan kitapların gelirleri depremzedelere gidecek.

SAMSUN’A ÖZEL HAZIRLIK

Konserleriniz müzikli bir performans gibi. Samsun’daki konserde izleyicileri neler bekliyor olacak?

Samsun için çok güzel bir akış ve repertuar planı yapıyoruz. Her konsere gittiğimde bakarım hava nasıl, konser alanı nasıl, nasıl bir seyirci gelecek diye… Samsun’a çok özel bir kıyafet giyeceğim, buna çok önem veriyorum. Bu Samsun konseri öylesine önemli ki benim için, elbisemi tasarımcı desteğiyle organize ettik. Üzerinde barış ve özgürlüğü temsil eden gümüş beyaz güvercinler var.

Sadece mutluyken şarkı söylenmez. Bu zor günlerinizde müzik size neler kattı?

Benim için artık bu depremden sonra müzik, ağrı kesici gibi. Dinlemek, söylemek ve hissetmek. Müzik bir sanattır. Müzikte mutluluk da var üzüntü de, tüm duygular var. Deprem bölgesi için söylediğim “Neredesin sen?”, omuzumdan bana sarılan bir koldu sanki. Bana sarılan bir şarkıydı bu. Bu şarkıyı söylemem için izin veren Neşet Ertaş’ın değerli ailesine de çok teşekkür ederim.

Depremdeki kayıplarınızdan dolayı yeniden başınız sağ olsun. Bir yandan da büyük bir dayanışmaya vesile oldunuz. Yardımlar nasıl gidiyor?

Ailemiz enkazın altında kaldığı andan itibaren annem, babam ve ben yardıma başlamıştık Amsterdam’dan. Isıya duyarlı, canlı varlıkları gösteren bir drone aldık. Bu drone’la binaların üzerinden, hayatta kalan var mı diye kontroller yaptık. Bu sayede 17 kişiyi kurtarabildik. Amsterdam’dan bu drone’u alıp yardım çalışmalarına böyle başladık. Maalesef depremde bir kuzenimin beli kırıldı, şimdi ona yardım ediyoruz ve bir yeğenimin… Bunları konuşmak çok acı, çok zor.

Biz yardımlarımıza devam ediyoruz. Büyük projelerimiz de var. Çocuklar için okul açmak istiyorum. Haziranda da deprem bölgesine gitmeyi planlıyorum. Babamla beraber bakacağız, nerelere yardım yapabileceğimizi. Projelerimizi doğru yapmak istiyoruz. Küçük yardımlarımız haricinde büyük işlerimiz için dikkatle çalışacağız. Yarım milyon euro kadar bir yardımı ailecek topladık. Tabii sevenlerimizin bağışlarıyla bu rakam 180 milyon euro’ya ulaştı. Bütün Hollandalı meslektaşlar yardım etti. Bilirsiniz Hollanda’da mültecilerle çalıştım, deprem zamanı baktım ki onlar bölgeye yardıma gitmiş. Bana bir şeye ihtiyacım olup olmadığını soruyorlar.

Depremden önce nişanlanmıştınız, düğün ne zaman?

Depremden birkaç gün önce düğün planlarına başlamıştık. Rahmetli halam ile kına gecesi hayal ederdim. Ama maalesef ailemizden 17 kişi kaybettik. Bu acının üzerine düğün yapamayız. Ailemle de bu şekilde karar verdik. Belki gelecek sene, henüz net değil… Damat çok cana yakın, bazen benden daha da Türk! Çok mutluyuz. Biz birbirimize söz verdik, birbirimizi çok seviyoruz.

“BİR KENARDA OTURUP AĞLAYAMAM BEN”

Motivasyonunuz dibe vurduğunda bir şekilde ayağa kalkmayı başarmış birisiniz. Bunun için neler önerirsiniz?

Öz güvenim olmasaydı bugün bulunduğum yere gelemezdim. Son 2 senede zor günler geçirdim. Hele ki depremden sonra, çok kaybım oldu. Bir köşede oturup ağlayarak duramam, öyle biri değilim. Ne bana ne başkasına faydası olurdu. Kalkmam lazım, kendim için. Hayat güzel, bu acılardan sonra bile. Güneş, doğa, arkadaşlar, aile, sağlık, özgürlük…

KARAR