Kayıp Alayın Sırrı Ortaya Çıktı: 38. Alay’ın Hikâyesi Gün Yüzüne Çıktı

Emekli Jandarma Kurmay Albay Agah Dolay, dedesinin şehit olduğu 38. Alay’ı yıllar süren araştırmalarla ortaya çıkardı. Kaybolmuş birliğin izini sürerek, Çanakkale’nin unutulan kahramanlarını kitaplaştırdı.

Kayıp Alayın Sırrı Ortaya Çıktı: 38. Alay’ın Hikâyesi Gün Yüzüne Çıktı

Kayıp Alayın Sırrı Ortaya Çıktı: 38. Alay’ın Hikâyesi Gün Yüzüne Çıktı

ŞEHİTLER ÖLMEZ / TÜRKİYE

Emekli Albayın Dedesiyle Başlayan Tarih Yolculuğu

Çanakkale Savaşı’nın bilinmeyen kahramanlarından biri olan 38. Alay, yıllar sonra gün yüzüne çıkarıldı. Bu büyük başarıya imza atan isim ise emekli Jandarma Kurmay Albay Agah Dolay oldu. 2012 yılında emekli olduktan sonra tarih araştırmalarına yönelen Dolay, Çankırı tarihine olan ilgisiyle dedesinin şehit olduğu birliğe dair çarpıcı bilgilere ulaştı.

Araştırmaları sırasında kendi ailesine ait bir tütün ikramiyesi belgesine ulaşan Dolay, bu iz üzerinden 38. Alay’ın izini sürmeye başladı. Osmanlı arşivlerinden Milli Savunma Bakanlığı’na kadar birçok kaynağa ulaşan Dolay, büyük dedesi Hıdırlıklıoğlu Mehmet oğlu İbrahim’in Çanakkale cephesinde 38. Alay 3. Tabur 11. Bölük’te görev yaparken kangren nedeniyle şehit düştüğünü ortaya çıkardı.

38. Alay: Çankırı’dan Çanakkale’ye Uzanan Kahramanlık

Dolay’ın yaptığı araştırmalar, 38. Alay’ın 1886 yılında kurulduğunu ve Osmanlı’nın birçok farklı cephesinde görev yaptığını gözler önüne serdi. Samsun’da lağvedilen bu birliğin, Çanakkale cephesinde ağır kayıplar verdiği ve askerlerinin üçte ikisinin şehit olduğu belirlendi.

Agah Dolay, arşiv belgelerinin yanı sıra askeri müzelerde de araştırmalar yaparak, 38. Alay’a ait Osmanlı ve Cumhuriyet dönemine ait sancakları tespit etti. Bu sancakların halen askeri müzede korunduğu ve üzerinde Çanakkale Muzafferiyet Kuşağı’nın bulunduğu bilgisine ulaştı.

Bir Fotoğraf, Bir Kamp: Kayıp Bir Tarihin Kanıtı

Çankırı’da savaş döneminde İngiliz ve Anzak esirlerinin tutulduğu bir esir kampının varlığı da Dolay’ın dikkatini çeken bir başka konuydu. Tamamen unutulmuş bu kampın varlığını belgeleyen tek fotoğrafı ise tesadüfen bir müzayedede buldu. Bugün hâlâ başka hiçbir örneği bulunamayan bu fotoğraf, Dolay’ın arşivinde saklı.

Akademik Tezden Kitaba Uzanan Süreç

Agah Dolay, yıllar süren bu detaylı araştırmaları sonunda tarih alanında doktora yaparak çalışmasını “20. Yüzyılın İlk Yarısında Çankırı” adıyla kitaplaştırdı. Bu eser, sadece bir şehidin torununun aile hikâyesi değil, aynı zamanda bir milletin kayıp kahramanlarının da sesi oldu.

Dolay’ın kitabı, tarih meraklılarına ve araştırmacılara önemli bir kaynak sunarken, 38. Alay gibi pek çok unutulmuş askeri birliğin de yeniden hatırlanmasına vesile oldu.

Herkesin Kendi Kahramanını Bulma Şansı Var

Agah Dolay, şehit yakınlarına da önemli bir hatırlatmada bulundu: “Milli Savunma Bakanlığı’nın internet sitesinde bulunan ‘Şehidimi Arıyorum’ bölümü, dedesini ya da başka bir akrabasını arayanlar için büyük bir kaynak. Ancak eski kayıtlar lakaplarla tutulduğundan, lakabın bilinmesi şart.”

Kendi dedesinin kaydını “Hıdırlıklıoğlu” lakabından yola çıkarak bulduğunu belirten Dolay, herkesin ailesine ait kahramanlık izlerini sürebileceğini söyledi.

Kaybolanlar, Aslında Aranmayı Bekleyenler

“Bulanlar, arayanlardır” diyerek araştırmaya teşvik eden Dolay, hâlâ üzerinde çalıştığı çok sayıda belge ve bilgi olduğunu belirtti. Onun çabası, yalnızca geçmişi aydınlatmakla kalmıyor; aynı zamanda tarih bilincinin ve milli hafızanın korunmasına da katkı sağlıyor.

Agah Dolay’ın ortaya çıkardığı 38. Alay hikâyesi, Çanakkale kahramanlarının unutulmadığını ve unutturulmayacağını bir kez daha gösteriyor.

www.sehitlerolmez.com