Mısır Apartmanı’ndan ebediyete: Mehmet Âkif’in 11 yıllık gurbeti

İstiklâl Şairi Mehmet Âkif Ersoy’un Mısır’a gidişinin 100. yılında, gönüllü sürgün yılları, Kur’an Meali çalışması ve İstanbul’daki sessiz vedası inceleniyor.

Mısır Apartmanı’ndan ebediyete: Mehmet Âkif’in 11 yıllık gurbeti

ŞEHİTLER ÖLMEZ / KAHİRE, MISIR — 25 ARALIK 2025

İstiklâl Şairi Mehmet Âkif Ersoy’un 1925 yılında başlayan ve 11 yıl süren Mısır gurbeti, bir şairin yalnızlığından öte bir millet vicdanının devrin siyasi iklimiyle yaşadığı sessiz kırılmayı temsil ediyor.

Millî Mücadele’nin manevi mimarlarından biri olmasına rağmen zafer sonrası Türkiye’de "istenmeyen adam" ilan edilen Âkif, vatanında polis takibine maruz kalınca onurunu korumak adına hicreti tercih etti. 1925 sonlarında yerleştiği Hilvan’dan 1936’da Mısır Apartmanı’ndaki son nefesine kadar uzanan bu süreç, hüzünlü bir vakar hikâyesi olarak tarihe geçti.

Hilvan’da bir münzevi: Kur’an Meali çalışması

Âkif, Mısır yıllarında Abbas Halim Paşa’nın sağladığı imkânlarla Hilvan’da mütevazı bir yaşam sürdü ve vaktinin büyük bir kısmını TBMM tarafından kendisine tevdi edilen Kur’an Meali çalışmasına ayırdı. 1925-1932 yılları arasında aralıksız çalışan şair, çalışmasını tamamlasa da dönemin "Türkçe ibadet" projelerine alet edileceği endişesiyle meali Diyanet’e teslim etmedi. 1936’da Türkiye’ye dönerken meali Yozgatlı İhsan Efendi’ye emanet ederek, vefatı halinde yakılmasını vasiyet etti.

Beyrut ve Antakya seyahatleri: Sirozla mücadele

1935 baharında sağlığı bozulan şaire siroz ve sıtma teşhisi konulması üzerine, serin bir iklimde tedavi olması amacıyla Lübnan ve Antakya seyahatleri planlandı. 1935 Ağustos ayında Antakya’ya ulaşan Âkif, burada Türk kültürüne duyduğu özlemi giderdi ve kendisini ağırlayan Ali İlmi Bey’in isteği üzerine Antakya’ya dair bir şiir kaleme aldı. Ancak bölgedeki Fransız işgal yönetimi tarafından takibata uğrayınca Eylül ortasında Mısır’a dönmek zorunda kaldı.

İstanbul’a dönüş ve Mısır Apartmanı’nda veda

Hastalığının ilerlemesi üzerine 1936 yılında İstanbul’a dönen Âkif, hayatının son günlerini Beyoğlu’ndaki Mısır Apartmanı’nda geçirdi. Devlet erkânı tarafından sessizlikle karşılansa da üniversite gençliğinin büyük ilgisini gördü. 27 Aralık 1936’da vefat eden şairin cenazesi, resmî tören düzenlenmemesine rağmen binlerce gencin omuzlarında taşınarak Edirnekapı’ya defnedildi ve milletin gönlünde iade-i itibarına kavuştu.

www.sehitlerolmez.com