MİT’ten çarpıcı uyarı: Çözüm süreci çıkmaza giriyor

MİT’in son analiz raporuna göre çözüm süreci çıkmaza giriyor. Örgüt içinde parçalanma ve yeni siyasi yapılanma hazırlıkları dikkat çekerken, Selahattin Demirtaş’ın öne çıkması ve SDG'nin silahsızlandırılma talebi süreci daha da karmaşık hale getiriyor.

MİT’ten çarpıcı uyarı: Çözüm süreci çıkmaza giriyor

İddia! MİT’ten çarpıcı uyarı: Çözüm süreci çıkmaza giriyor

ŞEHİTLER ÖLMEZ / TÜRKİYE

MİT raporunu revize etti, risk büyüyor

Türkiye’nin uzun süredir perde arkasında yürüttüğü çözüm süreciyle ilgili kritik bir gelişme yaşandı. Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT), süreci değerlendirdiği ve daha önce Haziran sonunda netleşmesi beklenen barış girişimiyle ilgili analiz raporunu güncelledi. Güncellenen raporda, sürecin ciddi bir tıkanma yaşadığı ve “çıkmaza girdiği” net bir şekilde ifade edildi.

Yeni rapor, hem Ankara’da hem de bölgede siyasi dengeleri sarsabilecek detaylar içeriyor. PKK üst yönetiminin örgütü “feshettiğini” öne sürdüğü, ancak yeni bir yapı ve mücadele tarzı üzerinde çalıştıkları vurgulandı. Örgüt kadrolarının ise bu fesih sürecine tam olarak ikna olmadığı ve kontrolsüz bir bölünme yaşandığı tespiti yer aldı.

Öcalan’ın etkisi azalıyor, Demirtaş öne çıkıyor

Güvenlik kaynakları, çözüm sürecinin merkezine oturtulan Abdullah Öcalan’ın artık Kürt halkı nezdinde etkisini kaybettiğini belirtiyor. Bölgede yapılan değerlendirmelere göre, halkın siyasi beklentilerinin temsilinde Selahattin Demirtaş çok daha güçlü bir figür olarak görülüyor. Özellikle genç kuşak Kürt seçmen, kapalı kapılar ardında yürüyen pazarlıklara mesafeli.

Nevzat Bingöl’ün de belirttiği gibi, “Öcalan çağrı yaptığında insanların ağladığı bir Diyarbakır meydanından, artık Demirtaş’ın siyasi ağırlığının konuşulduğu bir yapıya geçildi.” Bu tablo, çözüm sürecinde daha geniş tabanlı, şeffaf ve demokratik bir katılım beklentisini gözler önüne seriyor.

SDG krizi sürecin kaderini belirliyor

Çözüm sürecinin önündeki en büyük engel ise Suriye Demokratik Güçleri (SDG). Ankara, SDG'nin silahsızlanmasını ve Suriye Milli Ordusu’na entegre edilmesini şart koşuyor. Ancak SDG kanadı ve Kandil, bu talebi kesin bir dille reddediyor.

SDG’yi destekleyen ABD ve Avrupa ülkeleri de sürece temkinli yaklaşıyor. MİT’in raporunda, bazı PKK yöneticilerinin İsrail ve Batılı devletlerle doğrudan görüştüğü ve bu temasların süreci olumsuz etkilediği belirtiliyor. İsrail’in Kürtlerle kurduğu stratejik yakınlık, özellikle Rojava üzerinden yürüyen süreçte Türkiye’yi zorlayan bir faktör olarak öne çıkıyor.

MİT raporu: “Yeni bir yapının sinyalleri veriliyor”

Raporda yer alan bir diğer dikkat çekici unsur, PKK’nın resmi söylemde feshedildiğini ilan etmesi. Ancak bu fesih bir teslimiyet olarak değil, taktiksel bir dönüşüm olarak görülüyor. “Yeni bir yapı, yeni bir mücadele tarzı ve yeni bir siyasal çizgi oluşturulması gerektiği” fikrinin örgüt kadrolarında benimsendiği belirtiliyor.

Raporda şu ifadeler yer alıyor: “Örgüt yöneticileri, PKK’yi feshettik ve süreci Öcalan’a havale ettik. Gelişmeler bizi bağlamaz” görüşünü dillendiriyor. Bu açıklamalar, örgütün resmi anlamda sorumluluktan kaçma stratejisi izlediği ve sahada kontrolün zayıfladığına işaret ediyor.

İç politikada barış değil, hesap var

Tüm bu gelişmelerin gölgesinde, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın çözüm sürecine yönelik hamlelerinin iç politik hesaplarla bağlantılı olduğu da sıkça dile getiriliyor. Kürt seçmenin yeniden kazanılması, CHP’nin bölünmesi ve muhalefetin zayıflatılması gibi hedeflerin, sürecin samimi ve kalıcı çözüm amacı taşımadığı yönünde eleştirilere neden olduğu gözlemleniyor.

Özellikle son dönemde çıkan “büyük af” iddialarına PKK’lı mahkumların dahil edilmemesi de, sürecin iktidarın kontrolünde ve kısıtlı kapsamda yürütüldüğünün bir göstergesi olarak değerlendiriliyor.

Büyük çatışma riski: Tehlike sınırda değil, içeride

Sürecin başarısızlığa uğraması, sadece sınır ötesinde değil, Türkiye’nin içinde de yeni kırılma noktaları yaratabilir. Uzmanlara göre SDG’nin silah bırakmaya zorlanması, Kürt halkı tarafından Öcalan’a rağmen kabul edilmeyecek bir adım olarak görülüyor. Bu da, olası bir çatışmanın bölgesel değil, ülke geneline yayılabileceği anlamına geliyor.

Ankara’nın beklentisi ile bölgedeki gerçeklik arasındaki fark her geçen gün büyürken, uluslararası aktörlerin tavrı da sürecin kaderini belirleyecek. ABD’nin SDG’ye verdiği destek, İsrail’in stratejik hamleleri ve Avrupa’daki Kürt diasporasının etkisi, Türkiye'nin beklediği sonuçları almasını giderek zorlaştırıyor.

www.sehitlerolmez.com

Kaynak: Serdar Akinan / Youtube