Mustafa Karaalioğlu Yaptırım bizi tabii ki ırgalamaz
Haksız ve yanlış bir adım olacak ama bu bizim kendi kendimize karşı sorumluluğumuzu değiştirmiyor.
En son haberleri, güncellemeleri ve özel teklifleri doğrudan e-posta kutunuza almak için abone listemize katılın.

Yaptırım ya da yaptırıma benzer bir şey, zaten krizde olan ekonomimizi daha kötü yapmayacaktır. Haber yayılınca, piyasalar kıpırdamadı bile. Ama meselenin bundan önemli bir yönü var. Türkiye’nin en haklı olduğu Akdeniz konusunda sürecin gidip yaptırıma dayanması; yani haklıyken zararlı noktaya gelmek can sıkıcıdır. Diplomatik yollarda başarısız olmak, yaptırıma muhatap hale gelmek yol açacağı sonuçlardan daha ciddi bir prestij problemidir. Kaybımıza bu açıdan bakmak gerekir. Sadece AB değil, Avrupa Konseyi ile de problem yaşıyoruz ve denetim sürecindeyiz malum. “Geleceğimizi birlikte kurmak istediğimiz Avrupa”yla sivil iktidarlar döneminde bu kadar problemli ilişkimiz hiç olmamıştı.
Cumhurbaşkanı böyle düşünüyorsa doğrudur, ırgalamaz. Eğer içe kapalı bir sistem, küçük, verimsiz bir ekonomi ve mesela sadece Çin aşısıyla yetiniyorsak niye ırgalasın? Böyle de yaşarız ki yaşıyoruz zaten.
Böylelikle, geleceğimizi Avrupa ile kurmak meselesi de şimdilik bir kenarda duracak görünüyor. Zira, anlaşılan o ki Cumhurbaşkanı, AB’den çok ABD’deki gelişmelerin yolunu gözlüyor. Şu sözler de yeni başkan Biden hakkında: “Biden’a yabancı bir isim değilim. Obama döneminde gayet iyi tanışan birisiyim. Evime kadar gelmiş olan birisidir. Rahatsızlığımda beni evimde ziyaret etmiştir.”
Türkiye’ye ağır ve onarılması zor zararlar veren Trump dönemi geride kaldı, şimdi önümüze bakıyoruz. Yine anlaşılan o ki estirilip duran reform rüzgarlarının karara bağlanması için de en azından Biden’ın koltuğa oturması beklenecek. AB’nin yapacağı en kötü şeyin bile bizi ırgalamaması bundan olsa gerek…
Diplomasi ve iyi ilişkiler demek büyük küçük farketmeden her ülke için refah ve güvenlik artışı demektir. Türkiye için de böyledir, tersi de zarardır. Geride kalan yıllarda yaşanan ekonomik gerileme ve dünya ligindeki düşüş bunun yaşayan örneğidir. Yeter ki bu ilişkileri kurabilme mahareti olabilsin. Diplomasiye niyet etmek, aynı zamanda usanmadan, bıkmadan, yorulmadan bu çabada ısrar etmek ve bilhassa da sahici olmak demektir. En nihayet bütün dünya birbirini iyi tanıdığı için bundan sonraki her adımda sahici olmak bir numaralı kuraldır. Reform, hukuk, demokrasi, ifade özgürlüğü her neyse geri dönüşsüz olmak zorunda.
Sözler ve kararlar da öyle… Örnek verecek olursak, AB ile gelecek planları yapıp sonra ne halleri varsa görsünler demek yeni döneme hazıklık için iyi bir yöntem sayılmaz. Türkiye’nin pazarlık gücünü de artırmaz. Türkiye’nin kayıplarını durdurmak ve zararını telafi etmek için kaynağı ve bilhassa zamanı kısıtlıdır. Her ne yapacaksak bunu unutmadan yapalım.
MUSTAFA KARAALİOĞLU / KARAR
Editor2 Şubat 11, 2024 0
Editor Kasım 16, 2019 0
Editor Ekim 16, 2024 0
Editor Mart 27, 2021 0
Editor2 Eylül 2, 2025 0
Editor2 Temmuz 19, 2026 0
Editor2 Temmuz 18, 2026 0
Editor2 Temmuz 18, 2026 0
Editor2 Temmuz 17, 2026 0
Toplam Oy: 16
Ücretsiz Ev Verilmeli
Toplam Oy: 13
Kürt Sorunu
Toplam Oy: 16
Evet
Toplam Oy: 14
Evet
Toplam Oy: 12
Her bayram
Toplam Oy: 19
Evet, birinci derece



