Özkök: Ukrayna’nın Düğün Dronları Rus Uçaklarını Yaktıysa, Biz S-400’leri Boşa mı Aldık?

Gazeteci Ertuğrul Özkök, Ukrayna’nın düğün dronlarıyla Rusya’nın hava üslerine saldırmasını değerlendirerek, Türkiye’nin aldığı S-400’lerin etkinliğini sorguladı. Modern savaşın yaratıcı stratejilerine dikkat çekti.

Özkök: Ukrayna’nın Düğün Dronları Rus Uçaklarını Yaktıysa, Biz S-400’leri Boşa mı Aldık?

Özkök: Ukrayna’nın Düğün Dronları Rus Uçaklarını Yaktıysa, Biz S-400’leri Boşa mı Aldık?

ŞEHİTLER ÖLMEZ / TÜRKİYE

Düğün dronlarıyla savaşın kuralları değişiyor

Gazeteci Ertuğrul Özkök, Ukrayna’nın düğünlerde kullanılan tipteki küçük dronlarla Rusya'nın nükleer kapasiteli savaş uçaklarını imha etmesini analiz ettiği yazısında, savaşın doğasının tamamen değiştiğini vurguladı. Özkök’e göre, bir zamanların süper gücü Rusya’nın bu şekilde çaresiz kalması, Türkiye’nin satın aldığı S-400 hava savunma sistemleri başta olmak üzere büyük askeri yatırımları yeniden sorgulatıyor.

S-400’ler depoda, dronlar cepte

Türkiye’nin milyarlarca dolar ödeyerek aldığı Rus yapımı S-400 hava savunma sistemlerinin hâlâ aktif kullanımda olmaması dikkat çekerken, Özkök bu savunma sistemlerinin etkinliğini sorguluyor. Çünkü Rusya, kendi geliştirdiği bu sistemlerle kendi hava sahasını koruyamıyor. Sibirya’daki üslerde park halindeki uçakların, Ukrayna tarafından düğün dronları ile hedef alınması ve cayır cayır yanması, geleneksel hava savunmalarının yetersizliğini ortaya koyuyor.

Düğün dronu kadar küçük, yıkım gücü kadar büyük

Ukrayna'nın kullandığı dronların boyutları sıradan düğün çekimlerinde kullanılan modellerle neredeyse aynı. Üstelik maliyetleri de oldukça düşük. Bir adet düğün dronunun parçaları 100 ila 500 dolar arasında değişiyor. Özkök’ün ifadesiyle, bu "avuç içi kadar makineler" yüz milyonlarca dolarlık savaş uçaklarını etkisiz hale getiriyor. Ukrayna'nın bir gecede 117 farklı dronla, Rusya'nın beş ayrı zaman dilimindeki üslerini aynı anda vurması, modern savaşın düşük maliyetli ama yüksek etkili yeni boyutunu gözler önüne seriyor.

Yaratıcı savaş: Süper güçlerin kabusu

Özkök, bu yeni nesil çatışma biçimini “yaratıcı savaş” olarak tanımlıyor. Sürpriz saldırılar, küçük ama etkili araçlar ve dijital kumanda sistemleriyle donatılmış bu yeni taktikler, süper güçlerin geleneksel askeri anlayışlarını tehdit ediyor. Ukrayna ve İsrail gibi ülkeler, büyük savaş bütçeleri olmadan bile yaratıcı yöntemlerle sonuç alabiliyor. Bu da küçük devletleri büyük askeri güçlere dönüştürebiliyor.

Türkiye için yeni tehdit algısı

Bu gelişmeler ışığında Özkök, Türkiye’nin “bir gece ansızın gelebiliriz” yaklaşımından, “bir gece ansızın gelebilirler” gerçekliğine geçmesi gerektiğini savunuyor. Savaş artık sadece saldırmakla değil, savunmayı doğru planlamakla da ilgili. Ukrayna’nın yaratıcılığına karşı Rusya’nın çaresizliği, Türkiye gibi ülkeler için ciddi bir uyarı niteliğinde. Sadece saldırı gücü değil, düşük maliyetli saldırılara karşı savunma kabiliyeti de hayati önem taşıyor.

Savaşlar değişti, devletler de değişmeli

Özkök’ün yazısında dikkat çektiği diğer bir husus da savaş anlayışının demokratik sorumlulukla birlikte yürütülmesi gerektiği. “Yurtta sulh, cihanda sulh” ilkesini hatırlatan Özkök, güçlü bir dış politika için önce iç barışın sağlanması gerektiğini ifade ediyor. Vatandaşına karşı değil, tehdide karşı güçlü olmanın gerçek devlet refleksi olduğunu vurguluyor.

Bahçeli’ye çağrı: Cesur adım bekliyorum

Özkök yazısını siyasi bir değerlendirmeyle sonlandırıyor. AKP’den umut kesildiğini dile getiren Özkök, bir zamanlar Kürt açılımında beklenmedik çıkış yapan MHP lideri Devlet Bahçeli’den Türk halkıyla barış konusunda cesur bir adım beklediğini belirtiyor. Savaşta teknolojinin değişimi kadar toplumsal barışın da güvenlik kadar önemli olduğunu ifade ediyor.


www.sehitlerolmez.com