Pot Recep’in 28 Şubat öyküsü: İki rekat namaza 45 gün hapis

Taşova’nın unutulmaz siması merhum "Pot Recep" emminin, 28 Şubat’ın baskıcı ikliminde kıldığı iki rekat namaz nedeniyle hapse atılma hikayesi toplumsal hafızayı tazeliyor.

Pot Recep’in 28 Şubat öyküsü: İki rekat namaza 45 gün hapis

ŞEHİTLER ÖLMEZ / AMASYA, TÜRKİYE

Türkiye'nin demokrasi tarihine "post-modern darbe" olarak kazınan 28 Şubat sürecinin yıl dönümünde, Amasya’nın Taşova ilçesinde yaşamış merhum "Pot Recep" emminin trajikomik hapis hikayesi, o dönemin inanç üzerindeki baskılarını en çıplak haliyle gözler önüne seriyor.

29 Nisan 2022 tarihinde vefat eden, namıdiğer "Pot Recep" emminin bizzat anlattığı bu olay, sıradan bir vatandaşın manevi yönelişinin nasıl bir devlet krizine dönüştürüldüğünün kanıtı niteliğinde. Yazar Abdullah Seçkin ve gazeteci Naci Konyar’ın kayıt altına aldığı bu yaşanmışlık, alkol ve kumarla geçen bir ömrün ardından namaza başlayan Recep emminin, sadece iki rekat namaz kıldığı için 45 gün boyunca özgürlüğünden mahrum bırakılmasını konu alıyor.

Kozluca köyünde "İbadet" baskını

Recep emmi, hayatındaki büyük değişimden tam 45 gün sonra, bir Cuma sabahı namaz çıkışında kendisini "Kozluca köyüne" davet eden bir grup hoca ile tanışır. O güne kadar karakollara sadece sarhoş olduğu ya da kumar oynadığı için yolu düşen Recep emmi, bu kez farklı bir amaçla yola çıkar. Kozluca köyü camisinde 18 kişilik bir grup ile sessizce iki rekat namaz kılarlar. Ancak namazın bitiminde gruptan birinin "5 dakika sonra yakalanıyoruz" uyarısı, o günün baskıcı atmosferinin bir habercisidir. Çok geçmeden jandarma birlikleri cami çevresini kuşatır ve süngü çekerek grubu gözaltına alır.

Karakoldan Adliyeye: "Sarhoşken polise sığınırdım"

Gözaltına alınanlar arasında en yaşlı ve mütevazı kıyafetli olan Recep emmi, karakolda gördüğü muameleyi kendi üslubuyla şöyle anlatmaktadır: "Geçmişte çok sarhoş olurdum, polis jandarma beni şefkatle eve götürürdü. Şimdi iki rekat namaz kıldım diye lastik topu gibi hoplattılar beni." Savcılıkta verdiği ifadede samimiyetini koruyan Recep emmi, hakimin "Orada ne arıyordun?" sorusuna, grubun "taziye için geldik" savunmasına şaşırarak; "Ben içtim, kumar oynadım, şimdi namaz kıldım diye buradayım, nereye götüreceğinizi bilemiyorum" yanıtını verir. Sonuç; meşhur "62. madde"den yargılanma ve Amasya Cezaevi yolu olur.

Amasya Cezaevi ve Koğuş Ağasıyla imtihan

Elleri kelepçeli şekilde Amasya’ya sevk edilen 18 kişilik grup, cezaevi kapısında karşılaştıkları (haşa) "Buranın Allah’ı yok" yazısıyla sarsılır. Cezaevine giren grup, gardiyanlar tarafından "Mamak askerleri gibi" tıraş edilir. Recep emmi, koğuşta kendilerine "Suçunuz ne?" diye soran koğuş ağasına "Camiden geldik" deyince, aldığı cevap dönemin özeti gibidir: "Hadi git Allahsız! 40 senedir buradayım, camiden gelen adam görmedim." Adam öldürenlerin, kız kaçıranların olduğu bir koğuşta, namaz kıldığı için hapse giren bir adamın varlığı, o günün suç algısını dahi altüst etmiştir.

Beraat ve 45 günlük "Manevi Kamp"

Hapishanede kaldığı 45 gün boyunca ezan okuyan ve diğer mahkumların namaza yönelmesine vesile olan Recep emmi, süreci bir "ceza" değil, bir "beslenme kampı" olarak görür. Dışarıdaki tarikat ehli ve sevenlerinin yardımlarıyla cezaevinde bolluk yaşayan Recep emmi, son mahkemede beraat kararı verildiğinde ilginç bir duyguya kapılır: "Karar beraat çıkınca, oradaki rahatlığı görüp '45 gün daha yatsak burada ne olurdu' diye içimden geçirdim." Tahliye olup Taşova’ya döndüğünde "Derviş Recep" olarak karşılanan Recep emminin hikayesi, 28 Şubat’ın karanlık koridorlarında sıradan bir insanın imanıyla nasıl devleştiğini kanıtlayan en dokunaklı belgelerden biri olarak tarihe geçmiştir.

www.sehitlerolmez.com

Kaynak: Tasova.Gen.tr