Şebnem Bursalı'nın başarı öyküsü!

Şebnem Bursalı'nın yalanını ortaya çıkaran eski bir köşe yazısı!

Şebnem Bursalı'nın başarı öyküsü!




Şebnem Bursalı'nın başarı öyküsü!

Yıllardır uzaktan takip ettiğim Şebnem Bursalı, Sabah grubuna  12 yıllık vefasının karşılığını nihayet gördü. Yeni Asır Ankara temsilcisi iken, Yeni Asır yayın gurubu başkanlığına terfi etti. 

Yeni Asır, Çalık grubuna geçtikten sonra yapılacak operasyonun dedikoduları yapılmaya başlanmıştı. Ahmet Çalık tüm dedikoducuları şaşırttı.

Ahmet Çalık, Başbakan Erdoğan gibi, özgüveni tam bir yönetici. Kimse bir eksik eteği (!) alıp İzmir'in en önemli medya grubunun başına getireceğini tahmin etmiyordu.  Hatta Şebnem Bursalı’nın Ankara’dan alınarak yerine kartlaşmış bir hatunun! getirileceği konuşuluyordu.

Beklenen olmadı. Tahmin edilenler hiç olmadı. Dedikodu yönlendirmeleri tam fiyasko…Bir gün zaman bulursam o süreci ve İzmir semalarında çınlayan dedikoduları  yazarım,  kusura bakmasınlar ağzımda bakla ıslanmaz!

Şebnem Bursalı denilince hayalimde sarışın bir kız canlanıyor. Elini yanağına koymuş İzmir’e geleceği günleri düşünüyor sanki. O karizmatik poz Şebnem Bursalı için marka olmuştu. 

Kime sorsanız Şebnem Bursalı’yı o marka duruşu ile hatırlıyordur. 12 yıllık Yeni Asır temsilcisi olmasına rağmen haber ajanslarında ve internet okyanusunda ikinci fotoğrafına rastlamadım.

Şebnem Bursalı İzmir’e geldiğinde eski imajını bir kenara atarak,  marka olabilecek bir poz daha vermiş. Demek ki bir 12 yıl da bu resmin büyülü bakışını hafızalarımıza kazıyacağız.

Sarışın tatlı genç kız profilinden, mağrur ve büyümüş bir kadın yönetici bakışıyla yürekleri hoplatacağa benziyor. Bu bakışı eski günlere hey gidi günler hey… Kim derdi ben buraya geleceğim diyen bir ince düşüncenin de varlığını hissettiriyor.

Kısa bir girişten sonra Şebnem Bursalı profilini mercek altına almaya başlayacağım. Şimdi siz dersiniz Şebnem Bursalı profili de nerden çıktı diye meraklı meraklı sorarsınız. Siz sormadan ben söyleyeyim!

Bilindiği gibi Türkiye’nin en önemli iki gündemi var. Biri yerel seçimler, diğeri de Ergenekon  soruşturmaları.   Ergenekon soruşturmalarını milletçe Savcı Öz'e havale ettik! Bana da politika kaldı.

Türkiye'de en tartışmalı seçimin geçeceği İzmir’de yaşamanın avantajını kullanarak, İzmir semasında çınlayan isimler üzerinde yoğunlaştım. 

Sıra dışı  çıkışlarıyla, dikkatimi çeken Canan Arıtman’ı bir haftalık incelemeden sonra sizlere anlatmıştım. Umarım Canan Arıtman’ı mutsuz etmemişimdir. Nuriye Akman için söylediklerini benim için de söylerse, üzülürüm!

Bu seferde İzmir'de sıra dışı bir isim olan Şebnem Bursalı’yı yazmaya karar verdim.  Şebnem Bursalı’da dikkatimi çekiyordu!

İzmir siyasetinde önde gidenlerden daha fazla ilgi duyuluyor!   Tüm yılışık tipler peşinde!

Muhtemel  İzmir Milletvekili veya Kadın ve Aile'den Sorumlu Devlet Bakanı’nı!

Böyle bir izlenim veren  Şebnem Bursalı'yı yazmamak ayıp olurdu.

Nasıl olsa, Işılay Saygın kendi kendini emekli etti, yerini dolduracak bayan vekil de yok!

Şebnem Bursalı meclis koridorlarına yabancı değil.

Yeni Asır Ankara temsilcisi iken yayın grubu başkanı olmuşsa, muhabir olarak gittiği meclise vekil sıfatıyla da gidebilir.

Üstelik Başbakan bayan aday aratIyormuş. (T.Aksoy)

Şebnem  Bursalı, Yeni Asır grubunda başarılı olursa, ilk genel seçimde Başbakan Erdoğan, Ahmet Çalık gibi Şebnem Bursalı’nın elinden tutup, işte İzmir adayımız diyebilir!

Tüm bu gelişmeleri önceden gördüğüm için Şebnem Bursalı’yı yazmaya karar verdim. Şebnem Bursalı, bu yazıyı taciz saymazsa ! 

Şebnem Bursalı’da taciz takıntısı olduğunu düşünüyorum. Eski haber ve yazılarında bu konuya çok yer vermiş. Hatta Yeni Asır  Yayın Grubu Başkanı olduktan sonraki açıklamaları da taciz üstüne!

Şebnem Bursalı’nın diğer önemli takıntısı da erkek üstünlüğü üzerine. Yeni Asır grubunda feminel yayınlar daha fazla olacakmış. Şebnem Bursalı şu anki medyayı “ erkek ve kaba”  olarak değerlendiriyor.

Bir erkek ve aslan burcu olarak üstüme alındım. Biz erkekler kaba mıyız şimdi?  Teessüf ediyorum. Hadi biz erkekler  “kadın gibi kıvırma “ deriz de kadınlar hiç alınmazlar, kaba denilince incindim!

Bari İzmir erkeklerini istisna tutsaydın, az yumuşak falan deseydin. İşte o zaman da kıyamet kopardı. Biz erkekler ne çok katı, ne de çok yumuşağı sevmeyiz. Sen sen ol tam ortasını söyle!

Nasıl diye bana sorarsan ben de tıkandım!

Şebnem Bursalı medya da erkek tekelini kıracağını söylemiş. [S.Kaya Güler] Bu sözünü tuttuğunu görüyorum Yeni Asır Gazetesi’nin internet sitesinde üstten itibaren kadınlar sıralanmış.  

Erkekler sona atılmış! 

Şebnem Bursalı ayağının tozuyla ilk röportajı da kadınlara vermiş. Her ikisi de eski Yeni Asır yazarı.

12 yıllık gazeteci Şebnem Bursalı’nın medya camiasında  kadim dostları olmalıydı.

Şebnem  Bursalı, demek ki  Ankara da meclis dışında  insanlarla iletişim kurmaya fırsat bulamamış.  Belki de kıskançlık krizlerinden dolayı eski dostlar düşman  olmuş olabilir. 

Şebnem Bursalı  kendi ifadesine göre bir ege kadını. Denizi çok seviyor.  O nedenle denizi gören bir ev tutarak İzmir körfezini doya doya seyredecek - miş. 

Bir önceki yazımda İzmir'in Şebnem Bursalı’ya iyi geleceğini yazmıştım.  Bugün ziyaretime gelen gazeteci dostum bu yazım nedeniyle beni kınadı! Koskoca Yeni Asır yayın grubu başkanına “yeni iş, yeni aşk ” yazmışsın derken gözleri irileşiyor - du.

Ne var bunda, bak kadın bir yuva bile kuramadım diye hayıflanıyordur, İzmir de evlense kötü mü olur? Dedim. 

Şebnem Bursalı’nın açıklamaları arasında dikkatimi çeken ikinci önemli konu yayın ilkeleri hakkındaydı. 

Yeni Asır kaba olmayacak, hakaret etmeyecek, en önemlisi de mahalle kabadayısı gibi, traji komik manşetlerden kurtulacak!

Facebook’ta iki tane Şebnem Bursalı profili var. Birisi bizim Şebnem Bursalı, diğeri afet bir hatun.

Şebnem Bursalı’nın Facebook’ta iki arkadaşı ve iki de hayranı.  Üzülmesin, bundan sonra daha da fazla olur!

Şebnem Bursalı’nın  Yeni Asır  yayın grubundaki sloganı “ Her kuruma kadın eli değmeli ” imiş. Yıllar önce Tansu hanımın eli başbakanlığa değdi, yıllardır toparlanamıyoruz! 

İnşallah hepsi böyle  yıkıcı olmaz.

Şebnem Bursalı, medya da yaşanan olumsuz olayları ve etkilerini, erkek egemen toplumun suçu olduğunu düşünüyor . Hâlbuki sorun erkek egemen toplumdan değil,  yalan haber peşinde koşan gazetecilerden kaynaklanıyor. 

Şebnem Bursalı bu konuyu yeniden gözden geçirmeli!

Suç erkeklerde değil!

Şebnem Bursalı,  Akşam Gazetesi’nden sonra ikinci bayan yöneticiymiş.  Aslında tüm medyayı kadınlar yönetecek miş de erkekler engel olmuş!

Bir erkek olarak Şebnem Bursalı’ya güveniyorum, Yeni Asır’da birçok yeniliğe imza atabilir. Şimdi ısınma turlarında olduğu için fazla etkisini göremedim.

Yeni Asır’ın haberleri eskisi gibi çok az konuyu ön plana çıkarıyor. Hatta birçok konu bayatlamış olarak okuyucunun karşısına çıkıyor.

Bu köşe yazarları ile nereye kadar gidebilir ki?


Yeni Asır, çok özel haber ve birikimleri, özel haber dosyalarını ön plana çıkarabilir.  Kadın siyasetçilerle ilgili yazı dizileri ilgi çekebilir.

Biz erkeklere çok laf etmiş olsa da bir  iki  tüyo verdim!

Hatasını anlayıp özür dilerse, ne ala! 

"Erkekler zararlı böcek" der gibi açıklamalar yapmaya devam ederse, evde kalır!

Bu arada Ahmet Çalık 100 bin tiraj istiyorum demiş.

İşte bu konu beni çok düşündürdü.  Yeni Asır ilanlarını bir gün yayınlamasa, tirajı 5 bini geçmez. İlan fiyatlarını düşürürse bir on bin daha fazla satar. Ama bu yazar kadrosu ve bayat haberlerle, internet medyasının çılgınlığı  devam ederken, 100 bin tiraj gerçekçi değil.

Bir de İzmir de rakip gazete sayısı arttı. Eskiden tutunamayıp bir iki sene içinde eriyerek toprak oluyorlardı ama şimdi yürüyorlar.

Şebnem Bursalı yönetimindeki Yeni Asır yayın grubunun çok çalışması gerekiyor.

Yeni Asır 2008 yılında ortalama 45-48 bin arasında satmış. Şebnem Bursalı geldikten sonra da önemli bir değişiklik olmamış. Hala 45-48 bin arasında satıyor.

Bir de İzmir'in bir havası var. Kimse hakkında açık yazamazsın, yazarsan anında ezer geçerler. Yeni Gün’de bıçkın bir oğlan vardı, ara ara benden de söylemeden apardı ama, genelde iyi yazardı.

Şimdi göremiyorum.

Demek ki birilerinin ayağına basmış, işinden olmuş!

Eğer doğru ise Şebnem Bursalı'ya ilk fırça İzmir Milletvekili,  VOP’un kurucu fikir babası Tuğrul Yemişçi’den gelmiş. Salondaki tüm davetlilerin donuk bakışları altında Yeni Asır’ın kendisine sansür uyguladığını, dikkate almadığını söylemiş.

Fırçadan sonra Tuğrul Yemişçi haberlerine büyük yer verilmiş. Doğru ise üzücü. 

İşte İzmir’de gazeteci olmak çok zor!

Eğer kazasız belasız devam edeyim diyorsan, suya sabuna dokunmadan, kendi buyurduğun gibi  feminel haberler yaz, geç!

Bir nasihatim da muhafazakâr patronlarla çalıştığını unutma. Eski Yeni Asır’da yazdığın birkaç yazı gözüme takıldı. Söz uçar yazı kalır. Kırk yıl sonra bile olsa gelir seni bulur.

Hüseyin Üzmez olayındaki tesbitlerine katılmıyorum. 

Sorunun kaynağını ve çözüm yollarını öğrenmek istiyorsan bir muhabirini görevlendir, Işılay Saygın’la  kadınlar hakkında dobra bir yazı dizisi / röportaj hazırlat. Göreceksin  gazete tiraj patlaması yapacak ve yazı dizisi / röportaj gerçekten dobra olursa çok tartışılacak.

Bir uyarı, Işılay Saygın’ın boş zamanını adım adım takip etmezsen o röportaj altı ayda bitmez!

Bence bu yazı dizisine Türkiye'nin ihtiyacı var. Ben de kalıplaşmış sorunların eğitimle, parayla çözüleceğini sanıyordum.

Işılay Saygın’dan ara ara dinlediğim anekdotlar karşısında, kafamdaki tüm çözüm yolları kapandı.

Bu gerçeği toplumun fark etmesini sağlayabilirsin…

Avrupa’da sübyancılar Partisi olduğunu ilk senden duydum, şaşırdım mı desem daha iyi olur, şaşırmadım mı desem bilemiyorum.

Birkaç çocuk hekimi ile çocukların cinsel tacizi konularını konuşsan çok daha fazla bilgiye ulaşabilirsin. Bir çocuk hekimi arkadaşımdan dinlediklerim beni şoke etti. Belki senin için de yararlı olabilir.

Bazı gerçekler var, söylenmiyor, bazı gerçekler de var yazılamıyor.

Peki nasıl çözülecek bu sorunlar?

İnanın cevabını vermek çok zor. Bu konu bilimsel çalışmalarla değerlendirilmeli. Medya manşetlerinde çözülmesi mümkün değil.

Cübbeli Ahmet Hoca’dan satılık  cennet haberi,  Çalık grubuna uymuyor olabilir! Hoca takımına oldum olası güvenmem ama, adı sanı belli olmayan bir işçinin delilsiz sözü ile de karalamam.

Şebnem Bursalı aslen Aydınlı imiş. İletişim fakültesini bitirdikten sonra kısa süre TRT'de çalışmış. Daha sonra Sabah , Yeni Asır yayın grubu içinde çeşitli görevlerde bulunmuş.

Şimdi Yeni Asır yayın grubunun başında.

Başarılı olmasını diliyorum. Aksi halde komik manşetleri atan adamı, gazetenin başına geri getirirlerse, hepimiz çıldırırız.

Şebnem Bursalı'dan Fıkra gibi... 

Size "bayramlık şeker gibi" yaşanmış bir hikâye anlatalım da; Şeker Bayramı' nın ismine denk düşsün. Eski ANAP'lı Eyüp Aşık, bakanlığa atandığı dönemde, malum hemşehrilerinin yoğun tebrik ve ilgisiyle karşılaşır. 

Trabzonlu hemşehrileri, bir gün yine bakanlığa gelirler ve kendisiyle görüşmek isterler. Ancak, bakanlığına bağlı birimlerle ilgili brifinglerle hayli yoğun programı olan Bakan Aşık, 8 kişilik heyeti kapıda görür ve  "Siz telefonlarınızı bırakın, ben işim bitince sizinle temas kurarım" der.

 Saat gece yarısını bulur ve Bakan Bey makamına döner. 

Makam odasında bir ilginçlik vardır, tam 8 tane cep telefonu masasının üstündedir. Özel Kalemine, bunların nereden geldiğini sorar. Aldığı yanıt tam fıkralıktır: 

Efendim, siz "Telefonlarınızı bırakın" dediniz ya, sizin sadece telefon numaralarını bırakmalarını kastettiğinizi bir türlü anlatamadım konuklarımıza.

 Telefonlarını bırakmakta ısrar ettiler ve telefonlar sabahtan beri burada, masanızın üstünde.

KUTU

Bu köşe yazısı Şebnem Bursalı İzmir'e geldiğinde  YerelGundem.com ve Liderler.Net  haber sitelerinde yayınlandı.  

Arşivi tararken gözüme takıldı, yeniden yayınlamak istedim.

Benim kendisine "Hoş Geldin" yazısı yazdığım Şebnem Bursalı, benim hakkında  bir gazeteciye, bayan bir köşe yazarına yakışmayacak hakaretler, iftiralar ve kötü sözler içeren  bir köşe yazısı yazdı. Kişisel Twitter hesabından da çok ağır hakaretlerde ve iftiralarda bulundu.

Kötü söz sahibine aittir!

Bu köşe yazısını burada terkrar yayınladım. 

Tüm Türkiye, gazeteci ve yazarlar,  siyasi partiler ve Başkan Erdoğan da görsün ve bilsin ki, Şebnem Bursalı doğru söylemiyor!

Tarih: 2009-01-28 01:01:44

*

Bu köşe yazısı  28 Ocak  2009 tarihinde  YerelGundem.com ve Liderler.Net haber sitesinde yayınlanmıştır.

YUSUF İNAN / ŞEHİTLER ÖLMEZ

www.sehitlerolmez.com

Twitter@Yusufinan2023

İnstagramyusufinan2023

E-Mail: gundem@sehitlerolmez.com