Şehit Annesinin Feryadı: Şehidin Helvası Sizin Ocakta Kavrulmadığı Sürece Size Hep Tatlı Gelecek
Bir şehit annesinin söylediği “Şehidin helvası sizin ocakta kavrulmadığı sürece size hep tatlı gelecek” sözü, Türkiye’de şehit ailelerinin yaşadığı tarifsiz acının sembolü oldu.
Şehit Annesinin Feryadı: “Şehidin Helvası Sizin Ocakta Kavrulmadığı Sürece Size Hep Tatlı Gelecek”
YEREL GÜNDEM / ANKARA
Bir annenin sözü yürekleri dağladı
Türkiye, yıllardır art arda gelen şehit haberleriyle yüreği yanmış bir ülke. Ancak, bir şehit annesinin söylediği tek cümle, acının derinliğini anlatmaya kelimelerin yetmediğini gösterdi: “Şehidin helvası sizin ocakta kavrulmadığı sürece size hep tatlı gelecek.” Bu söz, şehit ailelerinin hissettiği tarifsiz acıyı bir tokat gibi hatırlatıyor.
Cenazelerde yaşanan tarifsiz dram
Fırat Kalkanı Harekatı’nda şehit düşen Uzman Çavuş Gökhan Kılıç’ın babasının cenazede taşıdığı öfke ve acı dolu bakışları, Diyarbakır Sur’da şehit olan bomba imha uzmanı Haydar Çetin’in 6 yaşındaki oğlu Eymen’in gözyaşları, Şırnak’ta şehit düşen özel harekat polisi Osman Belkaya’nın annesinin isyan dolu haykırışı... Tüm bu hikayeler, şehit ailelerinin yaşadığı tarifsiz travmayı bir kez daha gözler önüne seriyor.
İdlib saldırısı bir gecede 33 ocağı yaktı
Geçtiğimiz yıllarda İdlib’de düzenlenen hava saldırısında 33 Türk askerinin şehit olması, Türkiye tarihine kara bir gece olarak geçti. Bu olay, onlarca ailenin hayatını geri dönülmez biçimde değiştirdi. Bir gecede 33 ayrı evin yandığı, anaların, babaların, eşlerin, çocukların karanlığa gömüldüğü o geceyi unutmak mümkün değil.
“Acı, ancak başa gelince anlaşılır”
Sosyal medyada ve kamuoyunda yankı bulan o cümle, aslında derin bir toplumsal eleştiridir: “Şehidin helvası sizin ocakta kavrulmadığı sürece size hep tatlı gelecek.” Bu söz, başkalarının acısını dışarıdan izleyenlerin empati kurmakta ne kadar yetersiz kaldığını gösteriyor. Bir şehidin helvası pişirilirken, kokusu komşulara tatlı gelse de, ocakta yanan ateşin yürekleri nasıl kavurduğunu sadece o evin insanı bilir.
Ortak sorumluluk ve farkındalık çağrısı
Uzmanlara göre, bu sözler aynı zamanda bir farkındalık çağrısıdır. Şehit cenazelerinde verilen siyasi mesajlardan, medyada kullanılan sansasyonel dil yerine, ailelerin gerçek acılarına odaklanılması gerektiğini hatırlatıyor. Çünkü her şehidin arkasında, geri dönmeyecek bir evlat, bir baba, bir eş, bir kardeş vardır.
“Şehit aileleri asla yalnız bırakılmamalı”
Sivil toplum kuruluşları ve yetkililer, şehit ailelerine yönelik psikolojik destek programlarının güçlendirilmesi ve yalnızca maddi değil, manevi anlamda da yanlarında olunması gerektiğini sık sık dile getiriyor. Şehit ailelerinin gözünde, vatan savunması için verilen bu en büyük fedakarlığın unutulmaması, onların hatıralarına saygı duyulması toplumsal huzurun temeli olarak görülüyor.













