Şehit yakınları ve gaziler için atama düzenlemesi
Milli Savunma Bakanlığı’nın yeni atama yönetmeliğiyle şehit yakınları ve gazilere görev yeri seçme ve muafiyet hakları tanındı.
Yusuf İnan | Şehitler Ölmez
ANKARA, TÜRKİYE — Milli Savunma Bakanlığı tarafından yayımlanan Subay ve Astsubay Atama Yönetmeliği ile şehit yakınları ve harp malulü gazilere görev yeri seçimi ve atama süreçlerinde yeni haklar tanındı.
Yeni düzenleme, uzun süredir dile getirilen hak kayıpları ve görev yeri kısıtlamalarına yönelik taleplerin karşılanmasını hedeflerken, ilgili personelin çalışma koşullarında önemli değişiklikler içeriyor.
Yönetmelik hangi hakları getiriyor
Yönetmelikte yer alan hükümlere göre, eşi, çocuğu, annesi, babası veya kardeşi şehit olan personel, talep etmesi halinde iki defaya mahsus olmak üzere uygun kadro bulunan istediği garnizona atanabilecek.
Ayrıca bu kapsamda bulunan personelin, kendi talebi olmadan belirlenmiş sıralı hizmet garnizonlarına atanmayacağı ifade edildi.
Gaziler için de geçerli olacak
Düzenlemenin yalnızca şehit yakınlarını değil, harp ve vazife malulü sayılan personeli de kapsadığı belirtildi.
Bu kapsamda yer alan personelin, uygun kadro bulunması halinde garnizon hizmet süresi kısıtlamasına tabi tutulmayacağı kaydedildi.
Açıklamalarda memnuniyet vurgusu
Türkiye Harp Malulü Gaziler, Şehit Dul ve Yetimleri Derneği Antalya Şubesi İkinci Başkanı Ziya Kurt, düzenlemeye ilişkin yaptığı açıklamada yönetmeliğin taleplerini karşılayan nitelikte olduğunu ifade etti.
Kurt, açıklamasında, yeni düzenleme ile şehit yakınları ve gazilerin iki kez görev yeri seçme hakkına sahip olacağını ve bazı görev yükümlülüklerinden muaf tutulacağını belirtti.
Önceki uygulamalar ve talepler
Daha önce benzer hakların Jandarma Genel Komutanlığı bünyesinde bulunduğunu hatırlatan Kurt, bu hakların tüm Milli Savunma Bakanlığı personeline uygulanmasının talep edildiğini aktardı.
Kurt, düzenlemenin Anayasa’nın eşitlik ilkesine uygun bir adım olduğunu belirterek sürece katkı sunanlara teşekkür etti.
Süreçte basının rolü
Ziya Kurt, açıklamasında kamuoyunun bilgilendirilmesinde basın kuruluşlarının katkısına da değinerek, bu sürecin toplumsal duyarlılıkla ilerlediğini ifade etti.













