Selçuk Özdağ'dan Kritik Uyarı: Deprem Suçluları 'Örtülü Af'tan Yararlanmamalı
11. Yargı Paketi’ni eleştiren Selçuk Özdağ, cezaevlerini boşaltmak uğruna depremde binlerce cana mal olan sorumluların tahliye edilmemesi gerektiğini vurguladı.
ŞEHİTLER ÖLMEZ / ANKARA — 03 ARALIK 2025
Yeni Yol Grubu Başkanvekili ve Muğla Milletvekili Doç. Dr. Selçuk Özdağ, TBMM’de düzenlediği basın toplantısında "11. Yargı Paketi"ni sert sözlerle eleştirerek, düzenlemenin kamu vicdanını yaralayacak sonuçlar doğurmaması konusunda uyarılarda bulundu.
Özdağ, özellikle 6 Şubat depremlerinde binlerce vatandaşımızın şehit olmasına neden olan ihmaller zincirinin sorumlularının, "cezaevi doluluğunu azaltma" gerekçesiyle yapılacak düzenlemelerden faydalanmasının kabul edilemez olduğunu vurguladı.
"Deprem Suçluları Kapsam Dışı Bırakılmalı"
Kamuoyunda "Kovid-19 izni" olarak bilinen ve kapsamı genişletilerek bir "örtülü af" niteliği taşıdığı iddia edilen düzenlemeye dikkat çeken Özdağ, devletin adalet duygusunu zedelememesi gerektiğini belirtti.
6 Şubat depremlerinde yakınlarını kaybeden ailelerin feryadına kulak verilmesini isteyen Özdağ, şu kritik çağrıyı yaptı: "Sırf cezaevleri rahatlasın diye, bu süreçte sorumluluğu bulunanların affa benzer düzenlemelerden yararlanması asla kabul edilemez. Deprem davalarında yargılananlar bu düzenlemeden mutlak suretle muaf tutulmalıdır."
"Adalet Devletin Temelidir"
Adalet Bakanlığı verilerine göre yargıda 12 milyonun üzerinde birikmiş dosya bulunduğunu hatırlatan Özdağ, vatandaşın hukuk karşısında eşit hissetmediği bir tablonun devletin bekası için risk oluşturduğunu ifade etti.
Paketi "yargı reformu" yerine "günü kurtarma çabası" olarak nitelendiren Özdağ, "Bir ülkede adalet çökerse, ne ekonomi ayakta kalır, ne toplumsal barış, ne de devletin itibarı... Adaletin olmadığı yerde güven, güvenin olmadığı yerde gelecek olmaz" diyerek yapısal reform çağrısında bulundu.
Dijital Özgürlükler ve Yapısal Sorunlar
Özdağ ayrıca pakette Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu’na (BTK) verilen yetkilerin ifade özgürlüğü açısından risk taşıdığını belirtti. Gerçek bir adalet için HSK yapısının değişmesi ve tutukluluğun bir "peşin ceza" yöntemi olmaktan çıkarılması gerektiğini savunan Özdağ, düzenlemenin mağdurların sesini duyuracak şekilde revize edilmesini talep etti.













