Selçuk Özdağ’dan sonra, Türkiye Cumhurbaşkanı Erdoğan'a suikast ve saldırı endişesi!

Bir gazeteci, Cumhurbaşkanlığı Külliyesinin tüm bürokratik ve güvenlik teamüllerini kolayca aşabildi.

Selçuk Özdağ’dan sonra, Türkiye Cumhurbaşkanı Erdoğan'a suikast ve saldırı endişesi!




Selçuk Özdağ’dan sonra, Türkiye Cumhurbaşkanı Erdoğan'a suikast ve saldırı endişesi!

Ak Parti iktidarında;

15 Temmuz Hain Darbe Girişimi oluyor.

Türkiye Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın damadına ve ailesine kumpas kurulabiliyor.

Ak Parti Genel Başkan Yardımcısına silahlı saldırı düzenleniyor.

Ak Parti kurucuları terörist ilan ediliyor, cezaevlerine atılıyor.

Adliyelerde süründürülüyor.

Ukrayna’da Türk bayrağını dalgalandıran gazeteci Yusuf İnan’a 5 kişilik Hain Ahıska Çetesi silahlı saldırı düzenliyor.

Ukrayna’da FETÖ’nin Ukrayna imamı, FETÖ’nün Ahıska İmamı, PKK’nın üst düzey yöneticileri varken, Ukrayna’da Türk bayrağını dalgalandıran,  22 yıldır Şehit Aileleri ve Gazilerin haklarını savunan, Ak Parti kurucusu Yusuf İnan terörist  ilan ediliyor.

Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın;  "Ukrayna'dan iki tane üst düzey FETÖ imamı ülkemize getirildi",  açıklaması yapıyor.

Halbuki Türkiye’ye getirilen FETÖ İmamı değil, Ak Parti kurucusu.

FETÖ imamları Ukrayna'da kalırken, Türkiye’de 22 yıldır Şehit Aileleri ve Gazilerin haklarını savunan Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın yol arkadaşı getiriliyor.

Hiçbir suç ve suç unsuru olmadan 11 ay cezaevinde yatırılıyor.

Hukuka aykırı olarak, yurt dışı çıkış yasağı konularak, Yusuf İnan’ın Ukrayna’daki, evine ve ailesine dönmesi engelleniyor.

Beşikteki çocukları 922 gündür Ukrayna’da ıssız bağ evinde ölüme terk ediliyor.

Ukrayna’da FETÖ’nün kolay para kazanma alanı adak ve kurban pazarının önündeki engel kaldırılıyor.

Pensilvanya’ya giderek FETÖ liderini ziyaret edenler, FETÖ ile üst düzeyde  ilişki kuranlar kahraman ilan ediliyor.

En üzücü olanı da, gerçekler Türkiye Cumhuriyeti Devletinin Cumhurbaşkanından gizleniyor!

Türkiye gazetesi yazarı Fuat Uğur, "İmamoğlu’nun reklamcısı Külliye’ye nasıl sızdı, amacı neydi?" başlıklı yazısı incelendiğinde bizim yaşadıklarımızdan ziyade Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanının can güvenliğinin tehlikede olduğu açıkça görülüyor.

İzmir’den Pensilvanya’ya giderek FETÖ lideri Fethullah Gülen ile görüşen, boy boy fotoğraf çektiren bir şahıs, "Amerika’daki FETÖ’nün okullarından Horizon’un genel müdürlerinden biri FETÖ'cü Ferhat Kapki'nin kardeşi"ni bürokratik teamülleri ve Cumhurbaşkanlığı Güvenliğini aşarak Cumhurbaşkanlığı Külliyesine sokuyor. Cumhurbaşkanı ile fotoğraf çekilmesini sağlıyor.

Uğur, yazısında kullandığı bilgileri, "Medya Oscarları" ATV Ankara Temsilcisi ve ödül törenini düzenleyen Radyo Televizyon Gazetecileri Derneği Başkanı Şebnem Bursalı'dan aldığını açıkladı.

Buraya kadar olan herşey bir kenara, esas problem bir gazetecinin, bir dernek başkanının Cumhurbaşkanlığı Külliyesindeki güvenlik duvarını aşabilmesidir.

Cumhurbaşkanlığı Külliyesindeki güvenlik duvarı bu kadar kolay aşılabiliyorsa, Türkiye Cumhurbaşkanı Sayın Erdoğan’ın can güvenliği tehlikede demektir.

Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı yanıltılıyor.

Ukrayna’da FETÖ’nün Ukrayna imamı, FETÖ’nün Ahıska imamı dururken, Ak Parti kurucusuna FETÖ operasyonu düzenletiliyor.

Operasyon, Türkiye Cumhurbaşkanı  Recep Tayyip Erdoğan'a mal ediliyor.

Türkiye Cumhurbaşkanına Ukrayna’da dalgalanan Türk bayrağı ve kendi portreleri indirtiliyor!

Cumhurbaşkanlığı Külliyesinin tüm bürokratik ve güvenlik teamülleri aşılıyor!

En dehşet verici olan da, Türkiye Gazetesi Yazarı Fuat Uğur da yazmasa, böyle bir skandaldan kimsenin haberinin olmayacak olması!

Türkiye'nin ve Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın küresel anlamda tehdit altında olduğu bir dönemde, yukarıdaki resme daha dikkatli bakınız.

Bir gazeteci Cumhurbaşkanlığı Külliyesinin güvenlik protokollerini bu kadar kolay aşabiliyorsa, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın can güvenliği tehlikededir.

8. Cumhurbaşkanı Turgut Özal’ın ölümüne ailesi “suikast” demişti.

Türkiye bir Cumhurbaşkanını daha suikaste kurban vermek istemiyorsa, devleti ve devlet başkanını korumakla görevli olan birimler harekete geçmeli, güvenlik zafiyetlerini ortadan kaldırmalıdır.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın yanından oğlu Bilal Erdoğan'ın, kızı Sümeyye Erdoğan'ın, son olarak da damadı Berat Albayrak’ın uzaklaştırılması,  tesadüf olamaz.

Türm vatanseverleri bu oyunu bozmaya, devletin yanında yer almaya, devletin itibarını korumaya davet ediyorum!

Sayın Cumhurbaşkanı da bu süreci iyi okumalı, etrafındaki güvenlik zafiyetleriyle ilgili gerekeni yapmalıdır!

YUSUF İNAN / ŞEHİTLER ÖLMEZ

www.sehitlerolmez.com

Twitter@Yusufinan2023

İnstagramyusufinan2023

E-Mail: gundem@sehitlerolmez.com