Siyasette Hakan Fidan ve Hulusi Akar Denklemi!

Babacan: Biz iktidara gelirsek ilk işimiz düşünce suçlularını serbest bırakmak…

Siyasette Hakan Fidan ve Hulusi Akar Denklemi!


MİT Müsteşarı, yeni adıyla MİT Başkanı Hakan Fidan’ı Türk Bürokrasisine  sokan Ahmet Davutoğlu. Bürokraside güçlenmesini sağlayan da Cumhurbaşkanı ve Ak Parti Genel Başkanı Erdoğan.

Ahmet Davutoğlu’nun Hakan Fidan’ı siyasete sokma girişimi Erdoğan tarafından engellenmişti. 

Ahmet Davutoğlu’nun açıkladığı Mehmet Dişli’nin emekli edilmesiyle ilgili açıklamalarında Hakan Fidan’ı şahit göstermesi, öncesinde Ahmet Davutoğlu’nun siyaseten güçlenmesi Ak Parti içinde Hakan Fidan tedirginliği  yaratmıştı.

Türkiye’nin en önemli bürokratı nerede, hangi tarafta yer alacaktı? Herkes bu sorunun cevabını merak ediyordu?

Bir tarafta hocası   Gelecek Parti Genel Başkanı ve eski Başbakan Ahmet Davutoğlu, bir tarafta da uzun zamandır kader birliği yaptığı Ak Parti ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan vardı.

Bazı köşe yazarlarının Hakan Fidan’ın Ahmet Davutoğlu ile işbirliği içinde  olup olmadığını sorgulaması, bu konudaki  kuşkuları daha da artırdı.

Hiç şüphesiz Hakan Fidan’ın olması gereken yer, devletin tarafı.

Siyaset, Türk Milleti’nin gözbebeği bir kurumu kendi içine çekemez. Çekerse kaybeden Türkiye olur.

Hakan Fidan MİT Başkanlığı’ndan ayrılırsa veya  istifa ederse, o zaman siyasette en güçlü aktörlerden biri olur.  

Siyasete karar verirse, Gelecek Partisi 'ni mi, Ak Parti’yi mi tercih eder, şuan için bıçak sırtı.

Bilindiği gibi Başkan Erdoğan dünyanın en güçlü  ‘Siyaset Mühendisi’, şu an için daha iyisi yok.

Başkan Erdoğan’ın yanında Hulusi Akar gibi güçlü bir isim var. Başkan Erdoğan, Hulusi Akar’ı siyaset sahnesine süreli çok oldu. Belki de kendisinden sonrası için Hulusi Akar’ı hazırlıyor. Akar’ın AKP ve MHP gibi dar bir yelpazesi de yok. Akar siyasette öne çıkarsa, tüm siyasi dengeleri değiştirir.

CHP Bloğunu çatlatır.

Türkiye, Erdoğan’dan sonra  darbesiz asker kökenli bir siyasi liderle tanışır.

Ak Parti Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın  baskın seçim anlamına gelen açıklamaları  siyasi arenayı hareketlendirdi.

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin siyasi parti yasasıyla ilgili çıkışları, milletvekili transferlerini ön plana çıkardı. 

Bu konuda  yasal düzenleme yapılmak istenirse, Ak Parti, CHP, HDP ve MHP’den kopuşlar hızlanır.    Ak Parti böyle bir depremin gölgesinde seçime girerse çok şey kaybeder.

Bunun iki nedeni var.

En önemli nedeni, yeniden aday gösterilme riski olan milletvekillerinin yeni partilerde kendilerini garantiye almak istemesi olabilir.

İkinci nedeni ise, Ak Parti’nin kaybedeceği düşüncesi. 

Siyasette kimse kaybeden tarafta olmak istemez. 

Ak Parti Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın açıklamasındaki cümleler dikkat çekiciydi.

“Yarından tezi yok, yeni bir gönül seferberliği başlatıyoruz.”

Başkan Erdoğan  'Yerel Seçimler'den hemen sonra yaptığı konuşmasında da benzer şeyler söylemiş ama arkası gelmemişti.

Ali Babacan seçim starttını verdi ve en iddialı cümleyi kurdu; "Biz iktidara gelirsek ilk işimiz düşünce suçlularını serbest bırakmak…"

Türkiye, bu vaadi ciddiye alacak,  bir ekonomi adamının düşünce suçlarına vurgu yapması, Türk Milletini etkileyecek, dünyayı heyecanlandıracaktır.

Bu cümle siyasetteki tüm dengeleri değiştirir. DEVA Partisi’ni merkeze çeker. Başta HDP ve CHP olmak üzere şimdiki iktidarın karşısındaki tüm oy potansiyelini DEVA Parti’ne taşır.

Baskın seçimi konuşurken, seçim startı verilmiş gibi değil mi?

YUSUF İNAN / ŞEHİTLER ÖLMEZ

www.sehitlerolmez.com

Twitter@Yusufinan2023

İnstagramyusufinan2023