Suriye’de Kürt ve Dürzileri Dışlayan Seçim: Meşruiyet Tartışması Derinleşiyor

Suriye’de Esad sonrası yapılacak ilk seçimler, Kürt ve Dürzi bölgelerinin dışlanması nedeniyle meşruiyet tartışmalarını alevlendirdi. Uzmanlar, seçimlerin kapsayıcılık eksikliğinin yeni yönetimi zayıflatacağı görüşünde.

Suriye’de Kürt ve Dürzileri Dışlayan Seçim: Meşruiyet Tartışması Derinleşiyor

Suriye’de Kürt ve Dürzileri Dışlayan Seçim: Meşruiyet Tartışması Derinleşiyor

ŞEHİTLER ÖLMEZ / ŞAM, SURİYE


Esad Sonrası İlk Seçime Hazırlık

Suriye, Beşar Esad’ın Aralık 2024’te devrilmesinin ardından ilk kez meclis seçimlerine gitmeye hazırlanıyor. Ancak 15–20 Eylül arasında yapılması planlanan seçimler, azınlıkların yoğun olarak yaşadığı üç bölgeyi kapsam dışı bırakıyor. Yüksek Seçim Kurulu Sözcüsü Hassan el Dağim, Dürzilerin çoğunlukta olduğu Süveyda ile Kürt nüfusun baskın olduğu Haseke ve Rakka illerinde güvenlik gerekçesiyle sandık kurulmayacağını açıkladı.

Bu karar, 5 milyondan fazla insanı temsil eden bölgelerin seçimin dışında bırakılması anlamına geliyor. El Dağim, söz konusu illere ayrılan sandalyelerin ise “şartlar uygun hale gelene kadar” boş kalacağını belirtti.


Azınlıkların Tepkisi: Boykot ve Özerklik Talepleri

Fiilen özerk bir yönetim olan Kuzey ve Doğu Suriye Özerk Yönetimi (AANES), kararın demokratik ilkelerle bağdaşmadığını açıkladı. Yönetim, güvenlik bahanesiyle 5 milyon Suriyelinin temsil hakkının reddedildiğini, bu nedenle seçim sonuçlarını tanımayacaklarını duyurdu.

Süveyda’daki önde gelen Dürzi liderlerden Şeyh Hikmet Salman el Hicri ise Şam hükümetine karşı tavrını sertleştirerek ayrı bir Dürzi vilayeti talebini yineledi. El Hicri, hükümeti “aşırıcı” olmakla suçladı ve yerel silahlı grupları birleştirme niyetinde olduklarını açıkladı.

Son aylarda mezhepsel çatışmalar nedeniyle yüzlerce kişinin evini terk ettiği Süveyda’da ateşkes kırılgan şekilde sürerken, insani yardımın hükümet güçleri tarafından kısıtlandığı iddia ediliyor.


Uluslararası Kaygılar

Birleşmiş Milletler Suriye Özel Temsilcisi Geir Pedersen, Güvenlik Konseyi’ne yaptığı açıklamada Süveyda’da şiddetin yeniden patlak verme riskine dikkat çekti. Pedersen, siyasi ayrışmaların ülkenin birliğini tehdit ettiğini vurguladı ve “Şam yönetimi tüm Suriyelileri koruma iradesini göstermek zorunda” dedi.

Analistler, seçimlerin kapsayıcı olmamasının hem Suriye içindeki etnik ve mezhepsel gerilimi artıracağı hem de uluslararası toplumun gözünde yeni hükümetin meşruiyetini sorgulatacağı görüşünde.


Tartışmalı Seçim Sistemi

Geçiş dönemi Cumhurbaşkanı Ahmed el Şara, seçimlere dair eleştirilerin merkezinde. El Şara, Mart ayında imzaladığı anayasa bildirgesiyle 210 sandalyeli meclisin üçte birini doğrudan atama yetkisini kendisine verdi. Geri kalan sandalyeler için ise hükümet tarafından atanan 11 üyeli Yüksek Komite’nin gözetiminde, alt komiteler aracılığıyla dolaylı seçim yapılacak.

Uzmanlara göre bu sistem, halkın iradesini doğrudan sandığa yansıtmak yerine merkezi otoritenin kontrolünü pekiştiriyor. Ortadoğu uzmanı Birgit Schäbler, doğrudan seçimlerin mevcut altyapı koşulları nedeniyle zor olduğunu belirtse de, mevcut sistemin demokratik meşruiyeti ciddi biçimde gölgelediğini kabul ediyor.


Meşruiyet Sorunu ve Olası Sonuçlar

Berlin’deki Heinrich Böll Vakfı Ortadoğu Direktörü Bente Scheller, azınlıkların dışlanmasının yeni meclisin meşruiyetini daha da zayıflatacağını ifade ediyor. Scheller, “Dürzi ve Kürt bölgelerinin seçimleri boykot etmesi, El Şara’nın liderliğine gölge düşürüyor” dedi.

Yine de uzmanlar, seçimlerin düzenlenmesinin en azından siyasi geçiş sürecinin devam ettiği yönünde bir işaret sunduğunu belirtiyor. Ancak bu seçimlerin, azınlıkların katılımı olmadan, Suriyelilerin çoğunluğuna güven verecek kapsayıcı bir yönetim doğurup doğurmayacağı büyük bir soru işareti olarak kalıyor.


SehitlerOlmez.com’un daha fazla kişiye ulaşması için haberimizi paylaşarak destek olabilirsiniz.
Asker Vurulunca Değil, Unutulunca Ölür!
www.sehitlerolmez.com