Terörsüz Türkiye çerçeve yasası: Kesinleşenler ve kulis iddiaları

Çerçeve yasa için resmî ilkeler netleşirken Öcalan’ın statüsü, 4 bin tahliye ve denetimli serbestlik ayrıntıları henüz doğrulanmadı.

Terörsüz Türkiye çerçeve yasası: Kesinleşenler ve kulis iddiaları

Ahmet Taş | Şehitler Ölmez

ANKARA, TÜRKİYE — TBMM’de hazırlıkları süren “Terörsüz Türkiye” çerçeve yasasının temel ilkeleri açıklanırken, kamuoyuna yansıyan tahliye, denetimli serbestlik ve Abdullah Öcalan’ın statüsüne ilişkin ayrıntılar henüz resmiyet kazanmadı.

TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, siyasi partilerle yaptığı görüşmelerin ardından düzenlemenin Meclis tatile girmeden yasalaşmasını arzu ettiklerini söyledi. Ancak 23 Temmuz itibarıyla teklif metni TBMM’nin yayımlanan Genel Kurul gündeminde bulunmuyor. Bu nedenle medyada yer alan “pazartesi günü sunulacak” ve “ağustos ortasına kadar çıkacak” takvimleri, kesinleşmiş resmî programdan çok siyasi beklenti olarak değerlendirmek gerekiyor.

Resmî olarak kesinleşen temel ilkeler neler?

Millî Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonunun şubat ayında yayımladığı rapor, hazırlanacak yasanın ana çerçevesini ortaya koyuyor.

Rapora göre ilk kritik eşik, PKK’nın bütün unsurlarıyla silah bıraktığının ve kendisini tasfiye ettiğinin güvenlik birimlerince tespit ve teyit edilmesi olacak. Bu mekanizmanın objektif, ölçülebilir, şeffaf ve denetlenebilir kriterlere dayanması gerektiği belirtiliyor.

Raporda ayrıca silah bırakma süreci ve sonrasını yönetmek üzere:

  • Amaca özgülenmiş,
  • Müstakil,
  • Geçici,
  • Kapsamı açık ve sınırları belirli

bir yasal düzenleme hazırlanması öneriliyor.

Komisyon, silah ve şiddeti reddeden kişilerin topluma yeniden kazandırılmasını hedeflerken kamu vicdanının korunmasını ve yasanın “cezasızlık ya da af algısı” oluşturmamasını da özellikle vurguluyor. İlgili kişiler hakkında mutlaka adli işlem yapılması gerektiği ifade ediliyor.

Kurtulmuş: Genel veya kişiye özel af olmayacak

TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, 22 Temmuz’daki açıklamasında düzenlemenin genel af veya belirli bir kişi için çıkarılmış özel af niteliğinde olmayacağını söyledi.

Kurtulmuş, yasanın örgütün silah bıraktığının ve feshedildiğinin tespit edildiği bir “kritik eşik” içermesi gerektiğini belirtti. Daha önceki açıklamasında da düzenlemenin yalnızca silahını bırakan ve örgütsel faaliyetlerden vazgeçtiğini ilan eden kişilere yönelik, süreli bir yasa olması gerektiğini ifade etmişti.

“Bu asla bir genel af ya da şahsa ait bir af niteliğinde olmamalıdır.”

Yasanın ne kadar süre yürürlükte kalacağı ise henüz belirlenmedi. Kurtulmuş daha önce altı ay, sekiz ay veya bir yıl gibi seçeneklerin müzakere edilebileceğini söylemişti. Bu nedenle medyada yer alan üç veya dört yıllık süre ile dört kez altı aylık uzatma iddiası resmî açıklamayla doğrulanmış değil.

Öcalan’ın statüsü konusunda taraflar ne istiyor?

DEM Parti, çerçeve yasada Abdullah Öcalan’ın hukuki statüsünün ve “özgür çalışma ile iletişim koşullarının” düzenlenmesini açıkça talep ediyor.

Partinin TBMM Başkanı Kurtulmuş’la görüşmesinin ardından yayımladığı açıklamada, yasanın kapsamlı olması ve Öcalan’ın çalışma, iletişim ve görüşme koşullarına ilişkin düzenlemeler içermesi gerektiği savunuldu. DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan da benzer biçimde Öcalan’ın statüsünün yasada yer almasını istedi.

Türkiye gazetesinin aktardığı kulis bilgilerine göre ise hazırlanan taslakta Öcalan’a özel bir hukuki statü tanımlanmayacak. Aynı haberde İmralı’daki görüşme ve çalışma koşullarında idari esneklik sağlanabileceği iddia edildi.

Ancak bu iddialar henüz Adalet Bakanlığı, AK Parti Grubu veya TBMM’ye sunulmuş resmî bir teklif metniyle doğrulanmadı. Dolayısıyla Öcalan’a çalışma ofisi verileceği, farklı ziyaretçilere izin çıkacağı veya örgüt yöneticileriyle iletişim kanalları kurulacağı yönündeki haberler kesinleşmiş yasa hükümleri olarak aktarılamaz.

“4 bin kişi tahliye olacak” iddiasının dayanağı ne?

Euronews ve Türkiye gazetesi, hazırlanmakta olduğu öne sürülen taslakla cezaevindeki 4 binden fazla PKK hükümlüsü için tahliye ihtimali doğabileceğini yazdı. Haberlere göre terör örgütü üyeliği suçlamasının bazı dosyalarda farklı değerlendirilmesi, cezaevinde geçirilen sürenin tahliye için yeterli sayılmasına yol açabilir.

Ancak resmî komisyon raporunda:

  • Dört bin kişilik belirli bir sayı,
  • Toplu tahliye,
  • Otomatik ceza kaldırma,
  • Belirli suçlardan hükümlülerin doğrudan serbest bırakılması

yer almıyor.

Raporda aksine, örgüt mensuplarının durumunun ceza ve infaz hukuku hükümleri kapsamında ele alınması, her kişi hakkında adli işlem yapılması ve cezasızlık algısının önlenmesi isteniyor.

Bu nedenle “4 bin kişi tahliye edilecek” ifadesi şu aşamada doğrulanmış sonuç değil, taslağın olası etkisine ilişkin medya yorumudur. Kaç kişinin düzenlemeden yararlanabileceği ancak suç türleri, kesinleşmiş cezalar, infaz süreleri ve kapsam dışı suçlar resmî metinde açıklandığında hesaplanabilir.

Denetimli serbestlik ve ağır suçlar nasıl ele alınabilir?

Euronews’ün DW Türkçe’ye dayandırdığı haberde, silah ve şiddetten vazgeçtiğini beyan eden örgüt mensuplarının Ankara’daki ağır ceza mahkemelerinde yargılanabileceği ve bazı suçlarda denetimli serbestlik uygulanabileceği öne sürüldü.

Haberde kasten öldürme ve işkence gibi ağır suçların kapsam dışında tutulacağı; örgüt üyeliği ve propaganda suçlarında ise ceza miktarına göre dört, altı veya yedi yıllık denetimli serbestlik öngörülebileceği iddia edildi.

Bu süreler resmî komisyon raporunda yer almıyor. Raporda yalnızca ilgili kişiler hakkında adli işlem yapılması, düzenlemenin net olması ve toplumda af veya cezasızlık algısı yaratmaması gerektiği ifade ediliyor.

Dolayısıyla hangi suçların kapsam dışı kalacağı, yargılamaların hangi mahkemelerde yapılacağı ve denetimli serbestliğin nasıl uygulanacağı teklif metni yayımlanmadan kesinleşmiş sayılamaz.

Toplumsal bütünleşme için özel mekanizma kurulacak mı?

Komisyon raporu, silah bırakan kişilerin topluma uyumunu desteklemek için ekonomik ve sosyal tedbirler alınmasını öneriyor. Eğitim, istihdam, psikososyal destek, yerel kalkınma ve sivil toplumla iş birliği raporda belirtilen başlıklar arasında bulunuyor.

Raporda ayrıca uygulamayı izleyecek ve raporlayacak, yürütme içinde faaliyet gösterecek bir mekanizma kurulması gerektiği belirtiliyor. Bu mekanizmanın kamu kurumları arasındaki koordinasyonu sağlaması ve kamuoyunu bilgilendirmesi öngörülüyor.

Bununla birlikte mekanizmanın “özel komisyon” adıyla kurulacağı, başkanının Cumhurbaşkanı tarafından atanacağı ve üyelerinin belirli bakanlıklarca seçileceği yönündeki ayrıntılar henüz resmî metinde bulunmuyor. Bunlar medya kaynaklarının aktardığı taslak bilgileridir.

Siyasi partiler arasında tam mutabakat var mı?

Kurtulmuş, komisyon raporunun katılımcı partilerin ortak iradesiyle hazırlandığını ve yeni yasada da mümkün olduğunca geniş siyasi uzlaşma hedeflediklerini söyledi.

Ancak “ön mutabakat” ifadesi, teklifin bütün maddelerinde anlaşmaya varıldığı anlamına gelmiyor.

CHP Grup Başkanı Murat Emir, kamuoyunun vicdanını yaralamayan, demokratikleşme ve kalıcı barışı birlikte hedefleyen bir düzenlemeye katkı vermeye hazır olduklarını söyledi. Bu açıklama koşullu destek anlamına geliyor.

DEM Parti yasanın daha kapsayıcı olmasını ve Öcalan’ın statüsünü içermesini isterken İYİ Parti yönetimi sürece, olası tavizlere ve bilgilendirme eksikliğine sert eleştiriler yöneltiyor.

Bu tablo, geçici yasa ve silah bırakmanın teyidi gibi ana ilkelerde yakınlaşma bulunduğunu; ancak kapsam, Öcalan’ın durumu, ceza hükümleri ve topluma dönüş şartlarında görüş ayrılıklarının devam ettiğini gösteriyor.

Teklif TBMM’ye sunulduğunda en kritik başlıklar; yararlanacak kişilerin tanımı, kapsam dışı suçlar, infaz ve denetimli serbestlik hükümleri, yasanın süresi, denetim mekanizması ve olası itiraz yolları olacak.

SehitlerOlmez.com