Ukrayna demografik felaketin eşiğinde: Nüfusun üçte biri eridi

Ukrayna'da savaş, düşük doğum oranları ve kitlesel göçün etkisiyle nüfusun %32,5 oranında azaldığı ve ülkenin geleceğinin büyük bir tehdit altında olduğu açıklandı.

Ukrayna demografik felaketin eşiğinde: Nüfusun üçte biri eridi

Ahmet Taş | Şehitler Ölmez

KİEV, UKRAYNA — Son yayımlanan raporlara göre Ukrayna, savaşın yıkıcı etkileri ve yıllardır süregelen demografik sorunların birleşmesiyle nüfusunun üçte birini kaybederek İkinci Dünya Savaşı'ndan bu yana Avrupa'da görülen en büyük demografik felaketlerden biriyle karşı karşıya kaldı.

Dünya genelinde insan popülasyonu artış gösterirken, son 25 yılın verileri küresel demografik haritanın büyük eşitsizlikler barındırdığını ortaya koyuyor. Bazı ülkeler hızlı nüfus artışının getirdiği altyapı sorunlarıyla mücadele ederken, aralarında Ukrayna'nın başı çektiği birçok Doğu Avrupa ülkesi kelimenin tam anlamıyla "insan kaybediyor". Nüfusun %32,5 oranında azalması, Ukrayna'nın geleceği açısından geri dönülemez bir krizin habercisi olarak değerlendiriliyor.

Nüfus azalmasından öte bir felaket: "Geleceğin tahliyesi"

Rakamların ötesinde bu durum, milyonlarca annenin çocuklarını alarak Polonya, Almanya ve Kanada gibi ülkelere göç etmesiyle ortaya çıkan derin bir sosyal yaraya işaret ediyor. Boş kalan oyun alanları, savaş bölgelerinde yalnız kalan yaşlılar ve köklerinden uzaklaşarak yeni bir dilde hayata tutunmaya çalışan çocuklar, bu trajedinin en somut örnekleri arasında yer alıyor.

Uzmanlar, Ukrayna'nın içinde bulunduğu bu durumu "mükemmel bir demografik fırtına" olarak tanımlıyor. Ülkede uzun süredir devam eden düşük doğum oranları ve Avrupa Birliği'nin sağladığı açık sınır politikaları, savaşın getirdiği yıkımla birleşince yaşanan süreç basit bir göçten ziyade "geleceğin tahliyesi" olarak adlandırılıyor.

Doğu Avrupa'da "boş bavul" sendromu

Ukrayna'nın yaşadığı demografik çöküş, komşu ülkelerdeki eğilimlerle paralellik gösteriyor. Bulgaristan (%-23,2), Letonya (%-21,6) ve Litvanya (%-17,5) gibi AB üyesi Doğu Avrupa ülkeleri de barış içinde olmalarına rağmen hızla boşalıyor. Serbest dolaşım hakkı, bu ülkelerdeki genç ve dinamik nüfusun ekonomik gerekçelerle Batı Avrupa'ya göç etmesine neden olurken, geride sadece yaşlı nüfusun kaldığı "sessiz yok oluş" süreçlerini tetikliyor.

Dünya genelinde kutuplaşan nüfus dinamikleri

Visual Capitalist'in verileri, küresel demografik dengelerin giderek daha çarpık bir hal aldığını gösteriyor. Katar (%423) ve Birleşik Arap Emirlikleri gibi ülkeler göçmen işçiler sayesinde nüfuslarını katlarken, Afrika'da (Nijer, Angola) doğum oranları rekor kırmaya devam ediyor. Ancak bir dönem dünyanın nüfus motoru olan Çin'de büyüme yerini yaşlanmaya ve Japonya benzeri bir küçülme sürecine bıraktı. Batılı ülkeler ise azalan yerli nüfuslarını yoksul ülkelerden gelen "beyin göçü" ile telafi etmeye çalışıyor.

IMF raporlarının da altını çizdiği temel sorun, genetik kodu ve kültürel bağları savaş ve göçle aşınan bir halkın nasıl hayatta kalacağı sorusu etrafında şekilleniyor. Ukrayna'nın bugün içinde bulunduğu durum, çocuk seslerinin duyulmadığı bir ülkenin sadece topraktan ibaret kalacağı gerçeğini tüm Avrupa'ya acı bir şekilde hatırlatıyor. Savaş sonrası dönemde insanları geri getirecek sağlam politikalar üretilemezse, Ukrayna sadece istatistiklerde değil, tarih sahnesinde de büyük bir kayıp yaşama riskiyle karşı karşıya.

www.sehitlerolmez.com