Yeni Şafak ve Sistemi Kilitleyen, Devletin Temeline Dinamit Koyan Bürokrasi, Kimin Kontrolünde?

FETÖ Operasyonu adı altında Ak Parti’ye ve Ülkücü Camia ’ya operasyon yapıldı

Yeni Şafak ve Sistemi Kilitleyen, Devletin Temeline Dinamit Koyan Bürokrasi, Kimin Kontrolünde?


Yeni Şafak ve Sistemi Kilitleyen, Devletin Temeline Dinamit Koyan Bürokrasi, Kimin Kontrolünde?

Yenişafak’ı iki kez kutluyorum.

Birincisi, Şehit Aileleri ve Gazilerimizle ilgili  yaptıkları  belgesel çalışmaları için. Bu çalışmanın ikinci bir örneği yok.  İsterdim ki, bu çalışmalar Kültür Bakanlığı, MSB ve İçişleri Bakanlığı tarafından yapılsın.

Yenişafak grubu “Tabuta Sığmayanlar” adıyla yüzden fazla Şehit Aileleri ve Gazilerle ilgili belgesel çekti.

İlgili bakanlıklar Yeni Şafak’ın bu çalışmalarını daha ileriye taşımalı, şehitlerimizin hayatını dizi film haline getirmelidir.

Türkiye, yaşadığı sorunları, terörün Türk Milleti’nin üzerinde bıraktığı etkileri ve acıları dünyaya anlatmak  istiyorsa, bu çalışmaları yapmalıdır...

Kültür Bakanlığı birçok dizi ve sinema filmine destek veriyor.

Neden Şehit Aileleri ve Gazilerimizle ilgili böyle bir çalışma yapmıyor?

Doğrusu merak ediyorum.

Yeni Şafak’ın ikinci başarısı, 28 Temmuz 2021 tarihli manşetinde gündeme getirdiği Bürokrasi işleri yokuşa sürüyorhaberidir.

Bu haber doğru ancak çok eksik!

Hem de yüzeysel.

Yaklaşık dört yıldır Yeni Şafak’ın 28 Temmuz 2021 tarihli manşet haberini tüm detayları ile anlatmak için uğraşıyorum.

Maalesef kimse görmüyor, DUYMUYOR!

Herşey uğursuz 15 Temmuz Hain Darbe Girişimi ile başladı.

15 Temmuz'un ilk adımı, 17 – 25 Aralık Operasyonları, ikinci adımı, 15 Temmuz Hain Darbe Girişimidir…

Dikkat edilirse, her iki darbe girişimi de Ak Parti’nin arkasındaki halk desteğini eritmeye yöneliktir.

16 Temmuz’da yeni bir darbe modeli sahaya sürüldü. CHP ve Kemal Kılıçdaroğlu sık sık söylüyor. “Erdoğan darbe yaptı, sivil darbe  yaptı” diyor!

CHP ve Kılıçdaroğlu’nun iddia ettiği darbeyi, Erdoğan ve Ak Parti yapmadı, Ak Parti ve Erdoğan'a karşı yapıldı... 

17 – 25 Aralık Operasyonu ve 15 Temmuz Hain Darbe Girişimi’nin devamı olarak, 16 Temmuz Nitelikli Darbesi yapıldı.

16 Temmuz Nitelikli Darbesi'ni daha iyi anlayabilmek için, FETÖ soruşturmalarına bakılmalıdır.

FETÖ soruşturmalarında sayı yaklaşık bir milyon civarında…

İlginç olan bu soruşturmalarda CHP’den sadece 10 – 15 kişi yargılandı.  Yargılananlar da CHP ve Kılıçdaroğlu tarafından sahiplenildi.

*

*

*

FETÖ’den yargılanan CHP’liler cezaevlerinde çok yatmadı. Ahım şahım bir ceza da almadılar.

İşte Enis Berberoğlu, işte Eren Erdem, işte Urla Belediye Başkanı Burak Oğuz…

Burak Oğuz ile ilgili Takvim gazetesinde yer alan  haberdeki iddialara bakalım:

CHP'nin FETÖ soruşturmasından tutuklanan ve görevden alınan Urla Belediye Başkanı İbrahim Burak Oğuz'un ise örgüt içerisinde görev aldığı resmi olarak kayıtlara geçti. Örgütte "sohbet imamı" olarak nitelenen seviyede yer aldığı tanık ifadelerine yansıyan CHP'li Burak Oğuz'un FETÖ derneklerine üye olduğu, 2006-2019 yılları arasında 182 üst düzey FETÖ militanıyla aktif iletişim kurduğu tespit edilmişti.

- Burak Oğuz’un davası kaç ayda sonuçlandı?

Yaklaşık 7 ay içinde sonuçlandı...

- Burak Oğuz kaç yıl ceza aldı?

6 yıl 3 ay hapis cezasına çarptırıldı.

- Burak Oğuz kaç ay cezaevinde kaldı?

Yaklaşık 7 ay!

Sayın Adalet Bakanı, adliye muhteşem çalışıyor, diyor.

Doğru söylüyor.

Adliye CHP’lier için muhteşem çalışıyor.

Suçsuz vatandaş için çalışmıyor. Ak Parti kurucuları için çalışmıyor. Garibanlar için çalışmıyor.

İşin içinde CHP olunca adliyeler seferber oluyor. AYM seferber oluyor. AYM başkanı bizzat açıklama yapıyor. Masum vatandaşlar söz konusu olduğunda AYM “Kabul edilemez” diyor.

Yeni Şafak bunları da görmeliydi!

Anketlere bakınız. AK Parti ve MHP'nin oyları mum gibi eriyor.

Peki neden?

Ak Parti tabanı, Ak Parti kurucuları ve Ülkücüler cezaevlerinde de ondan…

FETÖ operasyonu adı altında Ak Parti’ye ve Ülkücü Camia’ya operasyon yapıldı da o nedenle!

CHP’liler için seferber olan adliye, Ak Parti kurucuları için, Ülkücüler için adaleti çok gördü.

Bu yapılan neydi biliyor musunuz?

Ak Parti’ye, Recep Tayyip Erdoğan’a, Ülkücü Camia’ya ve Cumhur İttifakına tabandan tepki oluşturmaktır.

Bunun adı nitelikli darbedir!

Bunun adı iktidarı HDP’ye teslim etmektir…

Meral Akşener, hedefimiz yüzde 20 demiş. Bu performansla İYİ Parti ve Akşener’in yüzde 20’ye ulaşma imkanı yok!

Peki neden?

Çünkü, İYİ Parti ve Akşener’in ortaya koyduğu bir projesi yok!

İnsanlar, İYİ Parti ve Akşener'e neden oy versin ki?

Sayın Erdoğan ve Sayın Devlet Bahçeli bu durumu çok iyi düşünmeli.

16 Temmuz Nitelikli Darbesi’nin yaptığı tahribatın farkına varmalı…

Adliyelerde CHP’liler korunurken, Ak Parti kurucuları, Ak Parti tabanı ve Ülkücüler mağdur edildi.

FETÖ Operasyonları; FETÖ muhaliflerine, FETÖ’nün düşman ilan ettiklerine, FETÖ ile mahkemelik olanlara yönlendirildi.

Operasyon, Cumhur İttifakı’nın arkasındaki halk desteğine yapıldı.

Bu nedenle de Ak Parti ve MHP’nin arkasındaki halk desteği eridi…

Yeni Şafak daha fazlasını yapmalı…

Bürokrasi işleri yokuşa sürüyor” haberinin devamını getirmeli…

FETÖ muhaliflerine tuzak kurup, FETÖ'den yargılatanları, yargılamalara fesat karıştıranları, hakim ve savcılara baskı yapan FETÖ gözdelerini, Pensilvanya müdavimlerini, iktidarın içinde fink atışlarını, FETÖ Borsası kurma hikayeleri ile Cumhur İttifakı’nın arkasındaki halk desteğini nasıl erittiklerini manşete taşımalıdır…

Bir iktidar düşünün, beşikteki bebekleri yabancı bir ülkede, şehir dışında ıssız bağ evinde, üç yılı aşkın zamandır babasız bırakırken, açık kaynakta FETÖ ile üst düzeyde iletişim halindeki Pensilvanya müdavimlerini ödüllendiriyor.

Aldıkları ödül ile, Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ı, Türk Milleti’nin gözbebeği MİT’i ve güvenlik güçlerimizin başarılı çalışmalarını etkisizleştirme, küçük düşürme, itibarsızlaştırma faaliyetlerine devam ediyorlar.

Böyle bir iktidar yaşar mı?

Beşikteki bebekleri çaresizliğe ve ölüme terk ettiren bir iktidar yaşar mı?

FOTO: Ukrayna - 2018 Elif İnan - Ayşe İnan ve anneleri Kateryna İnan...

Kendi partisinin kurucularının haklarını bile koruyamayan bir iktidar, Ülkücülerin haklarını koruyamayan bir MHP ayakta kalabilir mi?

Gelinen noktada  Ak Parti tabanı ve Ülkücü Camia infial içinde.

Sayın Cumhurbaşkanı’nın da dediği gibi “At izi, it izine karıştı.”

Masumlar adliyelerde sürünürken, Pensilvanya müdavimleri lüks ve şatafat içinde keyif sürüyor, boş zamanlarında da devletin temeline dinamit koyuyor.

Türk Milleti ile, Şehitlerimiz ile, Şehit Aileleri ile, Türk Milleti’nin gözbebeği MİT ile, Türkiye Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan ile alay edercesine, Ulusa Sesleniş Konuşmasının içine sahte terörist isimleri ekliyor!

Kimse de bu ihanetin arkasını aramıyor!

Böyle bir durumda suç kimde?

Bürokrasi de mi?

Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı; “Bu dosya ile sana ceza veremeyiz, az bir ceza verilmezse bizim başımız belaya girecek” diyor…

Yeni Şafak bu haberin arkasını getirmelidir.

Sabah, Hürriyet bu haberin peşine düşmelidir.

Geldiğimiz noktada hedef hükümet değil, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’dir…

Devletini ve milletini koruyamayan her iktidar kaybeder…

Devletini ve milletini koruyamayan, her ülke yıkılır!

Her millet hüsrana uğrar!

Bu yazımı Yeni Şafak, Sabah ve Hürriyet gazeteleri ile, yargılamalara fesat karıştıranların adını kullandığı MHP lideri Sayın Devlet Bahçeli’ye ithaf ediyorum.

YUSUF İNAN / ŞEHİTLER ÖLMEZ

www.sehitlerolmez.com

Twitter@Yusufinan2023

İnstagramyusufinan2023

E-Mail: gundem@sehitlerolmez.com