Yunanistan'ın Dimetoka'ya müftü atamasına Türk azınlıktan sert tepki
Yunanistan'ın Batı Trakya azınlığının dini özerkliğini yok sayarak Dimetoka'ya müftü ataması, Türk toplumunda meşruiyet tartışmalarına ve sert tepkilere yol açtı.
ŞEHİTLER ÖLMEZ / GÜMÜLCİNE, YUNANİSTAN
Yunanistan hükûmetinin Batı Trakya Türk azınlığının dini özerkliğini ve hür iradesini hiçe sayarak Dimetoka'ya müftü ataması, bölgedeki Türk azınlık temsilcileri ve kurumları tarafından "demokrasi ve insan hakları ihlali" olarak nitelendirilerek sert bir dille kınandı.
Yunanistan Eğitim, Din İşleri ve Spor Bakanlığı tarafından atanan Emin Şerif'in 9 Ocak 2026'da Atina'da yemin ederek göreve başlaması, 1913 Atina ve 1923 Lozan Antlaşmaları ile garanti altına alınan dini özerklik haklarının açık bir ihlali olarak görülüyor. Azınlık temsilcileri, müftülerin devlet dairesi memuru gibi atanmasının değil, toplumun hür iradesiyle seçilmesinin meşruiyetin tek temeli olduğunu vurguluyor.
BTTADK: Bu atama meşruiyet taşımamaktadır
Batı Trakya Türk Azınlığı Danışma Kurulu (BTTADK), yayınladığı bildiride mevcut atamanın azınlık iradesini yansıtmadığını ve hiçbir meşruiyeti bulunmadığını duyurdu. Kurul, Dimetoka'daki cami açılışında tayinli müftünün Yunanca dua etmesini, kültürel ve dini değerlerden kopukluğun bir kanıtı olarak gösterdi. Açıklamada, Dimetoka’daki bu dayatmanın İskeçe ve Gümülcine’ye de sıçrayabileceği endişesi dile getirilerek, Atina yönetimine yapıcı diyalog çağrısında bulunuldu.
YTB ve ABTTF'den tam destek
Yurt Dışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı (YTB) Başkanı Abdulhadi Turus, azınlığın haklı taleplerinin yanında olduklarını belirterek, "Hukuk ve demokrasiyi hiçe sayan bu dayatmacı anlayışın karşısındayız" dedi. Avrupa Batı Trakya Türk Federasyonu (ABTTF) Başkanı Halit Habip Oğlu ise müftülüklerin 2022'de çıkarılan yasa ile birer devlet dairesine dönüştürüldüğüne dikkat çekerek, bu kararın azınlığın dini kimliğini ortadan kaldırma amacı taşıdığını ifade etti.
Müftülük sorununun hukuki arka planı
Batı Trakya’da müftülük meselesi, Yunanistan’ın uluslararası antlaşmaları kendi iç yasalarıyla daraltma girişimi nedeniyle uzun yıllardır bir kriz noktası oluşturuyor. Türk azınlık, müftülerin yargı yetkisi olan dini liderler olduğunu ve bu makamların sadece cemaat tarafından seçilen kişilerce doldurulabileceğini savunuyor. Yunanistan ise "Trakya’daki Müftülüklerin Modernleştirilmesi" yasası kapsamında bu kurumları tamamen Atina’nın kontrolüne bağlamaya çalışıyor.













