Zeytinyağında Büyük Tehlike: 300 Bin Ton Yağ Tehlikede
Zeytinyağı sektöründe kriz büyüyor. Fiyatlar düştü, ihracat azaldı, stoklarda 300 bin ton yağ bekliyor. Uzmanlara göre 60 milyar liralık servet risk altında.
Zeytinyağında Büyük Tehlike: 300 Bin Ton Yağ Tehlikede
ŞEHİTLER ÖLMEZ / İZMİR
Fiyatlar Çakıldı, Stoklar Doldu
Zeytinyağı sektöründe eşi benzeri görülmemiş bir kriz yaşanıyor. İç pazarda fiyatlar yüzde 50’den fazla düştü, ihracat ise değer bazında yüzde 40 geriledi. Geçtiğimiz sezon toptanda 300 liraya kadar çıkan bir litre zeytinyağı, bu sezon 150 liranın altına indi. Ege İhracatçı Birlikleri verilerine göre, ihracat rakamları 305 milyon dolardan 180 milyon dolara düştü.
Sektörde yaşanan bu çöküşün en dramatik yansıması ise stoklarda görülüyor. Şu anda en az 300 bin ton zeytinyağının depolarda alıcı beklediğini belirten sektör temsilcileri, bu miktarın Türkiye’nin yaklaşık iki yıllık tüketimini karşılayabilecek düzeyde olduğunu vurguluyor. Ancak uygun şartlarda depolanmayan yağların kalitesinin hızla bozulacağı, bu durumun da 60 milyar liralık milli servetin heba olmasına yol açabileceği uyarısı yapılıyor.
Üretici Satamıyor, İhracatçı Rekabet Edemiyor
Zeytinyağı üreticileri ürünlerini maliyetin altında satmamakta ısrar ederken, ihracatçılar da uluslararası pazarda rekabet edemiyor. Avrupa’da bir litre zeytinyağı 3,5 Euro seviyelerinde satılırken, Türk ihracatçılar bu fiyatlarla baş edemiyor. Ege Bölgesi Sanayi Odası Meclis Üyesi Nejat Özduran, ihracatçının rekabet edebilmesi için üreticiden 120-125 liraya yağ alması gerektiğini, bu durumda da üreticinin ayakta kalamayacağını belirtiyor.
Avrupa ülkelerinin üreticisine litre başına 1,2 Euro destek verdiğini hatırlatan Özduran, Türkiye’de de benzer bir devlet desteğinin artık kaçınılmaz hale geldiğini söylüyor. Aksi halde, üreticinin tarladan çekileceği ve milyonlarca ağacın kaderine terk edileceği uyarısında bulunuyor.
Zeytinyağında İthalat Tehlikesi: 50 Bin Ton Suriye Yağı Girdi
Sektördeki krize bir darbe de ithalat yoluyla geldi. Suriye’den Türkiye’ye bu sezon en az 50 bin ton zeytinyağının girdiği belirtiliyor. Üstelik bu yağların önemli bir kısmı, market raflarında “sızma zeytinyağı” etiketiyle satılıyor. Özduran, bu yağların gerçek sızma kalitesine sahip olmadığını, tüketicinin yanıltıldığını söylüyor.
Piyasalarda yaşanan bu tür dengesizliklerin hem tüketiciyi hem de üreticiyi vurduğunu ifade eden sektör temsilcileri, tüketici nezdinde zeytinyağına olan güvenin zedelendiğini, fiyatların bu şekilde devam etmesi halinde üreticinin yeniden üretime dönmeyeceğini vurguluyor.
30 Zeytinyağı Fabrikası Satışta
Sektördeki daralmanın başka bir göstergesi de zeytinyağı fabrikalarındaki durum. Ege Bölgesi’nde 30’a yakın sıkım tesisinin kiralık ya da satılık olduğu bildiriliyor. Bu durum, zeytinyağı üretiminin geleceği açısından da alarm zillerinin çaldığını gösteriyor.
Nejat Özduran, “2005 yılına kadar 90 milyon olan ağaç varlığı devlet desteği ile 180 milyona çıktı. Rekolte 150-200 bin tondan 450-500 bin tona çıktı. Ama bu sene ciddi sayıda ağaç toplanmadı. Eğer bu ağaçlar köklenirse, Türkiye’nin 15-20 senesi çöpe gider” diyerek çok net bir uyarıda bulunuyor.
Çözüm Devlet Müdahalesinde
Tüm bu gelişmeler ışığında sektör temsilcilerinin çağrısı net: Devlet devreye girmeli. Tarım Kredi Kooperatifleri veya Tariş gibi kurumların görevlendirilerek yağların sağlıklı şekilde depolanması sağlanmalı. Aynı zamanda üreticiye ve ihracatçıya yönelik destek mekanizmaları hızla devreye alınmalı.
Zeytinyağı, hem Türkiye’nin tarımsal mirasının bir parçası hem de önemli bir ihracat kalemi. Ancak bugünkü tabloda bu değerli ürünün, yanlış politikalar ve zamanında atılmayan adımlar yüzünden göz göre göre yok olma riskiyle karşı karşıya olduğu açıkça görülüyor.













