ABD'nin yeni Sykes-Picot söylemi perdeyi araladı: PKK’nın itirafı dikkat çekti

ABD Büyükelçisi Tom Barrack’ın Sykes-Picot eleştirileri Türkiye’de övgüyle karşılandı. Ancak terörist Bese Hozat’ın itiraf gibi sözleri, bölgede yeni bir planın işaretini veriyor.

ABD'nin yeni Sykes-Picot söylemi perdeyi araladı: PKK’nın itirafı dikkat çekti

ABD'nin yeni Sykes-Picot söylemi perdeyi araladı: PKK’nın itirafı dikkat çekti

ŞEHİTLER ÖLMEZ / TÜRKİYE

Washington’dan diplomasi mesajı gelirken, terör örgütü planı ifşa etti

ABD'nin Suriye Özel Temsilcisi ve Ankara Büyükelçisi Tom Barrack’ın, Sykes-Picot anlaşmasına yönelik eleştirileri ve “Batı’nın dayattığı dönem sona erdi” çıkışı Türkiye medyasında olumlu yorumlarla karşılandı. Ancak aynı günlerde terör örgütü PKK’nın üst düzey ismi Bese Hozat’ın açıklamaları, bu diplomatik söylemin arkasında nasıl bir stratejinin gizlendiğini gözler önüne serdi.

Barrack: Sykes-Picot nesillere mal olan bir hata

Tom Barrack, sosyal medya platformu X üzerinden yaptığı açıklamada, yüzyıl önceki haritaların ve manda yönetimlerinin Ortadoğu'yu emperyal çıkarlar doğrultusunda parçaladığını vurguladı. Sykes-Picot anlaşmasının bölgeye barış değil, çatışma getirdiğini söyleyen Barrack, artık Batılı müdahalelerin sona erdiği ve Suriye'nin yeniden doğuşunun halkla birlikte inşa edilmesi gerektiğini belirtti.

ABD’nin “askeri müdahale değil, diplomatik ortaklık” temelli yeni vizyonunu aktaran Barrack, Türkiye, Körfez ülkeleri ve Avrupa ile dayanışma vurgusu yaptı. Ancak bu açıklamalar, bazı çevrelerce samimiyetten uzak, stratejik bir yönlendirme olarak değerlendirildi.

Bese Hozat: ABD-İngiltere-İsrail bölgeyi yeniden şekillendiriyor

Barrack’ın sözleri tartışılırken, bölgedeki ABD destekli yapıların başında gelen terör örgütü PKK’dan gelen açıklamalar bu çerçevenin başka bir yüzünü ortaya koydu. KCK’nın eş başkanlarından biri olan ve terör örgütü PKK içinde faaliyet gösteren Bese Hozat, katıldığı bir televizyon programında ABD, İngiltere ve İsrail’in bölgede yeni bir dizayn hazırlığında olduğunu açıkça ifade etti.

Terörist Hozat, “ABD, İngiltere ve İsrail; İsrail'in çıkarlarını merkeze alarak Kürtleri de bu plana göre şekillendirmeye çalışıyor” diyerek, bölgedeki yeniden yapılanmanın arkasında kimlerin olduğunu açıkça dile getirdi. Bu itiraf, ABD’nin “Sykes-Picot dönemi sona erdi” açıklamalarının sahada nasıl bir karşılık bulduğunu gözler önüne serdi.

Öcalan vurgusu ve Türkiye ile ‘iş birliği’ söylemi

Hozat ayrıca, teröristbaşı Abdullah Öcalan’ın “Türkiye yurtseveri” olduğunu savunarak, Öcalan’ın Türkiye ile birlikte hareket etme iradesi gösterdiğini öne sürdü. Bu iddialar, terör örgütünün Türkiye ile yeni bir pozisyon arayışında olup olmadığı sorularını da gündeme getirdi. Ancak uzmanlar, bu söylemlerin kamuoyunu yönlendirmeye ve örgütün meşruiyet kazanma çabasına yönelik manipülasyonlar olduğuna dikkat çekiyor.

Sykes-Picot: Yüz yıl sonra hâlâ kanayan yara

1916 yılında İngiltere ve Fransa arasında imzalanan Sykes-Picot Anlaşması, Osmanlı sonrası Ortadoğu’nun paylaşımını planlayan gizli bir mutabakattı. Etnik ve mezhepsel yapılar dikkate alınmadan çizilen sınırlar, Irak, Suriye, Lübnan ve Filistin gibi ülkelerde günümüze kadar uzanan siyasi krizlerin temelini attı. Anlaşma, 1917’de Bolşevik Devrimi sonrası kamuoyuna sızdırılmış ve emperyal niyetler açığa çıkmıştı.

Bugün ABD temsilcisinin bu anlaşmayı eleştirmesi ve “bir daha asla” vurgusu yapması ilk bakışta olumlu görülse de, sahada yaşanan gelişmeler ve PKK’nın açıklamaları, bu söylemin bir başka senaryonun habercisi olabileceğini düşündürüyor.

Diplomatik maske, stratejik gerçeklik mi?

Ortadoğu’da sınırların, halkların ve egemenliklerin yeniden konuşulmaya başlandığı bu dönemde, ABD’nin pozisyonunu yalnızca söylemler üzerinden değerlendirmek yetersiz kalıyor. PKK’nın açıkça dile getirdiği İsrail merkezli yapı planı ve bölgedeki ABD varlığı, “yeni bir Sykes-Picot süreci mi başlıyor?” sorusunu gündeme taşıyor.

www.sehitlerolmez.com