Ahir Zaman Ümmeti Sahabeyi Geçebilir mi? Hadislerdeki Müjde Ne Söylüyor

Peygamber Efendimiz’in (sav) ümmetiyle ilgili övgüleri, sahabelerden sonra gelen ahir zaman müminlerinin de faziletli olabileceğini ortaya koyuyor. Hadisler ışığında bu müjde detaylı olarak inceleniyor

Ahir Zaman Ümmeti Sahabeyi Geçebilir mi? Hadislerdeki Müjde Ne Söylüyor

Ahir Zaman Ümmeti Sahabeyi Geçebilir mi? Hadislerdeki Müjde Ne Söylüyor

BİLGE TABİRCİ / TÜRKİYE

“Siz Ashabımsınız, Kardeşlerim Henüz Gelmedi”

İslam ümmetinin fazilet sıralaması söz konusu olduğunda, akla gelen ilk grup şüphesiz sahabe neslidir. Resûlullah’ın (sallallahu aleyhi ve sellem) mübarek sohbetinde bulunmuş, onunla birlikte İslam’ı omuzlamış bu seçkin topluluk hakkında birçok övgü mevcuttur. Bununla birlikte Peygamberimiz, kendisinden sonra gelecek olan müminleri de unutmayarak onlara “kardeşlerim” demiş, hatta onları görmeden sevip inanan bu neslin ahiretteki değerini vurgulamıştır.

Bir gün ashâbıyla birlikte kabristan ziyareti sırasında Peygamber Efendimiz:

"Esselâmü aleyküm ey müminler diyarı (nın sakinleri)!" diyerek selam vermiş, ardından şu özlem yüklü sözleri dile getirmiştir:
"İnşallah biz de size katılacağız. (Ancak din) kardeşlerimizi (dünyada) görmüş olmayı çok arzu ederdim."

Ashâbın "Ey Allah’ın Resûlü, biz senin kardeşlerin değil miyiz?" sorusuna ise şu yanıtı vermiştir:

"Siz benim ashâbımsınız, kardeşlerim ise henüz (dünyaya) gelmeyenlerdir."

Merak edilen diğer bir soruya ise şu çarpıcı teşbihle yanıt vermiştir:

"Bir adamın siyah atlar arasında, alınları ve ayakları beyaz olan atları olsa, onları tanımaz mı?"

“İşte benden sonra gelecek olan kardeşlerim, aldıkları abdestten dolayı kıyamet günü abdest azaları parlayarak gelecekler. Ben de onları Kevser havuzu başında karşılayacağım.”
(Müslim, Tahâret, 39)

Ahir Zaman Müminlerine Dair Övgüler

Müminlerin en hayırlısı kimdir? Sahabeler mi, yoksa ahir zamanda gelenler mi? Bu sorunun cevabı birçok hadiste farklı yönleriyle ele alınır. Sevgili Peygamberimiz, sahabeleri “İnsanlık tarihinin en hayırlı nesli” (Buhârî, Fezâilü's-Sahâbe, 1; Müslim, Fezâilü’s-Sahâbe, 211) olarak nitelendirirken, ahir zaman ümmetini de unutmaz:

“Ümmetim yağmur gibidir; evveli mi daha hayırlı, yoksa sonu mu bilinmez.”
(Tirmizî, Emsâl, 81)

Bu hadis, zamanla ümmetin içinden öyle kişilerin çıkacağını müjdelemektedir ki, belki bireysel fazilette bazı sahabelerle boy ölçüşebilecek, hatta onları geçebileceklerdir. Nitekim İslam’a ilk giren, inançları uğruna can ve mal fedası yapan sahabe neslinin yeri küllî fazilette erişilmez olarak görülse de, fazilet-i cüz’iyye (bireysel meziyet) açısından bazı özel kullar daha üstün derecelere ulaşabilir.

“Beni Görmeden Seven Kardeşlerim”

Sahabe olma şerefine eremeyen, fakat Peygamber Efendimiz’i gönülden seven müminler hakkında da şu hadis-i şerif ne kadar anlamlıdır:

“Ümmetimden beni öyle çok seven kimseler vardır ki, onlar benden sonra gelecekler ve her biri ailesini ve malını feda ederek beni görmüş olmayı arzu edecektir.”
(Müslim, Cennet, 12)

Bu sevgi öylesine derin bir bağlılıktır ki, zaman ve mekân farkı olmaksızın ümmet bilincinin sürekliliğini sağlar.

Hadislerde Yer Almayan, Ancak Halk Arasında Bilinen Bir Lafız: “Ahir Zamanda Gelecek Ümmetim Sizden Hayırlıdır”

Halk arasında zaman zaman dile getirilen “Ahir zamanda gelecek ümmetim sizden hayırlıdır” şeklindeki ifade, muteber hadis kaynaklarında birebir bu lafızla yer almamaktadır. Ancak bu anlamı çağrıştıran sahih hadisler, yukarıda örneklendiği üzere mevcuttur. Muhaddislerin şerhlerine göre, bu tür hadislerde asıl vurgulanan nokta, ümmetin her çağda hayır üzere kalacağı ve ahir zamanda dahi faziletli kulların bulunacağıdır.

Bu durum aynı zamanda ümmetin kıyamete kadar ilahi rahmete mazhar olmaya devam edeceğinin de göstergesidir. Yağmur benzetmesiyle ümmetin her döneminden hayır zuhur edeceği ifade edilirken, ilk ve son nesillerin mukayesesi de adeta Allah katındaki takdirin gizemini hatırlatır niteliktedir.

Sonuç

Peygamber Efendimiz’in ümmetine duyduğu muhabbet sadece kendi dönemindeki sahabelerle sınırlı değildir. Kendisini hiç görmeden ona iman eden ve onu canı gibi seven ahir zaman müminleri de bu sevginin muhatabıdır. Her çağın kendi zorlukları vardır; dolayısıyla her dönemde salih kalabilmek, bir diğerini geçmek anlamına gelebilir.

Ümmetin en hayırlı nesli olmak, yalnızca bir döneme ait değil; takva, sadakat ve adanmışlıkla elde edilebilecek bir mertebedir. Bugünün müminlerine düşen sorumluluk ise bu kutlu zincirin bir halkası olmaya layık şekilde yaşamaktır.

www.bilgetabirci.com