Ali Gaffar Okkan: Diyarbakır'ın kalbinde yaşayan efsane

Diyarbakır halkının "Gaffar Baba"sı Ali Gaffar Okkan, şehit edilişinin yıl dönümünde terörle mücadelesi ve toplumsal barışa katkılarıyla anılıyor.

Ali Gaffar Okkan: Diyarbakır'ın kalbinde yaşayan efsane

Yusuf İnan / Şehitler Ölmez

DİYARBAKIR, TÜRKİYE — Diyarbakır halkı tarafından "Gaffar Baba" olarak anılan efsanevi Emniyet Müdürü Ali Gaffar Okkan, 24 Ocak 2001 tarihinde uğradığı hain suikastın yıl dönümünde hem memleketi Hendek'te hem de gönülleri fethettiği Diyarbakır'da derin bir özlemle hatırlanıyor.

Polis Akademisinden 1973 yılında mezun olan ve Türkiye'nin pek çok ilinde görev yapan Okkan, 1997 yılında atandığı Diyarbakır'da sadece asayişi sağlamakla kalmamış, bölgenin sosyolojik yapısına dokunarak halk ile devlet arasındaki güven köprüsünü yeniden inşa etmiştir. PKK ve Hizbullah gibi terör örgütlerinin en yoğun faaliyet gösterdiği bir dönemde, "Diyarbakır halkına eziyet edeni yakarım!" diyerek göreve başlayan Okkan, emniyetin kapılarını sivil halka açarak bürokratik engelleri yıkmıştır. Şehit edilişinin üzerinden yıllar geçmesine rağmen, ismi yüzlerce çocuğun isminde, sokaklarda ve spor sahalarında yaşatılmaya devam ediyor.

Diyarbakır'da Bir Devrim: Sosyal Polislik

Ali Gaffar Okkan'ın Diyarbakır’daki görev süreci, Türk polis teşkilatı için bir dönüm noktası olarak kabul edilir. Okkan, göreve gelir gelmez emniyet müdürlüğü önündeki beton barikatları kaldırmış ve halkın rahatça girmesini sağlamıştır. Kadın polisleri Türkiye'de ilk kez bu kadar aktif şekilde sokağa çıkaran Okkan; trafik denetiminden kayıp çocukların bulunmasına, yaşlılara havaalanında refakat edilmesinden ihtiyaç sahiplerine yardım ulaştırılmasına kadar pek çok sosyal projeyi hayata geçirmiştir.

O dönemde polis dendiğinde akla gelen "çevik kuvvet ve cop" imajını, "şefkatli ve yardımsever devlet" anlayışıyla değiştirmeyi başarmıştır. Geceleri tebdili kıyafetle esnaf ziyaretleri yapan, sokakta gördüğü yaşlıları makam aracıyla evine bırakan bir polis müdürü olarak, Diyarbakır halkının kalbinde silinmez bir iz bırakmıştır.

Diyarbakırspor ve "Gaffar Baba" Tezahüratları

Okkan’ın Diyarbakır halkıyla bütünleştiği en önemli mecralardan biri de Diyarbakırspor olmuştur. Kulübün onursal başkanlığını yürüten Okkan, maçları protokol tribününden değil, bir kulüp başkanı ve taraftar heyecanıyla takip etmiştir. Atılan gollerde sahaya inip futbolculara sarılması, elinde bayrakla kutlamalara katılması onu halkın gözünde "Gaffar Baba" seviyesine taşımıştır. Şehirdeki gençleri terör ve uyuşturucu bataklığından korumak için sporu bir kalkan olarak kullanan Okkan, amatör kulüplere verdiği destekle de toplumsal dönüşümü hızlandırmıştır.

Karanlık Pusu: 24 Ocak 2001

Gaffar Okkan'ın terör örgütlerine karşı yürüttüğü amansız mücadele, özellikle Kürt Hizbullahı'nın Türkiye sorumlusu Hüseyin Velioğlu’nun etkisiz hale getirildiği operasyonlardaki rolü, onu karanlık odakların hedefi haline getirdi. Meslektaşlarının zırhlı araç kullanması yönündeki uyarılarını, "Ben zırhlı araca binersem vatandaş ne yapar?" diyerek reddeden Okkan, 24 Ocak 2001 akşamı Sezai Karakoç Bulvarı üzerinde hain bir pusuya düşürüldü.

Kimliği belirsiz saldırganlarca çapraz ateşe tutulan makam aracında; Okkan ile birlikte polis memurları Sabri Gün, Mehmet Sepetçi, Atilla Durmuş, Selahattin Baysoy ve Mehmet Kamalı şehit oldu. Olay yerinde 469 boş kovanın bulunduğu bu suikast, Türkiye tarihinin en karanlık sayfalarından biri olarak kayıtlara geçti.

Failler ve Cevapsız Sorular

Suikastın üzerinden geçen yıllara rağmen saldırının tam anlamıyla aydınlatılamamış olması, çeşitli tartışmaları da beraberinde getirmiştir. Devletin resmi kaynakları Hizbullah örgütüne işaret ederken, eski JİTEM ve PKK mensuplarının iddiaları suikastın içinde farklı derin yapıların da olabileceği yönünde spekülasyonlara yol açmıştır. Kullanılan silahların envanter dışı olması ve saldırının profesyonelliği, davanın yıllar boyu gündemde kalmasına neden olmuştur.

Ölümsüz Miras: Yüzlerce Ali Gaffar

Gaffar Okkan'ın cenaze töreni, Diyarbakır tarihinin en büyük kalabalıklarından birine sahne olmuştur. 25 bin kişinin "Dostlar ölmez" haykırışlarıyla uğurladığı Okkan'ın ardından Diyarbakır'da doğan yüzlerce çocuğa "Ali Gaffar" ismi verilmiştir. Bugün Samsun'dan Sakarya'ya, Kars'tan İzmir'e kadar Türkiye'nin dört bir yanındaki bulvarlarda, parklarda ve okullarda onun adı yaşamaktadır. Popüler kültürde de geniş yer bulan Okkan'ın hayatı, "Tanıklar", "Deli Yürek" ve "3310'dan Tüm Birimlere" gibi pek çok dizi ve filme ilham kaynağı olmuştur.

Ali Gaffar Okkan, sadece bir polis müdürü değil, toplumsal barışın ve devlet-millet kaynaşmasının sembolü olarak Türk demokrasi tarihindeki yerini korumaktadır. Onun "Biz halktan yanayız" düsturu, bugün hala polis teşkilatı için rehber niteliğindedir.

www.sehitlerolmez.com

Kaynak: Wise News Press / WiseNewsPress.com