Almanya’da savaşa hazırlık reformu: Zorunlu askerlik masada, gönüllülük esası önde
Almanya, “Askerlik Hizmetinin Modernizasyonu” tasarısıyla Bundeswehr’i büyütmeyi, gönüllülük esasını koruyarak ihtiyaç hâlinde kura yoluyla zorunlu askerliği mümkün kılmayı tartışıyor. Hedef 2035’te 260 bin asker; reform 2026’da devreye girebilir.
Almanya’da “savaşa hazırlık” reformu: Zorunlu askerlik masada, gönüllülük esası önde
YEREL GÜNDEM / BERLİN — ALMANYA
Bundeswehr’i büyütme planı Meclis’te
Almanya, Rusya ile Batı arasındaki gerilimin uzun süreceği öngörüsüyle ordusunu yeniden yapılandırıyor. Başbakan Friedrich Merz liderliğindeki koalisyonun “Askerlik Hizmetinin Modernizasyonu” tasarısı bu hafta Federal Meclis Genel Kurulu’nda tartışılmaya başlandı. Model, önceliği gönüllü alımlara veriyor; ancak ihtiyaç halinde zorunlu askerlik seçeneğine geçişi mümkün kılan mekanizmaları da içeriyor.
Hedef: 2035’e kadar 260 bin asker
Berlin’in NATO taahhüdü, 183 binden en az 260 bine profesyonel asker, yedek gücün ise 49 binden 200 bine çıkarılmasını öngörüyor. Savunma Bakanlığı ilk aşamada her yıl yaklaşık 20 bin yeni personel planlıyor. Gönüllü başvurular hedefi karşılamazsa, “Danimarka modeli” benzeri kuralı seçilme yönteminin devreye girebileceği tartışılıyor.
Yeni sistem: “Hazırlık Beyanı” ve dijital yoklama
Savunma Bakanı Boris Pistorius imzalı tasarı, 18 yaşını dolduran tüm erkeklere çevrimiçi “Hazırlık Beyanı” formu zorunluluğu getiriyor. Formda kişisel veriler, eğitim, yetkinlikler ve gönüllü hizmet isteği sorulacak; gönüllüler değerlendirme testleri ve sağlık muayenesine alınacak. Kadınlar için beyan gönüllü olacak. Hükümet, sistemin 1 Ocak 2026’da yürürlüğe girmesiyle ordunun nitelik ve sayı ihtiyacını gerçek zamanlı izleyecek bir veri tabanı kurmayı hedefliyor.
Kura formülü koalisyonda çatlak yarattı
Hristiyan Birlik (CDU/CSU), gönüllülüğün yetmediği durumlarda kura ile zorunlu alım öngören “Danimarka modeli”nin tasarıya açıkça yazılmasını istiyor. SPD kanadı ise temel haklar ve eşitlik ilkesi tartışmalarını gerekçe göstererek çekinceli. Tasarı, ayrıntılı müzakere için Savunma Komisyonu’na gönderildi; nihai metin yeniden Genel Kurul’a gelecek. CDU/CSU, Pistorius’u “uzlaşıyı sabote etmekle” suçlarken, hükümet kanadı kararı Meclis onayı şartına bağlayarak yürütmenin tek başına zorunlu askerlik ilan edemeyeceğini vurguluyor.
Teşvik paketi: Maaş, ehliyet, kariyer
Reform, gençler için Bundeswehr’i cazip kılmayı hedefliyor. Daha yüksek ücret, ücretsiz ehliyet, eğitim-kariyer olanakları ve profesyonel askerliğe geçiş gibi teşvikler paketin parçası. Gönüllüler, hizmet sürelerini esnek biçimde seçebilecek.
Toplumda destek var ama gençler mesafeli
Kamuoyu araştırmaları, zorunlu askerliğe dönüşe %54 destek olduğunu gösteriyor. Ancak 18–29 yaş grubunda %63 karşıtlık dikkat çekiyor. Tartışmanın merkezinde hem savunma yükünün adil paylaşımı hem de iş/öğrenim planları üzerinde yaratacağı etkiler bulunuyor.
“Zeitwende”nin güvenlik boyutu ve istihbarat uyarıları
Almanya, Ukrayna savaşının başlamasıyla “Zeitwende” (yeni milat) ilan etmiş, 100 milyar avronun üzerinde ek kaynakla savunma alımlarını hızlandırmıştı. Son haftalarda güvenlik kurumlarından gelen mesajlar da sertleşti. Dış istihbarat BND Başkanı Martin Jäger, Rusya’nın 2030’a kadar NATO ile sıcak çatışmaya girebilecek kapasiteye yöneldiğini, Almanya’nın “bir numaralı hedef” olabileceğini belirtti. İç istihbarat BfV Başkanı Sinan Selen de Rusya’nın İHA ve savaş uçağı ihlalleri üzerinden Avrupa üzerinde agresif baskı kurduğunu söyledi.
Tarihsel bagaj, yeni gerçeklik
Almanya, Nazi geçmişi ve Soğuk Savaş sonrası dönemin yarattığı orduya mesafe nedeniyle 2011’de zorunlu askerliği askıya almıştı. Ancak Ukrayna savaşı, savaşma yetkinliği (Kriegtüchtig) söylemini ve konvansiyonel caydırıcılığı yeniden devlet politikasının merkezine taşıdı. Hamburg’daki “Kızıl Fırtına Bravo” ve Norveç açıklarındaki füze atış tatbikatları, bu dönüşümün sembol adımları olarak öne çıkıyor.
Sırada ne var?
Yaklaşık 100 sayfalık tasarı, komisyonda değişikliklere uğrayabilir. Zorunlu askerliğin yeniden devreye alınması durumunda, hükümet kararı Meclis’te oylamaya sunulacak. Son söz, hem siyasi uzlaşıya hem de toplumsal rızaya bağlı olacak.
Kaynak: BBC TÜRKÇE













