Almanya'dan Göçmenlere Yeni Engel: Aile Birleşimi İki Yıl Bekleyecek

Almanya, göçmen politikalarında yeni bir döneme giriyor. İkincil koruma statüsündeki göçmenler için aile birleşimi başvurularında iki yıl bekleme şartı getirildi. Sınır kontrolleri sıkılaştırılırken, sığınma başvuruları da büyük oranda reddediliyor.

Almanya'dan Göçmenlere Yeni Engel: Aile Birleşimi İki Yıl Bekleyecek

Almanya'dan Göçmenlere Yeni Engel: Aile Birleşimi İki Yıl Bekleyecek

ŞEHİTLER ÖLMEZ / TÜRKİYE

Aile Birleşiminde Radikal Değişiklik

Almanya’da yeni hükümetin attığı adımlar, göçmen politikalarında sertleşen bir dönemin habercisi oldu. İçişleri Bakanı Alexander Dobrindt tarafından açıklanan yasa tasarısına göre, “ikincil koruma” statüsünde olan göçmenlerin aileleri Almanya’ya ancak iki yıl sonra gelebilecek. Bu süre dolmadan yapılan başvurular kabul edilmeyecek.

Şu anda Almanya’da yaklaşık 351 bin kişinin ikincil koruma statüsüyle yaşadığı belirtiliyor. Bu kişilerin büyük çoğunluğunu ise Suriye’den gelen mülteciler oluşturuyor. Yeni düzenleme, özellikle çatışma bölgelerinden gelen göçmen ailelerini derinden etkileyecek.

“Almanya’nın Cazibesini Azaltmak İstiyoruz”

Dobrindt, Alman Bild gazetesine yaptığı açıklamada, "Her ay bin kişi aile birleşimiyle Almanya'ya geliyordu. Bu artık sona erdi" ifadelerini kullandı. Almanya’nın göçmenler için cazip bir hedef olmaktan çıkması gerektiğini vurgulayan bakan, bu kararın hükümetin değişen göç politikalarının göstergesi olduğunu söyledi.

Geçmişte aile birleşimi sınırlamasını kaldırmak isteyen eski hükümet, gerekli çoğunluğu sağlayamamıştı. Yeni düzenleme, göçmen hakları savunucuları ve insan hakları örgütlerinden tepki toplarken, ailelerin uzun süre ayrı kalması sosyal uyumu da olumsuz etkileyebilir.

Sınır Politikaları Sertleşti

Yalnızca aile birleşimi değil, sınır politikalarında da ciddi sıkılaştırmalar söz konusu. Yeni hükümetin işbaşı yapmasının hemen ardından kara sınırlarındaki kontroller yoğunlaştırıldı. İçişleri Bakanlığı verilerine göre, iki hafta içinde Almanya sınırlarından bin 676 kişi geri çevrildi. Bu sayı, geri göndermelerde yüzde 45’lik bir artış anlamına geliyor.

Schengen bölgesindeki serbest dolaşım hakkını zedelediği için eleştirilen uygulamalar, Almanya’nın Avusturya ve Polonya sınırlarında daha da sertleşti. Göçmenler daha sık kontrol ediliyor, özellikle belgeleri eksik olanlar anında geri gönderiliyor. Ancak hamile kadınlar ve refakatsiz çocuklar bu uygulamanın dışında tutuluyor.

Sığınmacı Talepleri Görmezden Geliniyor

Almanya ayrıca sınıra ulaşan göçmenlerin sığınma taleplerini işleme almayı da büyük oranda durdurdu. Uygulamanın ilk haftasında sığınma talebinde bulunan 51 kişiden yalnızca 19’u ülkeye alınırken, 32 kişi reddedildi. Kabul edilenler arasında yalnızca hamile kadınlar ve ebeveynsiz çocuklar vardı.

Sivil toplum örgütleri bu kararların hem insani hukuk ilkelerine hem de Almanya’nın insan hakları taahhütlerine aykırı olduğunu belirterek geri adım atılması çağrısı yaptı.

Yeni Göç Politikası: Almanya Kapılarını Kapıyor mu?

Almanya’da Başbakan Friedrich Merz liderliğindeki yeni hükümet, göçmenlere yönelik politikaları daha da sıkılaştırma eğiliminde. Özellikle CDU/CSU bloğunun artan siyasi baskısı, SPD ile yapılan koalisyon anlaşmasında bile göçmen haklarında kısıtlamalara yer verilmesine yol açtı.

Yeni yasalar Almanya’nın uluslararası yükümlülükleriyle ne derece uyumlu olacak, Avrupa Birliği içindeki serbest dolaşım ilkesine nasıl yansıyacak, tüm bu sorular ilerleyen dönemde daha sık gündeme gelecek gibi görünüyor.

www.sehitlerolmez.com