Avrupa Putin’i müzakere masasına çekmek istiyor: Ukrayna için kış alarmı
Bloomberg’e göre Almanya, Fransa ve İngiltere, Ukrayna savaşını bitirmek için Rusya’yı müzakere masasına çekmenin yollarını değerlendiriyor.
Yusuf İnan | Şehitler Ölmez
ANKARA, TÜRKİYE — Avrupa’nın önde gelen ülkeleri Almanya, Fransa ve İngiltere’nin, Ukrayna’daki savaşı sona erdirmek amacıyla Rusya’yı müzakere masasına çekmenin yollarını değerlendirdiği bildirildi.
Bloomberg’in kaynaklarına dayandırdığı habere göre üç ülkenin temsilcileri, hem Ukrayna hem de Rusya’nın dahil olabileceği olası bir müzakere formatı üzerinde görüşmeler yaptı. Aynı süreçte Avrupalı yetkililerin Ukraynalı muhataplarıyla da istişarelerde bulunduğu aktarıldı. Avrupa başkentlerinde diplomatik çabaların hızlandırılması gerektiği görüşü öne çıkarken, gerekçe olarak yeni bir savaş kışının Ukrayna için daha ağır sonuçlar doğurabileceği belirtiliyor.
Avrupa yeni bir müzakere formatı arıyor
Almanya, Fransa ve İngiltere’nin yürüttüğü görüşmeler, Ukrayna savaşında diplomatik kanal arayışının yeniden hızlandığını gösteriyor.
Bloomberg’e konuşan kaynaklara göre üç ülke, savaşın taraflarını aynı diplomatik çerçeveye çekebilecek bir formül üzerinde duruyor. Bu formülün nasıl şekilleneceği, Rusya’nın hangi şartlarda masaya getirileceği ve Ukrayna’nın güvenlik taleplerinin nasıl korunacağı henüz netleşmiş değil.
Ancak Avrupa başkentlerinde, mevcut askeri ve siyasi tablonun diplomatik girişimler için dikkatle değerlendirilmesi gerektiği görüşü güçleniyor. Çünkü savaş uzadıkça hem Ukrayna’nın altyapı yükü artıyor hem de Avrupa’nın güvenlik maliyeti büyüyor.
Ukrayna ile istişare yürütülüyor
Habere göre Avrupa’nın üç büyük ekonomisi, olası müzakere formatını değerlendirirken Ukraynalı yetkililerle de temas kurdu.
Bu ayrıntı önemli. Çünkü Ukrayna açısından herhangi bir müzakere sürecinin Kiev’in rızası, güvenlik garantileri ve toprak bütünlüğü ilkeleri dışında şekillenmesi kabul edilebilir görülmüyor.
Avrupa’nın masaya Rusya’yı çekme arayışı, Ukrayna’yı baskı altına alma girişimi olarak değil, savaşın önümüzdeki kış daha ağır bir aşamaya geçmesini önleme çabası olarak sunuluyor. Ancak yine de müzakere gündemi, Kiev’in hassasiyetleri dikkate alınmadan ilerleyebilecek bir başlık değil.
Bu nedenle Avrupa’nın temel sınavı, Rusya’yı masaya çağırırken Ukrayna’nın güvenlik çıkarlarını ve egemenlik haklarını koruyacak bir diplomatik denge kurmak olacak.
Ukrayna’nın Rusya içindeki saldırıları baskıyı artırıyor
Bloomberg’in değerlendirmesinde, Ukrayna güçlerinin Rusya’nın derinliklerindeki hedeflere yönelik başarılı İHA saldırılarıyla Kremlin üzerindeki baskıyı artırdığına dikkat çekildi.
Son dönemde Ukrayna, Rusya’nın enerji altyapısını, petrol terminallerini, askeri tesislerini ve lojistik hatlarını hedef alan saldırılarını yoğunlaştırdı. Bu saldırılar, yalnızca cephe hattında değil, Rusya’nın derin arka bölgesinde de savaşın etkilerinin hissedildiğini gösteriyor.
Özellikle Rusya’nın büyük şehirlerine ve stratejik altyapısına yönelik saldırılar, Kremlin’in “savaş kontrol altında” anlatısını zorluyor. Bu durum, Batılı başkentlerde Rusya’nın daha fazla baskı altında olduğu ve diplomatik açılımların bu dönemde daha etkili olabileceği değerlendirmelerini güçlendiriyor.
Moskova’da savaş yorgunluğu işaretleri
Bloomberg’e göre Moskova’da üst düzey çevrelerde savaşa ilişkin hoşnutsuzluk işaretleri de görülmeye başladı.
Rusya’da savaş ekonomisinin maliyeti, insan kayıpları, yaptırımlar, bütçe baskısı ve uzun süren çatışmanın siyasi etkileri Kremlin çevresinde yeni tartışmalara yol açıyor. Bu tablo, Avrupa başkentlerinde “Rusya’yı masaya çekmek için zamanlama uygun olabilir” yorumlarına neden oluyor.
Ancak Rusya’nın gerçekten ciddi bir barış sürecine hazır olup olmadığı belirsiz. Moskova bugüne kadar çoğu diplomatik çıkışı kendi askeri kazanımlarını koruma ve zaman kazanma stratejisiyle değerlendirdi.
Bu nedenle Avrupa’nın olası müzakere girişimi, Rusya’nın samimiyetini test edecek bir süreç olarak da görülebilir.
Yeni bir savaş kışı endişesi
Avrupalı kaynaklara göre diplomatik çabaların şimdi hızlandırılması gerektiği düşüncesinin arkasında bir başka önemli neden daha var: Yeni bir savaş kışının Ukrayna için ağır sonuçlar doğurması ihtimali.
Rusya, geçmiş kış dönemlerinde Ukrayna’nın enerji altyapısını, elektrik şebekesini, ısıtma sistemlerini ve sivil yaşam alanlarını yoğun saldırılarla hedef aldı. Yeni bir kışa girilmesi halinde Moskova’nın benzer ya da daha ağır saldırılar düzenleyebileceği değerlendiriliyor.
Bu nedenle Avrupa, diplomatik girişimleri kış öncesinde hızlandırarak hem sivil kayıpları azaltmayı hem de Ukrayna’nın enerji altyapısına yönelik yeni bir yıkım dalgasını önlemeyi hedefliyor.
Barış arayışı kolay olmayacak
Rusya’yı müzakere masasına çekmek, Avrupa açısından diplomatik olarak kolay bir görev değil.
Moskova, savaşın başından bu yana barış görüşmelerini çoğu zaman kendi şartlarını kabul ettirme aracı olarak kullandı. Ukrayna ise işgal altındaki toprakların tanınmasını, egemenliğinin sınırlanmasını ya da güvenlik garantisi olmadan ateşkes dayatılmasını kabul etmeyeceğini defalarca açıkladı.
Bu nedenle olası bir müzakere sürecinde en kritik başlıklar; toprak bütünlüğü, güvenlik garantileri, savaş suçları, yaptırımlar, esir değişimleri, enerji altyapısının korunması ve gelecekteki saldırıların engellenmesi olacak.
Avrupa’nın girişimi, bu başlıklarda gerçekçi ve Kiev’in kabul edebileceği bir çerçeve oluşturamazsa sonuçsuz kalabilir.
Diplomasi ve askeri baskı birlikte ilerliyor
Ukrayna savaşında bugün ortaya çıkan tablo, askeri baskı ile diplomatik arayışların aynı anda ilerlediğini gösteriyor.
Ukrayna bir yandan Rusya’nın cephe gerisini hedef alarak Kremlin üzerindeki maliyeti artırıyor. Avrupa ise bu baskının diplomatik bir pencere açabileceğini değerlendiriyor.
Fakat bu denge hassas. Diplomasi, Ukrayna’nın askeri ve siyasi kazanımlarını zayıflatacak bir baskıya dönüşürse Kiev’de güvensizlik yaratabilir. Buna karşılık, Rusya üzerindeki baskı korunarak yürütülecek bir diplomatik süreç, Moskova’nın savaş maliyetini daha açık biçimde hesaplamasına yol açabilir.
Avrupa zamanla yarışıyor
Almanya, Fransa ve İngiltere’nin girişimi, Avrupa’nın Ukrayna savaşında yalnızca askeri destek sağlayan değil, diplomatik çözüm arayan bir aktör olarak da sahada kalmak istediğini gösteriyor.
Ancak zaman daralıyor. Kış yaklaştıkça Rusya’nın enerji altyapısına yönelik saldırı ihtimali artıyor, Ukrayna’nın savunma ihtiyacı büyüyor ve Avrupa kamuoyunda savaş yorgunluğu derinleşiyor.
Bu nedenle Avrupa başkentleri, Putin’i masaya çekmenin yollarını ararken aynı anda Ukrayna’nın savunma kapasitesini korumak zorunda.
Önümüzdeki haftalar, Avrupa’nın diplomatik girişiminin gerçek bir barış sürecine mi dönüşeceğini, yoksa savaşın bir kış daha ağırlaşarak devam mı edeceğini gösterecek.













