Avrupa’da ve Türkiye’de Ukraynalı Sığınmacıların Hukuki Durumu

Avrupa’daki Durum

Avrupa’da ve Türkiye’de Ukraynalı Sığınmacıların Hukuki Durumu


Dünya, son yüzyılın en büyük mülteci krizlerinden biriyle daha karşı karşıya. Sadece iki ayda ülkelerinden kaçmak zorunda kalan Ukraynalı sayısı Suriyeli mültecilerin sayısına yaklaştı. Hayata Destek Derneği, bu büyük insani krize karşı gerekli müdahaleleri yapmaya çalışıyor. Peki, Ukraynalı mültecilerin Avrupa ve Türkiye’deki yasal statüsü nedir, olası gelişmeler neler, kısaca bir göz atalım.

Avrupa’daki Durum

Rusya’nın Ukrayna’yı işgal etmek amacıyla 24 Şubat 2022’de başlattığı saldırılardan sonra Ukrayna’dan kaçan toplam sığınmacı sayısı, Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği’nin (UNHCR) verilerine göre 27 Nisan 2022 tarihi itibariyle 5 milyon 372 bine ulaştı[1].

Mülteciler ağırlıkla ülkenin batıdaki sınır komşuları Polonya, Romanya, Macaristan ve Moldova’ya sığındı. Ukrayna’nın kuzeydeki sınır komşusu Belarus ile doğu sınır komşusu Rusya’ya kaçanlar da oldu. UNHCR’ın verilerine göre Ukraynalı mültecilerin ülkelere göre dağılımı, yine 27 Nisan 2022 tarihi itibariyle şöyle:

Polonya:  2,968,716
Romanya: 801,453
Macaristan: 507,849 
Moldova:  439,290  
Rusya: 641,752  
Slovakya: 363,940    
Belarus: 24,857   

Ukraynalı mülteci sayısının sadece iki ayda, dünyadaki toplam Suriyeli mülteci sayısına, yani 5 milyon 724 bine yaklaşması, bölgeyi Suriyeli mülteci sorunundan da büyük bir krizin beklediğini gösteriyor[2]. Nitekim UNHCR, 2022’nin sonuna kadar Ukraynalı sığınmacı sayısının 8.3 milyona ulaşmasını bekliyor[3]. Bu da, 2. Dünya Savaşı’ndan bu yana dünyada yaşanan en büyük mülteci krizlerinden birine tanıklık ettiğimiz anlamına geliyor.

Kısa sürede sayıları 5 milyonu aşan mülteci topluluğu karşısında Avrupa Birliği (AB) 4 Mart 2022’de bir karar aldı ve tüm Ukraynalı sığınmacılar için 20 Temmuz 2001 tarihli ‘Geçici Koruma Direktifi’ doğrultusunda geçici koruma statüsünü kabul etti.

Türkiye’de 2014 yılından bu yana Suriyelilere uygulanan geçici koruma statüsüne benzer şekilde, 24 Şubat 2022’den sonra Ukrayna’dan kaçarak AB sınırlarına gelen Ukrayna vatandaşları ve bu ülkede yasal kalış hakkına sahip yabancılar için geçici koruma statüsü tanındı.

Geçici Koruma Direktifi doğrultusunda süresi ilk aşamada bir yıl olarak belirlenen bu statüye sahip mülteciler, oturma ve barınma hakkı, sosyal yardıma erişim, sağlığa erişim, çalışma hakkı, eğitime erişim ve AB ülkelerinde 90 gün boyunca serbestçe seyahat etme hakkı gibi haklardan yararlanacak. 24 Şubat 2022’den önce AB ülkelerinde olan ve artık ülkelerine geri dönemeyecek durumdaki Ukraynalılar da bulundukları ülkede geçici koruma statüsüne başvurabiliyor. Eğer bu talepleri kabul edilmezse bu kişilerin ikinci seçeneği de uluslararası koruma statüsüne başvuru.  

Ukraynalı mültecilere tanınan geçici koruma statüsü, tüm AB üyesi ülkelerde 4 Mart 2023 tarihine kadar uygulanacak. Koşullara göre bir yıl daha uzatılabilecek statünün ne kadar yürürlükte kalacağını ise Ukrayna’daki durum belirleyecek.

AB’nin kitlesel göç nedeniyle uygulamak zorunda olduğu geçici koruma statüsü Ukraynalıların uluslararası koruma statüsüne başvuru haklarını ortadan kaldırmıyor. 1951 Cenevre Sözleşmesi’nde düzenlendiği şekliyle ‘ırkı, dini, tabiiyeti, belli bir toplumsal gruba mensubiyeti veya siyasi düşünceleri’ nedeniyle Ukrayna’ya dönmesi halinde ‘zulme uğrayacağı’ iddiasında olan kişiler, uluslararası koruma statüsüne de başvuru hakkına sahip. Ancak bu kişilerin durumu bireysel olarak değerlendirilecek.

Türkiye’deki Durum

Resmi açıklamalara göre, 24 Şubat 2022’den sonra Türkiye’ye gelen Ukraynalı sayısı 27 Nisan 2022 tarihi itibariyle 85 binin üzerinde[4]. 11 Mart’tan sonra veri açıklamayan Göç İdaresi Başkanlığı ise, o tarihe kadar gelen Ukraynalılardan 407’sinin uluslararası koruma statüsüne başvurduğunu duyurmuştu[5]. Ancak bu tarihten sonra Türkiye’ye gelen Ukraynalıların yasal statülerine ilişkin açıklama yapılmadı.

Türkiye’nin vize muafiyeti uyguladığı ülkelerden olan Ukrayna’dan gelenlerin 90 günlük yasal kalış hakkı bulunuyor. 90 günün üzerinde kalma ihtiyacı duyanların bu durumda ikamet izin türlerinden birine veya uluslararası koruma statüsüne başvurması gerekiyor. Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu’nda (YUKK) 6 tür ikamet izni düzenlenmiş durumda: kısa dönem ikamet izni, aile ikamet izni, öğrenci ikamet izni, uzun dönem ikamet izni, insani ikamet izni ve insan ticareti mağduru ikamet izni.

Bu izin türlerinden olan kısa dönem ikamet izni ile insani ikamet izninin yoğunlukla uygulama alanı bulması bekleniyor. Türkiye’de taşınmaz malı bulunanlar ve turizm amaçlı kalacaklara verilen kısa dönem ikamet izni, her defasında en fazla ikişer yıllık sürelerle verilebiliyor.

Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu’nun 46. maddesinde düzenlenen insani ikamet izninin ise ‘olağanüstü durumlarda’ verilebileceği öngörülüyor. Bu kapsamda Ukraynalılar açısından, ilk aşamada bir yıllık ikamet hakkı veren bu izin türünün uygulama alanı bulması muhtemel. Ancak aileleri Türkiye’de yaşayanlar, Türkiye’de taşınmazı bulunanlar veya iş kuracak kişiler, yahut Türkiye’de eğitim gören Ukraynalılar açısından yukarıda sayılan diğer ikamet izin türlerinin de mümkün olabileceğini eklemek gerekiyor[6].

Uluslararası koruma statüsü açısından bakacak olursak, yukarıda da belirtildiği gibi, her başvurucunun durumu bireysel olarak değerlendirilecek. Benzer şekilde Türkiye’ye gelen Ukraynalılar için ikincil koruma statüsü de gündeme gelebilir. Bu statü, mülteci veya şartlı mülteci olarak nitelendirilemeyen, ancak menşe ülkesine veya ikamet ülkesine geri gönderildiği takdirde zulme uğrama riski altında bulunanlara verilen bir koruma statüsü. Bu statü bakımından da her başvurucunun bireysel durumu Göç İdaresi tarafından değerlendirilecek ve buna uygun bir karar verilecek.

Türkiye’ye sığınan Ukraynalı sayısının kısa sürede 85 binin üzerine çıkmış olması, YUKK’ta geçici koruma statüsünü düzenleyen 91. Maddenin 1. fıkrasındaki ‘kitlesellik’ unsurunun devreye girdiğini akıllara getiriyor. Fakat şu ana kadar kamuoyunda, savaştan kaçan Ukraynalıların geçici koruma statüsüne dair bir tartışma yürütülmüş değil.

Hayata Destek’in Çalışmaları

Hayata Destek ekibi, Ukrayna savaşının başlamasından kısa süre sonra bölgedeki mülteci krizine müdahil olmak için çalışmalara başladı. Bu kapsamda krizden en çok etkilenen ülkeler olan Romanya, Moldova ve Polonya’da 15 Mart 2022’den itibaren incelemeler ve saha çalışmaları yapıldı. Bu ülkelerde paydaş kuruluşların çalışmaları izlendi, temel ihtiyaçlar belirlendi ve insani yardımın ilkelerine dair eğitimler verildi. Aynı zamanda Romanya ve Moldova’da ayni desteklere ve nakit yardımlarına başlandı; Polonya’da ise nakit yardımların planlanması aşamasına geçildi. Hayata Destek, Türkiye’ye gelen Ukraynalı mültecilerin durumunu da yakından takip ediyor, ihtiyaçlarının tespiti ve bu çerçevede gerekli desteklerin sağlanması konusunda çalışmalarını sürdürüyor.

Hamza Aktan
Hukuk Sektör Yöneticisi
Hayata Destek


[1] Her gün güncellenen veriler için bkz: https://data2.unhcr.org/en/situations/ukraine 
[2] Güncel veriler için bkz: https://data2.unhcr.org/en/situations/syria
[3] UNHCR’ın açıklaması için bkz: https://www.reuters.com/world/europe/un-expecting-83-mln-refugees-ukraine-this-year-2022-04-26/
[4] Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın açıklaması için bkz: https://www.sozcu.com.tr/2022/gundem/turkiyeye-kac-ukraynali-siginmaci-geldi-erdogan-acikladi-7097239/
[5]Göç İdaresi Başkanlığı’nın açıklaması için bkz; https://twitter.com/Gocidaresi/status/1502369020145717250
[6] İkamet izinlerine başvuru yolları ve gerekli belgeler hakkında ayrıntılı bilgi için Türkçe, İngilizce, Rusça ve Arapça dil seçeneklerinin olduğu Göç İdaresi sayfasına bkz; https://e-ikamet.goc.gov.tr/

https://www.hayatadestek.org/blog/kategori/goc/avrupada-ve-turkiyede-ukraynali-siginmacilarin-hukuki-durumu/