Beyaz Saray teması gerilim yarattı: Bartholomeos’un sözleri Ermeni ve Rum cemaatlerini karşı karşıya getirdi

Bartholomeos’un Beyaz Saray’da Trump’la yaptığı görüşmede Türkiye’ye yönelik “zulüm” vurgusu ve Heybeliada Ruhban Okulu talebi, Türk Ortodoks Patrikhanesi ve Ermeni Vakıflar Birliği’nden eleştirilerle karşılandı. Ziyaret, azınlık hakları ve dini özgürlükler tartışmasını yeniden alevlendirdi.

Beyaz Saray teması gerilim yarattı: Bartholomeos’un sözleri Ermeni ve Rum cemaatlerini karşı karşıya getirdi

Beyaz Saray teması gerilim yarattı: Bartholomeos’un sözleri Ermeni ve Rum cemaatlerini karşı karşıya getirdi

ŞEHİTLER ÖLMEZ / WASHINGTON, ABD

Yarım saati aşan Oval Ofis görüşmesi

Fener Rum Kilisesi Başpapazı Bartholomeos, 16 Eylül’de Washington’a giderek Beyaz Saray’da ABD Başkanı Donald Trump ve yardımcısı JD Vance ile görüştü. Oval Ofis’te yarım saati aşan görüşmeye ABD Rum Ortodoks Kilisesi Başpiskoposu Elpidophoros, Laodikya Başpiskoposu Theodoritos, Silybria Başpiskoposu Maximos ile Patrikhane heyetinden isimler katıldı. Görüşmenin odağında, Ortadoğu’daki Hristiyanların durumu, Türkiye’de azınlıkların karşılaştığı sorunlar ve Heybeliada Ruhban Okulu’nun yeniden açılması başlıkları yer aldı.

“Zulüm” çıkışı tartışmayı büyüttü

Görüşme sonrası açıklama yapan Bartholomeos, Türkiye’de Hristiyanların “zorluk ve zulme” maruz kaldığını ileri sürerek, Ekümenik Patrikhane ve Türkiye’deki az sayıdaki Hristiyan topluluğun meselelerini Trump’la paylaştıklarını söyledi. Başpapaz, Heybeliada Ruhban Okulu’nun yeniden açılmasına ilişkin talebini de yineledi; ABD Başkanı’nın bu yönde isteğini dile getirdiğini kaydetti. Bu ifadeler, Türkiye’de farklı çevrelerde tepkilere yol açarken ziyareti “Türkiye’yi şikâyet” olarak yorumlayan açıklamalar peş peşe geldi.

Türk Ortodoks Patrikhanesi’nden sert tepki

Kurtuluş Savaşı döneminde milli mücadeleye katılan Papa Eftim’in torunu ve Türk Ortodoks Patrikhanesi Basın Sözcüsü Selçuk Erenerol, Bartholomeos’un sözlerini Lozan Antlaşması ve Anayasa bağlamında eleştirerek, “Türkiye Cumhuriyeti’nin bölünmez bütünlüğü tehlikededir. Bu açıklamaların yapılmasına nasıl müsaade ediyorsunuz?” ifadesini kullandı. Erenerol, Fener Rum Patrikhanesi’nin uluslararası platformlarda Türkiye’ye yönelik söylemlerini “sistematik” niteleyip, devlet kurumlarını tavır almaya davet etti.

Ermeni Vakıflar Birliği: “Türkiye’de olumlu adımlar var”

Ermeni Vakıflar Birliği Başkanı Bedros Şirinoğlu da ziyarete mesafeli yaklaşarak, Türkiye’de azınlık cemaatlerine yönelik “olumlu gelişmeler” bulunduğunu vurguladı. Şirinoğlu, İstanbul’da temeli atılan ve Türkiye Cumhuriyeti tarihinde sıfırdan inşa edilen ilk kilise olan Mor Efrem Süryani Kadim Ortodoks Kilisesini örnek gösterip, “Kiliselerimiz ve okullarımız onarılıyor; bu tablo zulüm olarak görülemez” değerlendirmesini yaptı. Şirinoğlu, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bu konularda “hassas ve duyarlı” bir yaklaşım sergilediğini de belirtti.

Heybeliada Ruhban Okulu tartışması yeniden alevlendi

1971’den bu yana kapalı olan Heybeliada Ruhban Okulu, görüşme sonrasında yeniden gündemin merkezine oturdu. Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in “açılabilir” mesajlarını hatırlatan çevreler, okulun Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlayan yasa nedeniyle kapandığını; Fener Rum Patrikhanesi’nin ise devlet denetimine girmeye karşı çıktığını anımsatıyor. Bartholomeos’un Mayıs 2025’te Yunanistan’daki bir etkinlikte okulun 2026’da açılabileceği yönünde umut verici sözler sarf ettiği bilinirken, mevcut tartışma “statü, idari yapı ve müfredat” başlıklarında düğümleniyor.

Ziyaretin siyasi ve diplomatik yankıları

Bartholomeos’un Washington hamlesi, Türk–ABD ilişkilerinin seyrinin yanı sıra, Türkiye’de azınlık politikalarının uluslararası algısı açısından da dikkat çekti. Ankara cephesinde “ikili meselelerin üçüncü ülkeler üzerinden tartışılması” eleştirisi bilinirken, dini özgürlükler başlığının ABD iç siyasetinde de karşılık bulduğu görülüyor. Ziyaretin, Fener–Türk Ortodoks Patrikhanesi ve Rum–Ermeni cemaatleri arasındaki hassas dengeleri etkileyebileceği; özellikle azınlık hakları ve kültürel miras tartışmalarına yeni bir boyut kazandırabileceği değerlendiriliyor.

Bundan sonra ne olabilir?

Gözler, bir yanda Ankara’nın Heybeliada dosyasındaki teknik–hukuki sürecine, diğer yanda Patrikhane’nin Washington temaslarının devamına çevrildi. Türkiye’deki azınlıkların hakları, ibadet ve eğitim özgürlükleri bağlamında atılacak adımların, içerde toplumsal uyumu güçlendirirken dışarıda “algı çatışmasını” azaltabileceği ifade ediliyor. Ancak Bartholomeos’un Beyaz Saray çıkışının yarattığı gerilimin, kısa vadede “dil” ve “ton” tartışmasını sürdüreceği; tarafların söylemlerini yumuşatacak diplomatik kanalların öneminin bir kez daha ortaya çıktığı belirtiliyor.


Asker Vurulunca Değil, Unutulunca Ölür!
www.sehitlerolmez.com