MİT’ten pozitif barış vurgusu: Bu aşamaya hiç gelinmemişti
MİT Akademisi Başkanı Prof. Dr. Talha Köse, Meclis’teki sunumunda, sürecin “daha önce ulaşılmamış bir eşiğe” geldiğini söyledi. “Negatif barış–pozitif barış” ayrımıyla barışın hukuken güvence altına alınmasını savunan Köse, üçüncü tarafların dışarıda bırakıldığı yerli ve millî barış mimarisinde, örgütün çok katmanlı çözülmesini hedefleyen stratejinin sürdüğünü vurguladı.
MİT’ten “pozitif barış” vurgusu: “Bu aşamaya hiç gelinmemişti”
ŞEHİTLER ÖLMEZ / ANKARA, TÜRKİYE
“Kritik eşiğe ulaşıldı”: Sürecin yerli ve kurumsal mimarisi
Milli İstihbarat Akademisi Başkanı Prof. Dr. Talha Köse, TBMM Milli Dayanışma, Demokrasi ve Kardeşlik Komisyonu’nun 10’uncu toplantısında yaptığı sunumda, Türkiye’nin kendine özgü bir çözüm/barış modeli inşa ettiğini belirterek “Daha önce hiçbir aşamada bu noktaya gelinmemişti” dedi. Köse, jeopolitik dönüşümlerin güvenlik risklerini artırdığı bir dönemde devletin kurumsal bütünlüğü, siyasi irade ve akademik katkı ile yürüyen sürecin “kritik bir eşiğe” ulaştığını vurguladı.
“Negatif barıştan pozitif barışa”: Hukuki güvence şartı
Köse, barış çalışmalarında nihai hedefin yalnızca çatışmanın susması olmadığını anlatarak “Silahlı çatışmanın bitmesi negatif barışa tekabül eder; asıl hedef pozitif barıştır” değerlendirmesini yaptı. Bu bağlamda PKK’nın kendini feshi ve silah bırakması negatif barışın göstergesi olarak işaret edilirken, barışın kalıcı hale gelmesi için hukuki güvencelerin şart olduğunun altı çizildi. Köse, “Barışın kalıcı hâle gelmesi hukuken garanti altına alınmalı” ifadesiyle, toplumsal uzlaşının yasal çerçeveyle desteklenmesi gerektiğini belirtti.
“Üçüncü taraflar devre dışı”: Yerli, millî kapasiteye dayalı süreç
Konuşmasında sürecin özgün yanlarından birini de “üçüncü tarafların devre dışı bırakılması” olarak tanımlayan Köse, Türkiye’nin bürokrasisi, siyaseti ve akademisiyle kendi sorunlarını çözebilecek kapasiteyi ortaya koyduğunu söyledi. Cumhurbaşkanının doğrudan desteği ve MİT’in etkin rolü ile yürüyen süreçte, komşu ülkeler ve bölgesel yönetimlerle koordinasyon vurgusu da öne çıktı. Köse, MİT’in dış boyuta dair yürüttüğü temasların, bölgesel barış mimarisine katkı amacını taşıdığını belirtti.
“Öcalan’ın örgütleri” mesajı ve çok katmanlı çözülme stratejisi
Prof. Dr. Köse, Abdullah Öcalan’ın Avrupa, Suriye ve Irak uzantılarıyla paralel temaslarının sürdüğünü belirterek bu tabloyu, örgütün çok katmanlı yapısının gönüllü çözülmesini hedefleyen stratejinin parçası olarak niteledi: “Bu temaslarda duraksama olmamaktadır.” Devam eden diyalogların, sadece sahadaki şiddetin durmasına değil, örgütsel çözülmeye de odaklandığı ve tüm katmanlarda eşgüdüm arandığı ifade edildi.
Oyunbozanlara karşı “önleyici mekanizmalar”: Sabotaj riskine teyakkuz
Süreci akamete uğratabilecek iç ve dış oyunbozanlara karşı önleyici mekanizmaların işletildiğini anlatan Köse, dünya genelindeki barış süreçlerinde görülen şiddet kırılmalarına dikkat çekerek titiz ve dikkatli takip yürütüldüğünü söyledi. Sabotaj girişimlerine karşı erken uyarı–hızlı reaksiyon yaklaşımının benimsendiği, barış mimarisinin rıza üretimi ve istikrar perspektifiyle güçlendirildiği kaydedildi.
“Toplumsal sözleşmenin yeniden inşası”: Hukuki ve kurumsal adımlar
Köse, sürecin yalnızca güvenlik başlığından ibaret olmadığını, toplumsal sözleşmenin yeniden inşası, siyasal mutabakatın kurumsallaşması ve bütünleşmenin hukuki zemininin oluşturulmasının hedeflendiğini belirtti. Bu kapsamda, demokratik uzlaşıyı pekiştiren ve kurumsal kapasiteyi artıran adımların, kalıcı barışın “pozitif” boyutunu inşa edeceğini vurguladı. “Büyük Türkiye uzlaşısı” ifadesiyle tarif edilen çerçevenin, toplumsal birliktelik ve güçlü ortak gelecek tahayyülü üzerine kurulduğu dile getirildi.
Asker Vurulunca Değil, Unutulunca Ölür!
www.sehitlerolmez.com













