Çanakkale mirasına kalkan: Savaş kalıntılarının satışı yasaklanıyor
TBMM’de komisyondan geçen teklifle Çanakkale Savaşı kalıntıları “taşınır kültür varlığı” sayılacak; satış ve sökümler yasaklanacak. Envanter, su altı parkı ve dijital denetimle miras bütüncül biçimde korunacak.
Çanakkale mirasına kalkan: Savaş kalıntılarının satışı yasaklanıyor
ŞEHİTLER ÖLMEZ / ANKARA
Komisyondan geçen teklifte “taşınır kültür varlığı” tanımı
TBMM Bayındırlık, İmar, Ulaştırma ve Turizm Komisyonu’nda kabul edilen yasa teklifinde, Çanakkale Savaşı’ndan kalan malzemelerin “taşınır kültür varlığı” sayılması ve satışının yasaklanması öngörülüyor. Düzenleme, tarihi yarımadada karada ve denizde gün yüzüne çıkan mermi, şarapnel, mühimmat parçaları, teçhizat ve batık unsurların envantere alınmasını ve korunmasını hedefliyor. Teklif Genel Kurul aşamasının ardından yasalaşırsa, koleksiyon ve piyasadaki açık artırmalar yoluyla el değiştiren pek çok obje devlet koruması kapsamına girecek.
Amaç: Yağmayı durdurmak, mirası kayıt altına almak
Teklifin gerekçesinde, savaş kalıntılarının yıllar içinde antika pazarlarına ve çevrimiçi mecralara taşındığı, deniz altındaki batıklardan söküm yapıldığı ve alanın bütünlüğünün zarar gördüğü vurgulanıyor. Yeni düzenleme; buluntuların kazanç amacıyla dolaşıma girmesini engellerken, müzeler ve resmi envanterler üzerinden bilimsel koruma ve sergileme süreçlerini güçlendirecek. Uygulama, sit ve koruma statüleriyle uyumlu şekilde idari ve cezai yaptırımlar da içeriyor.
Su altı parkı ve kontrollü dalış vizyonu
Tarihi Alan Başkanlığı, Gelibolu açıklarında yaklaşık 150 kilometrekarelik bir alanda oluşturulan su altı parkı konseptiyle batıkların kültürel miras olarak ele alınmasına hazırlanıyor. Düzenleme, dalış turizmini “dokunma-sökme yok, izleme var” prensibiyle disipline etmeyi amaçlıyor. Böylece hem eğitimli dalgıçların kontrollü ziyaretleri mümkün olacak, hem de bilimsel araştırmalar için daha güvenli ve sürdürülebilir bir çerçeve sağlanacak.
110 yıllık gecikmeye “bütüncül koruma” yanıtı
Uzmanlara göre, Çanakkale’nin benzersiz savaş peyzajını oluşturan tabyalar, siperler, batık gemiler ve mühimmatın bütüncül bir yaklaşımla korunması, “geçmişteki ihmalleri telafi eden” bir adım niteliğinde. Uzun yıllar boyunca bireysel toplama, söküm ve hurda ticaretiyle alan bütünlüğü bozulmuş; özellikle deniz tabanındaki metal aksamlara yönelik yasadışı çıkarımlar mirası zayıflatmıştı. Yeni çerçeve, “buluntu = kamu malı” anlayışını netleştirerek, kaçakçılığın önünü kesmeyi ve restorasyon/belgeleme projelerine kaynak aktarımını kolaylaştırmayı hedefliyor.
Envanter, eğitim ve yerel katılım kritik olacak
Teklifin yasalaşmasının ardından en kritik başlık, kapsamlı bir envanter ve raporlama sistemi kurulması. Alan yönetimi ve müzeler; güvenlik birimleriyle koordineli, dijital kayıt altyapısına dayalı, yer bildirimi teşvik eden bir mekanizma kuracak. Bölge halkı ve dalış kulüplerine verilecek eğitimlerle “buluntu bildirme” kültürü güçlendirilecek. Yerel paydaşların kontrollü turizm zincirine dahil edilmesi, hem ekonomik sürdürülebilirliği hem de farkındalığı artıracak.
Dijital satışlara sıkı takip, yaptırımlara netlik
Savaş kalıntılarının e-ticaret ve sosyal medya üzerinden el değiştirmesini engellemek için platformlarla kurumsal işbirliği planlanıyor. Yaptırımlar; izinsiz söküm, satış ve buluntuyu bildirmeme hallerine özgü kademeli cezalar ve el koyma süreçlerini kapsayacak. Böylece sahadaki uygulama birliği güçlenirken, caydırıcılık artırılacak.
Kültürel miras ve anma etiği el ele
Düzenleme yalnızca eser güvenliğini değil, anma ve saygı kültürünü de güçlendirmeyi hedefliyor. Tarihi peyzajın korunması, şehitlik ve anıt alanlarında düzenlenen törenlerin anlamını pekiştirirken, gelecek kuşaklara aktarılacak hikâyelerin maddi kanıtlarını da güvence altına alacak. Yetkililer, “ziyaretçi deneyimini artıran ama mirasın dokunulmazlığını koruyan” yeni rehberlik standartları üzerinde de çalışıyor.
*
Asker Vurulunca Değil, Unutulunca Ölür!
www.sehitlerolmez.com
Kaynak: Uğur Dündar / Sözcü













