Cem Gürdeniz’den Alaska ve Washington değerlendirmesi: Rusya’ya büyük güç statüsü fiilen tanındı
Emekli Tümamiral Cem Gürdeniz, “Alaska” ve Washington temaslarının ABD’nin Rusya’yı “büyük güç” olarak fiilen tanıdığı bir eşiğe işaret ettiğini, Ukrayna dosyasında ateşkes–güvenlik garantileri–tarafsızlık ekseninin öne çıkabileceğini değerlendiriyor.
Cem Gürdeniz’den “Alaska ve Washington” değerlendirmesi: “Rusya’ya büyük güç statüsü fiilen tanındı”
YEREL GÜNDEM / İSTANBUL
Gündemdeki buluşmaların jeopolitik okuması
Emekli Tümamiral Cem Gürdeniz, 15 Ağustos’ta düzenlenen ve kamuoyunda “Alaska Zirvesi” olarak anılan temaslar ile Washington’daki görüşmelerin, küresel güç dengeleri açısından “eşik” oluşturduğunu savundu. Gürdeniz’e göre bu buluşmalar, ABD’nin Rusya’yı “büyük güç” olarak fiilen tanıdığının işareti niteliği taşıyor. Söz konusu sürecin Ukrayna Savaşı’nı aşan bir bağlama oturduğunu belirten Gürdeniz, “Jeopolitik denge yeni bir evreye giriyor” değerlendirmesini yaptı.
“Batı’nın Rusya politikası değişiyor” iddiası
Gürdeniz, 2017’den bu yana ABD ve Avrupa Birliği’nin Rusya’yı sınırlamaya dönük stratejisini hatırlatarak, yaptırımların ve izolasyon girişimlerinin “sürekliliği dalgalı bir çizgide” sürdürdüğünü söyledi. Ancak son temasların “algıdan çok olguların belirleyici olduğu” bir döneme geçişe işaret ettiğini ileri sürdü. Gürdeniz, Trump yönetiminin Avrupa’ya “güvenlik sorumluluğunu daha fazla üstlenme” mesajı verdiğini, bunun da Ukrayna dosyasında yeni tartışma başlıkları doğurabileceğini dile getirdi.
Ukrayna sahası: “Donbas’ta ilerleme, Odesa riski” vurgusu
Sahaya ilişkin değerlendirmesinde Gürdeniz, Rusya’nın Donbas’ta “kritik kazanımlar” elde ettiğini, savaş durmazsa Dnipro hattına ve hatta Odesa’ya uzanan bir risk senaryosunun konuşulduğunu söyledi. Olası bir Odesa kaybının Ukrayna’nın denizle bağını keserek “uzun vadeli ekonomik toparlanmayı zorlaştırabileceğini” belirtti. Bu çerçevede Kiev yönetiminin “ateşkese ve müzakereye” daha açık hale geldiğini savunan Gürdeniz, kamuoyu eğilimlerinin de zaman içinde bu yönde değiştiğini öne sürdü.
NATO, güvenlik garantileri ve tarafsızlık tartışması
Gürdeniz, Ukrayna’nın NATO üyeliğinin “kısa vadede gerçekçi olmadığını” ifade ederken, güvenlik garantileri ve “tarafsızlık” seçeneklerinin tekrar masaya gelebileceğini söyledi. Bu bağlamda, Avusturya’nın 1955’te kabul ettiği tarafsızlık modeline gönderme yapan Gürdeniz, “Sahadaki denge belirleyici olacak; siyasi söylemler kadar askeri tablo da masayı şekillendiriyor” yorumunu yaptı. Avrupa başkentlerinin savunma harcamalarını artırma planlarının ise “tehdit algısına” bağlı olarak hızlanabileceğini belirtti.
Enerji, ekonomi ve savunma sanayi boyutu
Savaşın uzamasının Avrupa ekonomileri üzerinde enerji fiyatları ve tedarik zincirleri yoluyla baskı oluşturduğunu söyleyen Gürdeniz, Rusya’nın savaş ekonomisine geçtiğini ve savunma sanayindeki üretim kapasitesinin “yüksek seyrettiğini” dile getirdi. Bu tablo, onun yorumuna göre, Avrupa’da “refah devleti” önceliklerinden “güvenlik devleti” reflekslerine kısmi bir kayışı tetikliyor. Gürdeniz, buna paralel olarak ABD ve Avrupa’da savunma sanayii siparişlerinin artabileceğini de not etti.
Nükleer risk ve silahların kontrolü: “Kritik başlık”
Gürdeniz, Alaska temaslarının “en hayati” başlıklarından birinin nükleer risklerin yönetimi olduğunu savundu. Yeni START anlaşmasının 2026’da sona ereceğine dikkat çekerek, “nükleer silahların kontrolünde risk azaltıcı mekanizmaların” yeniden canlandırılmasının küresel güvenlik açısından öncelik taşıdığını ifade etti. Görüşmelerin bu yönde “kanallar açabileceğini” ancak sürecin seyrinin tarafların iradesine bağlı olduğunu söyledi.
Washington hattı ve Avrupa ile ilişkiler
Washington’daki temaslar ve Avrupa başkentlerinde yürüyen müzakerelerin, “Ukrayna dosyasında yük paylaşımı ve maliyet yönetimi” başlıklarını öne çıkardığını belirten Gürdeniz, ABD’nin desteğinin “koşullu ve maliyeti gözeten” bir çerçeveye oturabileceğini öngördü. Buna karşın Avrupa’da liderlik tartışmalarının ve iç kamuoyu dinamiklerinin politika yapımını zorlaştırdığını vurguladı.
Resmî açıklamalar belirleyici olacak
Gürdeniz’in değerlendirmeleri, “Alaska ve Washington” ekseninde süren görüşmelerin yol haritasına ilişkin çeşitli senaryoları gündeme taşıyor. Ancak sahada ve masada bağlayıcı bir çerçeve ortaya konulabilmesi için taraflardan gelecek resmî açıklamalar, metinler ve somut takvimlerin belirleyici olacağı hususu öne çıkıyor. Bu nedenle, önümüzdeki haftalarda güvenlik garantileri, ateşkes parametreleri ve olası konferans formatlarına dair netlik arayışı izlenmeye devam edilecek.
Etiketler: #CemGürdeniz #AlaskaZirvesi #Washington #Ukrayna #Rusya #NATO #ateşkes #nükleer













