Çözüm sürecinde Suriye ve yük tartışması: AKP’ye eleştiriler, demokratikleşme beklentisi

TBMM’deki Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu, çözüm sürecinde kritik bir aşamaya girerken; Suriye dosyası, AKP’ye yönelik “yük paylaşımı” ve demokratikleşme eleştirileri ile Fidan’ın SDG/YPG açıklamaları siyasetin ana tartışma başlıkları oldu.

Çözüm sürecinde Suriye ve  yük  tartışması: AKP’ye eleştiriler, demokratikleşme beklentisi

Çözüm sürecinde Suriye ve “yük” tartışması: AKP’ye eleştiriler, demokratikleşme beklentisi

YEREL GÜNDEM / ANKARA

Meclis’te yeni evre: Komisyon ve kritik başlıklar

TBMM’de kurulan Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nun 21 Ağustos 2025’teki mesaisiyle çözüm süreci yeni bir aşamaya girdi. Kulislerde, “sürecin başarısız olması için özel çaba harcayan” aktörlerden, iktidar ve muhalefetin rol paylaşımına uzanan geniş bir gündem konuşuluyor. Suriye dosyası ise hem güvenlik hem diplomasi boyutuyla sürecin en sıcak tartışma alanı olmayı sürdürüyor.

AKP’ye ‘yük paylaşımı’ ve demokratikleşme eleştirileri

Siyasi kulislerde, AKP’nin süreci topluma anlatma ve toplumsal rıza üretme yükünü yeterince üstlenmediği, bu yükün sahada büyük ölçüde MHP’nin omuzlarında kaldığı yorumları öne çıkıyor. Ayrıca CHP’ye dönük yargısal süreçlerin ve siyasi baskı iddialarının, komisyonun “silah bırakma sonrası”na yönelik yasal çerçeve çalışmalarını demokratikleşme adımlarından kopardığı eleştirileri var. CHP cephesi, komisyonun yalnızca silahsızlanmaya odaklanmaması gerektiğini, ifade ve örgütlenme özgürlüğü, yerel yönetimlere ilişkin standartlar ve yargı bağımsızlığı gibi başlıklarda eşzamanlı ilerleme talep ediyor. İktidar kanadından bazı isimler ise “önceliğin silah bırakma ve entegrasyonun yasal zemini” olduğunu savunuyor; buna karşın “dünya deneyimlerinin ve reform ihtiyacının göz ardı edilemeyeceği” görüşünü de dillendiriyor.

Fidan’ın SDG/YPG çıkışı: ‘Sürecin ruhuna aykırı’ polemiği

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın, Suriye Demokratik Güçleri (SDG) ve bileşeni YPG’yi hedef alan sert açıklamaları ile kuzey Suriye’ye yönelik olası operasyon sinyalleri, DEM Parti’de rahatsızlık yarattı. Parti yönetimi, bu tonun “sürecin ruhuyla bağdaşmadığını” ve masadaki zemini zayıflattığını savunuyor. Siyaset kulislerinde Fidan’ın sürece mesafeli olduğu yönünde yorumlar yapılsa da, iktidar cephesi bu değerlendirmelere katılmıyor.

İktidarın mesajı: ‘Siyasi irade tam, Suriye’de toprak bütünlüğü esastır’

AKP kaynakları, “siyasi iradenin çözüm kararlılığının tam olduğunu” vurgulayarak, Suriye başlığında “Şam dâhil tüm aktörlerle diplomasinin sürdüğünü” ve “Suriye’nin toprak bütünlüğünün süreç için temel ilke” kabul edildiğini belirtiyor. Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş’un, “içeride ve dışarıda süreci sabote etmek isteyenler var” uyarısı da iktidar kulislerinde sıkça tekrarlanıyor. İktidar içindeki farklı tonlara rağmen genel çizgi, PKK’nın silah bırakması ve sonrası entegrasyon adımlarının, toplumun geniş kesimlerinin desteğiyle ve hukuk devleti ilkesi içinde ilerlemesi yönünde.

Topluma anlatım ve ‘yük’ paylaşımı: MHP ve DEM Parti sahada, AKP’nin temposu tartışılıyor

Sürecin toplumsallaşması, komisyon kadar partilerin saha faaliyetlerine de bağlı. MHP ve DEM Parti, örgütleriyle sahaya inip taban toplantılarına hız verirken, AKP’nin bakanlıklar üzerinden yürüttüğü çalışmalar muhalefet tarafından “yetersiz” bulunuyor. “Komisyonun amacı İmamoğlu ve CHP’li belediyelerin dosyaları değil” diyen iktidar kaynakları, ana muhalefetin “Terörsüz Türkiye” vizyonuna destek verecek somut önerilerle masaya gelmesini beklediklerini ifade ediyor. Bu çerçevede “silah bırakma–entegrasyon–toplumsal ikna” üçlüsünün yanı sıra, ifade özgürlüğü ve katılımcı yerel yönetim gibi reform başlıklarının da toplumun ikna sürecini güçlendireceği belirtiliyor.


Etiketler:
#ÇözümSüreci #TBMM #AKP #CHP #MHP #DEMParti #Suriye #Demokratikleşme

www.yerelgundem.com