TBMM’de Terörsüz Türkiye oturumu: EMŞAV Başkanı Yılmaz’dan bütüncül mücadele ve hukuk devleti vurgusu
TBMM’deki “Terörsüz Türkiye” oturumunda EMŞAV Başkanı Abdurrahman Yılmaz, terörle mücadelenin güvenlik, siyaset ve hukuk ayağını birleştiren bütüncül bir stratejiyle yürütülmesi gerektiğini vurguladı; silah bırakma sonrası entegrasyon ve bölgesel risklere karşı uyarılarda bulundu.
TBMM’de “Terörsüz Türkiye” oturumu: EMŞAV Başkanı Yılmaz’dan bütüncül mücadele ve hukuk devleti vurgusu
YEREL GÜNDEM / ANKARA
Komisyon, şehit ve gazi yakınlarını dinledi
Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde “Terörsüz Türkiye” hedefi çerçevesinde çalışan Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu, bu hafta şehit ve gazi yakınlarını temsil eden sivil toplum kuruluşlarını dinledi. Türkiye Harp Malülü Gaziler, Şehit Dul Yetimleri Derneği Başkanı Mustafa Işık; Türkiye Gaziler ve Şehit Aileleri Vakfı Başkanı Lokman Aylar; Türkiye Şehit Yakınları ve Gaziler Dayanışma Vakfı Başkanı Bilge Gürs; Emniyet Teşkilatı Vazife Malülü ve Şehit Aileleri Vakfı (EMŞAV) Başkanı Abdurrahman Yılmaz ve Türkiye Muharip Gaziler Derneği Genel Başkanı Beyazıt Yumuk, komisyona görüş ve önerilerini sundu. Tutanaklara yansıyan değerlendirmeler, örgüt başkanlarının büyük ölçüde benzer kaygı ve beklentileri paylaştığını gösterdi.
Yılmaz’ın mesajı: Teröristle değil, terörle bütüncül mücadele
Eski emniyet müdürü ve EMŞAV Başkanı Abdurrahman Yılmaz, komisyonda yaptığı konuşmada, Türkiye’de terörle mücadelenin “zaman zaman yalnızca teröristle mücadeleye” indirgenmesi nedeniyle yanlışlar yapıldığını söyledi. “Terörle mücadele, terörün argümanlarını ortadan kaldırmayı da içerir” diyen Yılmaz, güvenlik tedbirlerinin tek başına veya siyasi tedbirlerin güvenlikten tamamen bağımsız yürütülmesinin başarıyı geciktirdiğini vurguladı. Yılmaz’a göre çözüm, güçlü istihbarat, askeri caydırıcılık, siyasi kararlılık ve toplumsal dayanışmayı aynı zeminde buluşturan tavizsiz ama hukuk içinde bir strateji.
Güvenlik ile hukuk yan yana: IRA–ETA örnekleri
Yılmaz, İngiltere ve İspanya’nın IRA ve ETA süreçlerini örnek göstererek “kararlı güvenlik önlemleriyle birlikte toplumun tüm kesimlerini kapsayan siyasi süreçlerin, hukuk devleti ilkelerinden taviz vermeden” yürütüldüğünde silahlı yapıların sona erdirilebildiğine dikkat çekti. Türkiye’de de yaklaşık yarım asırdır süren PKK terörünün benzer bir yöntemle sonlandırılabileceğini belirten Yılmaz, “Terörsüz Türkiye” hedefinin sağduyulu, stratejik ve tavizsiz biçimde somut adımlarla hayata geçirilmesi gerektiğini ifade etti.
Silah bırakma, fesih ve entegrasyon: Yol haritası önerileri
PKK’nın silah bırakmasının “yeni bir dönem” anlamına geldiğini belirten Yılmaz, bununla yetinilmeyip PYD/YPG, SDG ve PJAK gibi yapıların da silah bırakmasının elzem olduğunu söyledi. Yılmaz, tüm illegal yapılanmaların kendini feshetmesi ve benzeri oluşumların yeniden ortaya çıkmaması için yasal çerçevenin güçlendirilmesini istedi. Silah bırakma sonrası döneme özellikle dikkat çeken Yılmaz, örgüt üyelerinin tasfiyesi ve topluma entegrasyonu için bilimsel temelli programlar geliştirilmesini; bu amaçla akademisyenler ve sivil toplumun sürece dahil edilmesini önerdi. Meclis’in silah bırakmanın “yasal zeminini” oluşturacak düzenlemeleri yaparken, “ağır bedeller ödeyen şehit aileleri ve gazileri rencide etmeyecek” bir dil ve yaklaşım benimsemesi gerektiğini vurguladı.
Bölgesel denge ve “Davut Koridoru” uyarısı
Türkiye’nin yalnızca iç güvenliğe odaklanamayacağını belirten Yılmaz, terör örgütlerinin “bölgedeki hâkim güçlerin etkisinden çıkarılması” gerektiğini savundu. Bu kapsamda ABD ve İsrail’e atıf yapan Yılmaz, Suriye’nin kuzeyinde “Davut Koridoru” adıyla anılan bir planın Türkiye dâhil bölge ülkelerini kuşatma riskine işaret etti. Yılmaz, “Terörsüz Türkiye” hedefinin hayata geçmesinin, yalnızca ülke içinde değil, bölgede de daha istikrarlı bir güvenlik ortamı sağlayacağını dile getirdi.
Tarihsel hafıza: Hatalar ve dersler
Yılmaz’ın değerlendirmelerine göre, geçmişte yalnız güvenlik merkezli dönemler kadar sadece siyasi adımların öne çıktığı dönemler de mücadelenin bir ayağını eksik bıraktı. Bu nedenle bugün atılacak adımların, hem güvenlik hem de hak ve özgürlükler boyutunu aynı anda gözetmesi önem taşıyor. Konuşmasında, toplumun geniş kesimlerini içine alan bir sürecin ve güçlü devlet otoritesinin, terörle mücadelenin sürdürülebilir başarısının anahtarı olduğu vurgulandı.
Adalet tartışması: “Caprio” sorusu ile kapanış
Toplantı gündeminin sonunda, kamu vicdanı ve adalet duygusunun güçlendirilmesine dair sembolik bir soru da gündeme geldi. ABD’de “Babacan Yargıç” diye anılan ve yakın zamanda hayatını kaybeden Frank Caprio’nun adalet anlayışı hatırlatılarak, “Türkiye’de Caprio benzeri bir hâkim/savcı neden çıkmıyor, çıksa ne kadar görev yapabilir?” sorusu soruldu. Bu hatırlatma, terörle mücadele kadar, yargıya güven ve hukuk devleti standartlarının da toplumsal bütünlüğü besleyen temel unsurlar olduğuna işaret etti.
Etiketler:
#TBMM #EMŞAV #TerörsüzTürkiye #PKK #hukukdevleti #güvenlik #entegrasyon #FrankCaprio
Kaynak: Tolga Şardan / T24













