Dorukhan Büyükışık davasında kritik ifade: Cinayet itirafı iddiası
Dorukhan Büyükışık'ın şüpheli ölümüne ilişkin davada bir tanık, maktulün darp edilerek inşaattan atıldığına dair şok edici bir itirafı mahkemeye taşıdı.
AHMET TAŞ / ŞEHİTLER ÖLMEZ
İZMİR, TÜRKİYE — İzmir'de 8 yıl önce bir inşaat şantiyesinde ölü bulunan 26 yaşındaki Dorukhan Büyükışık'ın davasında, bir tanığın maktulün darp edilerek binadan atıldığına dair "itiraf" beyanı ve adli tıp uzmanının cesedin yatış şeklinin değiştirildiği yönündeki ifadeleri duruşmaya damga vurdu.
İzmir 21. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen duruşmaya, emekli Tümgeneral Ethem Büyükışık ve anne Nihal Büyükışık ile tutuksuz yargılanan bazı sanıklar katıldı. SEGBİS aracılığıyla dinlenen tanıklar ve adli tıp uzmanları, olayın bir intihardan ziyade organize bir darp ve ardından gelen cinayet olduğuna yönelik ciddi iddialar ortaya koydu.
Tanıktan şok iddia: "İnşaat demiri ve copla dövmüşler"
Duruşmada başka bir suçtan tutuklu bulunan tanık K.K., 2021 yılında G.A. isimli bir şahsın kendisine yaptığı itirafı mahkemeye aktardı. K.K., şahsın kendisine bir çocuğu inşaat demiri, cop ve kelepçeyle dövdükten sonra Narlıdere'deki bir inşaattan attığını ve olayı intihar gibi gösterdiğini anlattığını öne sürdü. Tanık, "Çocuğun emekli bir askerin oğlu olduğunu söyledi. Cezaevinde bu davanın detaylarını duyunca her şeyin örtüştüğünü anladım ve tanık olmak istedim" dedi.
Adli tıp uzmanı: "Cesedin yatış şekli değiştirilmiş"
Maktulün ölü muayenesini gerçekleştiren adli tıp uzmanı G.B. ise tıp literatüründe nadir rastlanacak bir duruma dikkat çekti. G.B., olay yerindeki cesedin yatış şeklinin kendi muayene ettiği sıradakinden farklı olduğunu belirterek cesede müdahale edildiği imasında bulundu.
Adli tıp uzmanı G.B. ifadesinde şu çarpıcı detayları paylaştı:
"Meslek hayatım boyunca hiç bu kadar yüksekten düşüp de bu kadar az yara alan bir vakaya rastlamadım. Vücutta sadece iki küçük sıyrık vardı. Polislere o an 'Bu yüksekten düşme olmayabilir' dedim. Garip bir durum sezdiğim olay yeri kameralarına da yansımış olmalı."
Polis amiri ve şantiye sahipleri kendilerini savundu
Olay döneminde Narlıdere İlçe Emniyet Müdürlüğünde polis merkezi amiri olarak görev yapan sanık İ.K., kamera kayıtlarına şifreli oldukları gerekçesiyle erişemediğini savundu. Maktule ait cep telefonu ve araç anahtarının yerlerinin değiştirildiği iddialarına karşılık, "Eşyaları nasıl muhafaza etmem gerekiyorsa öyle yaptım" yanıtını verdi. İnşaat firması sahibi M.T. ve oğlu T.T. ise olayı "garip" buldukları için emniyete haber verdiklerini, ancak kameraların çalışmaması konusunda bilgilerinin olmadığını iddia ettiler.
Dava süreci ve arka plan
13 Mayıs 2018 tarihinde Dorukhan Büyükışık'ın şantiyede cansız bedeninin bulunmasıyla başlayan süreçte, olayın önce intihar olduğu değerlendirilmişti. Ancak ailenin ısrarlı takibi sonucu, olay yerindeki polisler hakkında "görevi kötüye kullanmak", şantiye çalışanları ve bekçiler hakkında ise "kasten öldürme" suçlamalarıyla davalar açıldı. 2025 yılında birleştirilen davada sanıklar müebbet hapis cezası istemiyle yargılanıyor.
Mahkeme heyeti, dosyadaki eksikliklerin giderilmesi ve sanıkların mevcut hallerinin devamına karar vererek duruşmayı ileri bir tarihe erteledi.













