ECRI'den Türkiye'ye Uyarı: İnsan Hakları Kurumu’nun Bağımsızlığı Tehlikede

Avrupa Konseyi’nin ECRI raporu, Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu’nun bağımsızlığına dair ciddi yasal eksikliklere ve LGBTİ ile azınlık haklarında yaşanan gerilemelere dikkat çekiyor.

ECRI'den Türkiye'ye Uyarı: İnsan Hakları Kurumu’nun Bağımsızlığı Tehlikede

ECRI'den Türkiye'ye Uyarı: İnsan Hakları Kurumu’nun Bağımsızlığı Tehlikede

ŞEHİTLER ÖLMEZ / TÜRKİYE

Avrupa Konseyi Türkiye raporunu yayımladı

Avrupa Irkçılık ve Hoşgörüsüzlükle Mücadele Komitesi (ECRI), Türkiye’ye ilişkin altıncı ülke raporunu yayımladı. Raporda, insan hakları alanında bazı olumlu adımlar atıldığı kabul edilirken, Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu’nun (TİHEK) bağımsızlığını tehdit eden yasal boşluklara dikkat çekiliyor.

ECRI'nin hazırladığı kapsamlı rapor, 21 Kasım 2024 tarihine kadar Türkiye’de yaşanan gelişmeleri kapsıyor. Eşitliğe erişim, nefret söylemi, entegrasyon ve ayrımcılıkla mücadele gibi kritik başlıklara odaklanan rapor, Ankara'nın bazı çabalarını olumlu bulurken, birçok yapısal eksikliğe de işaret ediyor.

Kurumsal bağımsızlık sorgulanıyor

Rapora göre, TİHEK’in görev kapsamı, uygulama gücü ve yasal dayanağı, kurumsal bağımsızlık açısından endişe yaratıyor. Özellikle 6701 sayılı Kanunun 8(1) maddesi, kurumun Cumhurbaşkanlığına bağlı bir bakanlık olan Adalet Bakanlığı ile ilişkilendirilmesini öngörüyor.

ECRI, TİHEK üyelerinin tamamının Cumhurbaşkanı tarafından atanmasının, kurumun siyasi etkiden bağımsız hareket etmesini zorlaştırdığını belirtiyor. Ayrıca kurumun mahkeme süreçlerine doğrudan müdahil olamaması, davaları başlatamaması ve cinsel yönelim temelli ayrımcılık iddialarını yetki alanına dahil etmemesi eleştirilmekte.

Din eğitimi ve ayrımcılık vurgusu

Raporda Türkiye’de zorunlu din eğitimi kapsamında yaşanan eşitsizliklere de değiniliyor. Lozan Antlaşması ile tanınan azınlıkların çocuklarının bu derslerden muaf tutulabildiği, ancak diğer inanç gruplarına mensup öğrencilerin bunun için resmi belge sunmak zorunda bırakıldığı aktarılıyor.

Ayrıca üniversiteye giriş sınavlarında din kültürü sorularının yer almasının, bu dersten muaf olan öğrenciler için açık bir dezavantaj oluşturduğu ve eşitlik ilkesine aykırı olduğu belirtiliyor.

LGBTİ haklarında gerileme var

ECRI, Türkiye’de LGBTİ bireylerin haklarına dair durumun son yıllarda daha da kötüleştiğini bildiriyor. Herhangi bir ulusal eylem planının olmaması, resmi diyalog mekanizmalarının kurulmaması ve artan toplumsal ayrımcılık, Türkiye’yi Avrupa’nın en düşük puan alan ülkeleri arasına yerleştiriyor.

ILGA-Europe tarafından hazırlanan 2024 Gökkuşağı Haritası’na göre Türkiye, 49 Avrupa ülkesi arasında 46. sırada yer alıyor. Bu veriler, hem yasal koruma eksikliğini hem de toplumsal hoşgörüsüzlüğü ortaya koyuyor.

Nefret söylemi medyada yaygın

Raporda, nefret söylemi ve ırkçı ifadelerin özellikle medya ortamında yaygın şekilde kullanıldığına dikkat çekiliyor. Yahudi, Alevi, Ermeni ve Protestan Hristiyan toplumlarına yönelik ayrımcı söylemler halen ciddi bir sorun teşkil ediyor.

Türk yetkililerin Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı'na (AGİT) bildirdiği verilere göre, 2021 yılında 619 nefret suçu vakası tespit edildi. Bu sayı 2020 yılında 1.286’ydı. Ancak 2022 yılına dair resmi veri sunulmadı.

ECRI, bu sorunun çözümü için hükümete, LGBTİ örgütler ve dini azınlık temsilcilerinin de içinde yer aldığı bir çalışma grubu kurarak, ulusal çapta nefret söylemiyle mücadele stratejisi geliştirme çağrısı yaptı.

Roman vatandaşlara dair veri eksikliği

Raporda Türkiye'deki Roman toplumunun sosyal dışlanma, yoksulluk ve eğitime erişim sorunları da geniş yer buldu. Türkiye’de Roman nüfusuna dair resmi istatistiklerin toplanmaması, politika üretimini zorlaştırıyor.

Avrupa Konseyi 2012 yılı tahminlerine göre Türkiye'de yaklaşık 2,75 milyon Roman yaşıyor. Bu sayı, Avrupa ülkeleri arasında en büyük Roman nüfusu anlamına geliyor.

ECRI, Türk yetkililere Romanlar hakkında eğitim, sağlık, istihdam ve konut gibi alanlarda kapsamlı ve cinsiyete göre ayrıştırılmış veri toplanması ve bu veriler doğrultusunda politikalar geliştirilmesi tavsiyesinde bulundu.

Sonuç ve tavsiyeler

ECRI, Türkiye'nin son yıllarda insan hakları ve eşitlik alanında belirli ilerlemeler kaydettiğini teslim etmekle birlikte, kurumsal bağımsızlık, LGBTİ hakları, azınlık hakları ve nefret söylemi gibi temel alanlarda ciddi yapısal reformlara ihtiyaç duyulduğunu vurguluyor.

Rapor, Türkiye'nin bu alanlarda uluslararası standartlara yaklaşabilmesi için daha fazla şeffaflık, veri paylaşımı, siyasi etkiden arındırılmış kurumlar ve kapsayıcı politika süreçlerine yönelmesi gerektiğini net biçimde ortaya koyuyor.

www.sehitlerolmez.com