El Ele Tutup Şehit Düştüler: Zara Katliamının Acı Hikâyesi
1995’te Sivas-Zara yolunda PKK tarafından gerçekleştirilen katliamda şehit olan Astsubay Murat Namdar ve Gezder ailesinin yaşadığı acılar, tanıkların sözleriyle aktarılıyor.
El Ele Tutup Şehit Düştüler: Zara Katliamının Acı Hikâyesi
YUSUF İNAN / ŞEHİTLER ÖLMEZ / SİVAS
1995 yılının 23 Eylül günü, Sivas’ın Zara ve İmranlı ilçeleri arasında yaşanan hain saldırı, yalnızca bir şehit ailesini değil, birçok haneyi acıya boğdu. PKK tarafından gerçekleştirilen bu pusuda, Astsubay Kıdemli Üstçavuş Murat Namdar, Yılmaz ve Namık Gezder kardeşlerle birlikte toplam beş kişi katledildi. Olayın tanıkları ve geride kalanlar için bu acı, yıllar geçse de kapanmayan bir yara olarak kaldı.
Aileleri Sarsan Büyük Acı
Şehit Yılmaz ve Namık Gezder’in annesi Safiye Gezder, çocuklarının ölümüne yalnızca iki yıl dayanabildi; kalbi evlat acısına yenik düştü. Baba Neşet Gezder ise yaşadığı büyük üzüntünün ardından görme ve işitme yetisini kaybetti. Yılmaz Gezder’in eşi Gülzade, “Apo bin kez idam edilse içimdeki ateş sönmez. Yıldız Namdar’ın yerinde olsam, Apo’nun yüzüne haykırmak isterdim” sözleriyle yüreğindeki isyanı dile getirdi.
El Ele Tutuşturulup Katledildiler
Saldırı sırasında teröristler, Astsubay Murat Namdar ve Yılmaz Gezder’i yan yana getirip el ele tutuşturarak kurşuna dizdi. Bu vahşet, olayı yaşayanlar için unutulmaz bir kabusa dönüştü. Yılmaz’ın eşi Gülzade, teröristlere “Beni de öldürün” diye haykırmış, ancak saldırganlar onu hayatta bırakmıştı. Geriye ise tarifsiz bir acı kalmıştı.
Çocukların Gözleri Önünde
Olay esnasında aracın içinde saklanarak kurtulan 10 yaşındaki Tuncay Gezder, babasının ölümüne tanıklık eden bir diğer masumdu. “Kafamı camdan uzatmıştım, her yer silah sesleriyle doldu. Aracın içine saklandım. Beni babasız bıraktılar” sözleriyle yaşadığı travmayı yıllar sonra bile unutamadığını anlattı. Bu sözler, geride kalan çocukların taşıdığı acının ve boşluğun en yalın ifadesiydi.
Şehidin Tanınmaz Haldeki Bedeni
O gece saldırıya uğrayan beş kişiden biri olan Astsubay Murat Namdar’ın cenazesi, saldırının vahşetini gözler önüne seriyordu. Olay yerine çağrılan Erzurum Gençlik ve Spor Müdürü Nihat Gezder, iki yeğeninin ve Namdar’ın bedenlerini teşhis ederken “O yavruların kurşunlarla dolu bedenleri gözlerimden gitmiyor. Astsubay Namdar’ın yüzü bile tanınmaz haldeydi. Bunlar insan olamaz” sözleriyle gördüğü manzarayı tarif etti.
Bitmeyen Bir Yara
Sivas-Zara katliamı, yalnızca şehit Namdar ve Gezder ailesini değil, tüm Türkiye’yi derinden etkiledi. Terörün hedef aldığı masum aileler, üzerinden geçen yıllara rağmen bu acıyı unutamadı. Hem Yıldız Namdar’ın, hem de Gülzade Gezder’in isyanı, Türk toplumunun vicdanında derin izler bıraktı. Bu katliam, terörün yalnızca canları değil, geride kalan hayatları da kararttığının somut bir örneği olarak hafızalara kazındı.
Asker Vurulunca Değil, Unutulunca Ölür!
www.sehitlerolmez.com













