Erdoğan’ın Reşit Efendisi, AK Parti iktidarının Sonunu Getirdi!

AK Parti ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’a yönelik dijital darbe iddiaları, kripto kadroların yerleştirilmesi, ByLock ve Bank Asya tuzakları, Reşit Efendi benzetmesiyle birlikte ayrıntılı olarak bu haberde ortaya konuluyor. Erdoğan’ın halk desteğini eritme planı adım adım deşifre ediliyor.

Erdoğan’ın Reşit Efendisi, AK Parti iktidarının Sonunu Getirdi!

YUSUF İNAN YAZDI...

Erdoğan’ın Reşit Efendisi...

AK Parti yönetimi ve Başkan Erdoğan bu makaleyi birkaç kez okumalıdır. Zira Türkiye ile küresel liderler arasındaki satrancın sonucu bu makalede yer alıyor.

AK Parti, bitmiş, tükenmiş bir Türkiye enkazı üzerinde iktidara geldi. Öyle etkileyici adımlar attı ki Yunanistan halkı, Türkiye’nin bir vilayeti olmayı tartıştı. Ortadoğu’da Türkiye rüzgarları esti. Erdoğan, Suriye’de, Irak’ta, Mısır’da, Libya’da seçime girse kazanacak bir etki ve güvene sahipti.

Türkiye, tüm dünyada söz sahibi hale gelmişti.

Türkiye ve Başkan Erdoğan, Türk ve İslam dünyasının lideri olarak görülüyordu. Bir sözüyle Ortadoğu’da insanlar Türk bayraklarıyla sokaklarda konvoy halinde dolaşıyor, Recep Tayyip Erdoğan’ın posterleri duvarları süslüyordu.

Böylesine bir diriliş kimleri tedirgin etmez ki?

Tüm dünya, Türkiye ve Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinden endişe etmeye başladı. Mısır Devlet Başkanı Mursi'nin Türkiye ve Erdoğan ile ilgili liderlik açıklamaları da bu süreci tetikledi...

O günden sonra AK Parti ve Recep Tayyip Erdoğan tuzağa çekildi. AK Parti içindeki akil isimler AK Parti ve Başkan Erdoğan’dan uzaklaştırıldı. Daha yalın ifadeyle Recep Tayyip Erdoğan yalnızlaştırıldı.

AK Parti’ye sızmalar başladı. Adı “katılım” olsa da amaç, AK Parti’yi ele geçirmekti. Bunun için AK Parti ile Fethullah Gülen birlikteliği sona erdirilmeliydi. O sürecin taşları döşendi. Bu süreçte Erdoğan ile Gülen satrancı başladı. Kısa sürede Erdoğan ile Gülen birbirine düşman oldu ve çatışma başladı.

Ve 17-25 Aralık süreciyle fitil ateşlendi.

Fethullah Gülen, devlet içinde güçlenmişti. Zaten dış destekli bir oluşum olduğu için dış desteği de vardı. Bu nedenle satranç tahtasında çok profesyonel hamleler yapıldı.

AK Parti’nin ve devletin önemli kademelerine, hiç tahmin edilemeyecek kripto isimler ustaca ve çok özel kurgularla yerleştirildi. Bu kadrolar, AK Parti ve Başkan Erdoğan ile bütünleştirildi.

AK Parti ve Başkan Erdoğan’ı dibe çeken ve Türk milleti ile arasındaki tüm bağları koparan bürokratın, AK Parti ve Başkan Erdoğan’ın yakınına giriş tarihi olan 2003, bu planın çok önceden tasarlandığını gösteriyor.

Kuluçka dönemini tamamlayan bu kadrolar, 2007 ve 2010 yıllarında daha üst makamlara ve görevlere sıçradı... Zaten AK Parti ve Başkan Erdoğan’ın dikey yükselişinin durdurulma girişimleri de tam bu sürece denk geliyor.

2012 yılında çok stratejik bir hamle yapılarak AK Parti ve Başkan Erdoğan’ın en yakınlarına yerleştirdikleri kadroları sağlamlaştırma girişiminde bulundular...

Çok basit bir kurgu ile bu işi de başardılar ve AK Parti ile Erdoğan’a kolayca operasyon yapar hale geldiler.

28 Mayıs 2013 Gezi Parkı Eylemlerinin başlangıç tarihi...

17 Aralık 2013, AK Parti ve Başkan Erdoğan’a yönelik ilk operasyonun başlama tarihi...

15 Temmuz 2016 Hain Darbe Girişimi ise “altın vuruş”tu.

Fethullah Gülen, 15 Temmuz darbesi öncesinde doğrudan siyaset sahnesine adım attı. AK Parti ve Başkan Erdoğan’a karşı bağımsız adaylar çıkardı.

Başaramadı.

Türkçe Olimpiyatları ve Fethullah Gülen’in vaazlarını dinlemek için sokaklara dökülen milyonlarca insan, Gülen’in gösterdiği adaylara oy vermedi. Gülen, TBMM’ye bir tane bile milletvekili sokamadı.

İşte bu süreçte Türk milleti cezalandırılmaya karar verildi.

ByLock yazılımı hazırlandı ve bu yazılım, AK Parti ve Başkan Erdoğan ile karşı karşıya getirilmek istenen çok büyük bir kitleye ait telefonlara, hile ve baskılarla yüklendi. Bürokratlara verilen telefonlar, ByLock yüklü olarak geldi. ByLock sunucusunun içi özenle dolduruldu.

Fethullah Gülen gibi, havadan nem kapan, basit bir yerelgundem.com haberine onlarca dava açtıran, susturmak için her şeyi yapan bir paranoyak isim, ByLock adlı programı yazdırarak kendi cemaatini fişlettireceğini bilecek kadar aklı vardır diye düşünüyorum!

Amaç, ByLock ile AK Parti ve Başkan Erdoğan’a tuzak kurup Türk milleti ile karşı karşıya getirmekti.

ByLock kumpasında istedikleri performansı yakalayamadılar. Çünkü ByLock için akıllı telefon gerekiyordu, o da az kişide mevcuttu.

Bu sefer Bank Asya’da, kurucu hisseleri çalmaları yetmiyormuş gibi fetva verip “Allah rızası” diyerek evine ekmek götüremeyen fakir ve gariban insanları Bank Asya’ya para yatırmaya teşvik ettiler.

İnsanlar ne olup bittiğini anlayamadı. Cebindeki son parasını Bank Asya’ya yatırdı. 250 lira yatırmışsa, Bank Asya 50 lirasına el koydu.

AK Parti yönetimi ve Başkan Erdoğan, o süreçte Bank Asya’ya para yatıranların miktar analizine bakarsa, büyük çoğunluğun fişlenmek için yönlendirildiğini ve 15 Temmuz Hain Darbe Girişimi sonrası ByLock ve Bank Asya kriteriyle insanların tutuklanması, cezaevlerine atılması ve AK Parti ile Başkan Erdoğan’ın Türk Milleti ile karşı karşıya getirilmesi planının kusursuz işlediğini görecektir.

Bir de ByLock sunucusunun Fethullah Gülen tarafından Hakan Fidan’a teslim edilmesi var ki, her şeyi açık ediyor. Fethullah Gülen’in ekibi, eğitimli bir camiadan oluşuyor. Bilişimin merkezinde, Amerika’da yaşayan Gülen ve ekibinin, ByLock’un sunucusunu Litvanya’dan alması zaten düşünülemez.

Hadi diyelim Litvanya’dan alındı...

Birkaç saniye içinde silinebilecek bir sunucuyu Hakan Fidan’a teslim etmek ne anlama geliyor?

Tüm cemaati seferber edip ByLock sunucusuna insanları dahil etmek için fetvalar verilmesi, lise ve üniversite öğrencilerini, temizlik görevlilerini cehennemle korkutarak ByLock programı yüklettirilmesi – hem de agresif bir şekilde – ne anlama geliyor?

ByLock ve Bank Asya’ya para yatırma, Türk milleti ile Başkan Erdoğan’ı karşı karşıya getirmek; AK Parti ve Başkan Erdoğan’ın arkasındaki halk desteğini yok etmek için yapılmış bir ihanet planıdır.

*

*

AK Parti yönetimi ve Başkan Erdoğan bu gerçeği görmeli ve kurulan kumpasın şifrelerini çözmelidir.

Artık hiçbir bahane yok! Çünkü, hiçbir şey gizli değil. Her şey ortaya döküldü.

Fethullah Gülen’in kurduğu tuzaklar başarılı oldu. AK Parti ve Başkan Erdoğan, yüzde 50 oy oranından dibe çakıldı. Arkasındaki halk desteği eridi.

Türkiye’nin yarısı, AK Parti ve Başkan Erdoğan’a düşman oldu. Oysa geçmişte CHP’liler, “Erdoğan gibi bir liderimiz olsa biz de iktidar oluruz” diyor, Erdoğan’a hayranlıklarını ifade ediyorlardı.

Nereden nereye?

AK Parti ve Başkan Erdoğan, bu süreci daha soğukkanlı yönetebilirdi. Ancak en yakınlarına Fethullah Gülen tarafından monte edilen üst düzey bürokratlar, hem devleti hem de Başkan Erdoğan’ı körleştirdiler.

Güvenilir kaynakların iddiasına göre, Başkan Erdoğan’ın en çok güvendiği bürokrat, lisede başında takkesiyle Fethullah Gülen’den ders alıyordu...

Fethullah Gülen ve ekibinin düşman ilan ettiği o bürokrat, çok basit bir kurguyla AK Parti’nin başına geçecek kadar Başkan Erdoğan’ın en güvendiği isim olacak kadar yakınlaşmayı başardı...

Tıpkı II. Abdülhamid’in en güvendiği Reşit Efendi gibi...

*

*

Peki, tüm bunlar olurken AK Parti ve Başkan Erdoğan olup biteni nasıl fark etmedi?

Çok kolay oldu.

Yıl 2018...

AK Parti’nin üst yönetimi, kurucuları, etkili isimleri, Erdoğan ailesi ve yakın çevresi fişlenmişti. Özel hayatlarına kadar çok titiz bilgiler içeren bir dizi veri madenciliği yapılmıştı. Bine yakın kişiden bahsediliyor. Bu bilgiler, İzmir’de iş insanlarının elinde, İzmir Barosu avukatlarının ve CHP İzmir teşkilatında elden ele dolaşıyor. O fişleme bilgilerinin light halini 2024 yılında Cevheri Güven MİT Ak Parti'yi fişlemiş diyerek youtube kanalında yayınladı.

Bunu gören bir kişi, bu durumu AK Parti İzmir İl Başkanı’na bildiriyor. AK Parti il yönetiminden birkaç önemli isme iletiyor. Kimse tınmıyor.

Başkan Erdoğan’ın arkadaşı olarak bilinen isimlere iletiyor, onlar da sessiz kalıyor.

Yeni Asır’a ve başındaki isme ulaştırıyor. Onlar da görmezden geliyor.

Son olarak, benim haber kaynaklarımdan birine anlatıyorlar ve belgeleri bana ulaştırdılar. “Bunları Reis’e ulaştıramıyoruz. AK Parti’ye operasyon hazırlıyorlar, sen bir haberde konu eder misin?” dediler.

Bir kısmını inceledim. Yıl 2018…

Ukrayna’dayım. Telefonum kırıldı ve telefon rehberimi kaybettim. Birkaç milletvekiline ulaşmak istedim. AK Parti Genel Başkan Yardımcılarından birine mail attım. Ulaşıp ulaşmadığını bilmiyorum, geri dönmedi.

AK Parti’ye FETÖ Operasyonu

Ben de 5 Haziran 2018 tarihinde ‘AK Parti’ye FETÖ Operasyonu’ başlıklı bir köşe yazısı yazdım. AK Parti’nin önemli isimlerini, 17-25 Aralık’tan daha büyük bir yaygarayla ve FETÖ suçlamasıyla gözaltına alacaklardı.

Köşe yazısını 33 bin kayıtlı mail adresine gönderdim. Tüm siyasilere ve milletvekillerine de ilettim.

AK Parti yönetimi, kendilerini uyaran bu haberi de,  maili de görmedi. Bu kumpası kuranlar haberdar oldu ve susturmak için harekete geçti.

Ellerinde çok büyük bir koz vardı...

FETÖ ile suçladığın zaman akan sular duruyordu. “FETÖ” de, tüm kapılar açılsın ve tüm kumpaslar örtülsün.

İşte AK Parti yönetimini ve Başkan Erdoğan’ı körleştiren, sağırlaştıran da bu oldu.

*

*

Ukrayna’da Türk bayrakları indirildi, adına “FETÖ operasyonu” denildi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın fotoğrafları indirildi, adına “FETÖ operasyonu” denildi.

FETÖ’nün adak ve kurban pazarını çalışamaz hale getiren e-ticaret sitesi kapattırıldı. FETÖ’nün ticari rakibi pazardan çekildi. FETÖ’ye milyon dolarlık rantın önü açıldı. Adına “FETÖ operasyonu” denildi.

Benzer stratejilerle  AK Parti ile Başkan Erdoğan’ı zirveden dibe çektiler. Türk milleti ile AK Parti ve Başkan Erdoğan’ın arasına Çin Seddi benzeri bir set ördüler. Başkan Erdoğan’ın arkasındaki halk desteğini yok ettiler...

Bu süreçte Adalet Bakanlığı’nı ve Türk yargısını kullandılar...

Öyle bir korku iklimi vardı ki, gerçekleri görenler bile “aman bize bulaşmasın” diyordu.

İzmir Terörle Mücadele Başkomiseri, amirine rapor veriyor:

— Efendim devleti tuzağa çekmişler. Bu şahıs, AK Parti kurucusu ve FETÖ üst yönetimiyle defalarca mahkemelik olmuş bir gazeteci. Üstelik FETÖ’nün adak ve kurban pazarını çökertmiş. Şimdi biz o pazarı FETÖ’ye hediye ettik. Ne yapalım?

Telefondaki ses:
— Eyvahhhh... Biz bunu nasıl yedik? Saygılı bir şekilde ifadesini alın ve sevk edin. Savcı sıçtığı boku kendi temizlesin, bizim üstümüze kalmasın...

İşte AK Parti ve Başkan Erdoğan böyle kör edildi...

Fethullah Gülen’in kripto bürokratı, AK Parti kurucularına ve FETÖ’nün muhaliflerine  sahte FETÖ operasyonu yaptı.

Hem AK Parti ve Başkan Erdoğan’a darbe yaptı, hem FETÖ’ye mali kaynak aktardı.

Hem de “büyük iş yaptım” diye aferin aldı!

İşte AK Parti’nin çöküş hikâyesi böyle!

Sahte diploma skandalı yıllar önce gündeme geldi. Kimse tınmadı. Şimdi, AK Parti’ye altın vuruş için kullanıldı...

YUSUF İNAN / YURTTA SULH CİHANDA SULH

Twitter : @Yusufinan2023
Instagram : yusufinan2023
Instagram : fondinan2016
Email : gundem@sehitlerolmez.com

Web: www.sehitlerolmez.com