Genelkurmay Çatı Davası'nda Sarsıcı İtiraflar: Akar, Darbeci Komutana Uyardı mı?

Yargıtay bozması sonrası yeniden görülen 15 Temmuz Genelkurmay Çatı Davası'nda, dönemin Başdanışmanı Orhan Yıkılkan, Hulusi Akar'ın darbe gecesi Sönmezateş'e uyarıda bulunduğunu ve Akıncı'ya Erdoğan ile barışçıl geçişi koordine etmek için gittiğini iddia etti.

Genelkurmay Çatı Davası'nda Sarsıcı İtiraflar: Akar, Darbeci Komutana Uyardı mı?

Genelkurmay Çatı Davası'nda Sarsıcı İtiraflar: Akar, Darbeci Komutana Uyardı mı?

ŞEHİTLER ÖLMEZ / ANKARA

Yargıtay’ın bozma kararı sonrası Ankara 17. Ağır Ceza Mahkemesi’nde yeniden görülmeye başlanan 15 Temmuz darbe girişimi Genelkurmay Çatı Davası, dönemin Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi Akar’ın başdanışmanı olan eski kurmay albay Orhan Yıkılkan’ın "şok" olarak nitelendirilebilecek yeni iddialarıyla sarsıldı. Yıkılkan, Sincan Cezaevi Yerleşkesi’ndeki duruşma salonunda yaptığı savunmada, darbe girişiminin yaşandığı geceye dair ezber bozan detayları "ilk kez anlattığını" belirterek, Akar’ın rolüne ve Akıncı Üssü’ne gidiş nedenine ilişkin çarpıcı tezler öne sürdü. Yıkılkan’ın ifadeleri, o gecenin sis perdesini aralamaya yönelik hukuki ve siyasi tartışmaları yeniden alevlendirecek nitelikte.

"Derdest" Tartışması ve Emir-Komuta Zinciri

Orhan Yıkılkan, savunmasına, 27 Mayıs darbesi örneğini vererek, tarihin yorumlayıcılığının altını çizdi ve 15 Temmuz’un da zamanla farklı anlaşılacağı kanaatini dile getirdi. Ardından, hakkındaki en kritik suçlamalardan biri olan Hulusi Akar’ı "derdest etme" (alıkoyma) iddiasına odaklandı. Yıkılkan, mahkeme heyetine Akar’ın Genelkurmay'dan Akıncı’ya götürülme anlarına ait kamera görüntülerini izleterek, "Derdest edildiyse, darp edildiyse bu görüntüler ne?" diye sordu ve kendisinin Akar’ı ne derdest edilmiş gördüğünü ne de böyle bir hisse kapıldığını savundu.

Yıkılkan’a göre, o gece komuta katına çıktığında Akar derdest edilmiş değildi; bilakis emir komuta yetkisini kullanmaya devam ediyordu. Yıkılkan, Akar’ın Mehmet Dişli, Levent Türkkan, Abdullah Bozkurt ve Serdar Tekin’e emirler verdiğini ve bu isimlerin de emirlere uyduğunu iddia etti. Bu anlattıkları, Akar’ın mahkemelerdeki "mağdur" ve "darbe karşıtı" pozisyonuyla çelişen yeni bir anlatı ortaya koydu.

Sönmezateş’e Giden "Temkinli Olun" Talimatı İddiası

Yıkılkan’ın en dikkat çekici iddiası, Akar'ın o gece Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı Marmaris’te kaldığı otelden alacağı söylenen Gökhan Şahin Sönmezateş’i telefonla aradığı yönündeydi. Yıkılkan, aralarındaki özel ilişkiye dikkat çekerek, Akar’ın Sönmezateş’e, "Cumhurbaşkanlığı koruma ekibi hazırlıklı. Gidecek ekip temkinli olsun" şeklinde talimat verdiğini öne sürdü. Eski kurmay albay, eğer Akar iddia ettiği gibi darbenin başına geçme teklifini reddetmiş biriyse, otele gidecek darbeci ekibe böyle bir uyarıda bulunmasının mantıksız olduğunu savundu ve telefon kayıtlarının getirtilmesini talep etti. Bu ifade, dönemin en üst düzey askeri yetkilisinin, darbe teşebbüsü sırasında atılan adımlara dair detaylı bilgi sahibi olduğu ve müdahale ettiği yönünde bir şüphe uyandırdı.

Akıncı Üssü'ne Barışçıl Geçiş Koordinasyonu İçin mi Gidildi?

Yıkılkan, Hulusi Akar’ın Akıncı Üssü’ne kendi isteğiyle gittiğini ve bunun, kamuoyunda bilinenin aksine bir kaçırılma sonucu olmadığını iddia etti. Bu iddiaya göre, Akar’a yanlış bir bilgi ulaştırılmıştı: "Cumhurbaşkanı ve MİT Müsteşarı alındı, bu iş bitti." Bu bilgiyi alan Akar’ın Akıncı’ya gitme amacı, alındığını sandığı Cumhurbaşkanı ile görüşerek barışçıl bir geçişi koordine etmekti.

Bu siyasi geçiş planının koordine edilmesi için Meclis eski Başkanı İsmail Kahraman, eski Başbakan Ahmet Davutoğlu, eski Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ve MİT Müsteşarı Hakan Fidan gibi önemli siyasi isimlerin devreye sokulacağı öne sürüldü. Yıkılkan, Akar’ın Akıncı’ya Mehmet Dişli’yi götürme sebebinin de bu siyasi görüşmeleri organize ettirmek olduğunu söyledi ve Dişli’nin bu kişilerin telefon numaralarını istediğini belirtti. Ancak, Akıncı’ya gidildiğinde Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın orada olmadığının anlaşılması üzerine, Akar'ın alınma haberini beklemeye başladığı iddia edildi.

Mahkeme Salonunu Karıştıran CD ve Eski Suikast Davası

Orhan Yıkılkan’ın savunmasının bir bölümü, yargılama sürecindeki iddiaların niteliğine yönelikti. Yıkılkan, elinde olduğunu iddia ettiği bir CD’de Mahkeme Başkanı’nın, Cumhurbaşkanlığı Avukatı Süleyman Ayhan’la darbeden bir gün sonra bir AVM’de görüştüğüne dair fotoğraf ve ses kaydı bulunduğunu öne sürerek salonda kısa süreli bir şok etkisi yarattı. Başkan'ın ve Avukat Ayhan'ın yalanladığı bu iddiayı, Yıkılkan, "Hakkımdaki iddiaların bir kısmı işte böyle bir suçlamayı içeriyor. Bunu birazcık siz de yaşayın istedim" diyerek geri çekti ve asıl amacının, elinde somut kanıt olmadan suçlanmanın ne anlama geldiğini göstermek olduğunu ifade etti.

Yıkılkan ayrıca, Balyoz davasına gönderme yaparak, bilgisayar kayıtlarına sonradan müdahale edildiğini ve ajandasındaki notların montajlandığını iddia etti. Bu notlar nedeniyle Ankara eski Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek’e suikast planlamakla suçlandığını, ancak bu davadan beraat ettiğini vurguladı. Yıkılkan’ın yeniden yargılanan Çatı Davası’nda sunduğu bu yeni iddialar, 15 Temmuz gecesi yaşananlara dair mevcut resmi anlatıyı zorlayacak derinlikte ve öneme sahiptir. Yıkılkan’ın savunmasına yarın da devam etmesi bekleniyor.

Asker Vurulunca Değil, Unutulunca Ölür!

www.sehitlerolmez.com

Kaynak: Müyesser Yıldız / www.muyesseryildiz.com