Gönlü Şehitlikte, Hayatı Vefayla Dolu: Şehit Kubilay Karaman

Mardin’de görev yaparken şehit olan Özel Harekat Polisi Kubilay Karaman, hayatı boyunca sessiz bir kahraman olarak yardımseverliğiyle tanındı. Ailesi, onun rüyalarla şekillenmiş şehadet yolculuğunu anlatıyor.

Gönlü Şehitlikte, Hayatı Vefayla Dolu: Şehit Kubilay Karaman

Gönlü Şehitlikte, Hayatı Vefayla Dolu: Şehit Kubilay Karaman

ŞEHİTLER ÖLMEZ / TÜRKİYE

Rüyasında Peygamberi Gördü, Dualarla Şehadete Ulaştı

Mardin’de görev yaparken 25 Nisan 2018’de çıktığı binanın çatısından düşerek ağır yaralanan ve 13 gün süren yaşam mücadelesinin ardından şehit olan Özel Harekat Polisi Kubilay Karaman, fedakârlığı, vatan sevgisi ve yaşarken yaptığı hayırlarla hafızalara kazındı. Ailesi, arkadaşları ve onu tanıyan herkes, Kubilay’ın hayatını vatanına ve insanlara adamış bir kahraman olduğunu anlatıyor.

Hayatı Mücadeleyle Geçti

1990 yılında Erzurum’da dünyaya gelen Kubilay, memur bir babanın evladı olarak büyüdü. Gece üniversite okuyup gündüzleri ailesine destek olmak için çalışan Karaman, hem okudu hem çalıştı. Üniversitede arkeoloji bölümünü tamamladıktan sonra, en büyük hayali olan polisliğe adım attı. Özel harekât birimine katılmak için başvurdu ve kazanarak bu onurlu göreve başladı.

Fakir Ailelere Ev, Öğrencilere Burs: İsimsiz Bir Hayırsever

Kubilay Karaman sadece görev adamı değildi. Gizli kahraman olarak Erzincan'da ve görev yaptığı yerlerde ihtiyaç sahiplerine yardım etti. Bir arkadaşının ailesinin harabe halindeki evini baştan aşağıya döşedi, üç yetim öğrenciye eğitim bursu sağladı. Camilerdeki bağış kutularına düzenli olarak biriktirdiği bozuk paraları teslim etti. Ancak bu yaptıklarını asla dile getirmedi. Öğrendiklerinde ailesi bile şaşkınlık yaşadı.

Kur’an Ayetiyle Veda: “Allah Yolunda Öldürülenlere Ölü Demeyin”

Mardin’den ailesine getirilen eşyalarının arasında bulunan Kur’an-ı Kerim’in sayfaları arasında yer alan ayraç, Bakara Suresi’ndeki “Allah yolunda öldürülenlere ölüler demeyin” ayetinde duruyordu. Altı çizilmişti. Bu detay, ailesine Kubilay’ın şehadete ruhen hazır olduğunu bir kez daha gösterdi.

Oruçluydu, En Güzel Kıyafetini Giymişti

Şehit olduğu gün oruçlu olan Karaman, sabah göreve çıkmadan önce arkadaşlarının kahvaltı teklifini “oruçluyum” diyerek reddetti. Tıraşını oldu, özel elbiselerini giydi. Müdür Numan Kurtulmuş’un geleceği o gün, Kubilay en iyi haliyle görevinin başına geçti. Ancak trajik kaza sonrası başına aldığı darbeyle ağır yaralandı.

Babasının Rüyası ve Cennet Kokusu

Babasının anlattığına göre, Kubilay daha küçükken Peygamber Efendimiz'i rüyasında gördüğünü söylemişti. Annesine, “Beni çağırdı ama tam elini tutacakken uyandım” demişti. Babası ise bu rüyanın şehadet işareti olabileceğini düşünerek duygulanmıştı. Yoğun bakımda olduğu sürede babası onu zemzemle sildi, yüzüne su sürdü. Vefat ettiği gün “cennet kokusu sinmişti üzerine” diyerek Kubilay’ı övgüyle andı.

Vedat Karaman: “Ben Şehit Babasıyım, Gururluyum”

Kubilay’ın babası Vedat Karaman, oğlunun vatan, bayrak ve millet aşkıyla dolu bir genç olduğunu söyledi. “Şehitlik peygamberlikten sonra gelen en büyük makam. Acısı çok ama gururum daha büyük. Şimdi herkes beni tanıyor, saygı gösteriyor. İki oğlum daha var, Rabbim isterse bu şehadet şerbetini onlara da nasip etsin” ifadelerini kullandı.

Şehitliğe Giden Bir Ömür

Kubilay Karaman, Çanakkale’ye sık sık gider, her cuma Erzurum’daki Karskapı Şehitliği’ni ziyaret ederdi. Küçükken yatağın üzerine çıkıp kendini yere atar, “Şehit oldum!” diye bağırırdı. Şehadeti, çocukluk hayaliydi. Ve o hayali, milletin gözyaşları ve dualarıyla gerçeğe dönüştü.

www.sehitlerolmez.com