Görünmeyen Tehdit: DATÜB Gölgesindeki Derin Sessizlik
Türk bayrağına tahammül edemeyen yapılarla devlet kurumlarının temas hâlinde olması, sadece diplomasinin değil, kamu vicdanının da ağır bir sınavıdır.
YUSUF İNAN YAZDI...
Görünmeyen Tehdit: DATÜB Gölgesindeki Derin Sessizlik
Ukrayna’da Türk ve Ukrayna bayraklarının birlikte dalgalandığı günler artık uzak bir anı gibi. Zira aynı coğrafyada bugün, Türk bayrağı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın fotoğrafları beş kez indiriliyor, Türk ve Ukrayna bayrağı çöpe atılıyor. Bu saygısızlığı yapanlar, dış güçler değil—Türk devletinin yıllardır kucak açtığı bir yapının içinden çıkan isimler: Hain Ahıskalı çeteler ve onlara destek veren açıklamalar yapan tartışmalı yapı DATÜB.
Ukrayna'da İndirilen Türk Bayrakları ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Fotoğrafları
*
*
*
*
*
Ahıska Türkleri, tarih boyunca sürgün, soykırım ve zorunlu göçlere maruz kaldı. Türkiye, bu mazlum halka sahip çıktı, onlara vatandaşlık verdi, eğitim, barınma, istihdam sağladı. Ancak bugün, bu halkın adına konuşan DATÜB adlı kuruluş, yalnızca temsil ettiği insanlara değil, Türkiye Cumhuriyeti devletine de zarar verir hale geldi.
Gözler Görüyor, Kulaklar Duymuyor mu?
Eski AK Parti Milletvekili Lokman Ayva’nın Kızılcahamam kampında attığı çığlık bu nedenle yalnızca bir kişisel isyan değil, kurumsal körlüğe tutulmuş bir aynaydı:
“Benim bile gördüğümü siz görmüyor musunuz?”
Ayva’nın “Aile Bakanlığı işlevsiz kaldıysa kapatılsın” çıkışının ardından, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş’ın, yurt dışı seyahatlerini durdurup “moral gezilerine” çıkması manidardı. Ancak daha vahimi, bu gezi kapsamında DATÜB logosu altında gerçekleştirilen Ahıskalı ailelerin ziyaretiydi. Zira bu ziyaret, yalnızca bir temas değil, aynı zamanda bir meşrulaştırma anlamına geliyor. O logo, Türk bayrağını yere seren bir yapının sembolü haline gelmişken...
İddialar Şok Edici, Sessizlik Daha Şok Edici
ABD Ahıska Derneği tarafından yayımlanan video kayıtları ve belgeler, DATÜB’ün iç yüzünü ortaya koyuyor:
-
Devlet destekli fonların zimmete geçirilmesi,
-
FETÖ ve PKK bağlantılı kişilerin DATÜB yönetiminde yer alması,
-
Türk iş insanlarının tehdit edilmesi ve mal varlıklarının gasp edilmesi,
-
Türkiye Cumhuriyeti'nin sembollerine açık düşmanlık.
Ünlü gazeteci Uğur Dündar’ın, DATÜB Başkanı tarafından ölümle tehdit edildiği ana ait video kaydı, YouTube’da yayınlandı. DATÜB Başkanı Gazeteci Uğur Dündar'ı Ahıska Çetelerinin ödlürebileceğini ve buna engel olamayacağını ileri sürüyor. Peki, bu kadar ağır suçlamalar ortadayken, ilgili bakanlıklar neden hâlâ bu yapıyla aynı karede poz veriyor?
İşte, 'tehdit' ve 'bakanlıkların kapısını tekmeyle açıyoruz' ifadelerinin yer aldığı o YouTube kaydı...
*
*
Siyasi Körlük, Devletin Güvenliğini Tehdit Eder
DATÜB Başkanı'nın Kazakistan’da darbe girişimi ile ilgili gözaltına alındığı, bu süreçte Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ni ve Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan'a iftira attığı, suçladığı Ahıska Milleti içinde ayyuka çıkmışken, Ukrayna’daki çetelerin Türk vatandaşlarını darp ettiği, Türk bayrağına tahammül edemeyen yapıların bakanlık kapılarını “tekmeyle açıyoruz” diye böbürlendiği bir düzlemde, hâlâ bu kişilere diplomatik nezaket gösterilmesi, kamu vicdanını yaralamaktadır.
Dışişleri Bakanı ve eski MİT Başkanı Hakan Fidan’ın bu iddialar karşısındaki sessizliği de soru işaretidir. Türkiye, FETÖ ile mücadelesini içeride sert bir biçimde sürdürürken, yurtdışında ona alan açan yapılarla ilişkilerini neden kesmez? Devlet DATÜB'e neden neşter vurmaz?
Cumhurbaşkanı Erdoğan Bu Gerçekleri Biliyor mu?
Pek çok Ahıska büyüğü, Youtube üzerinden Erdoğan’a seslenerek bu yapıya "neşter vurulmasını" istiyor. Zira Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, Türk bayrağına düşmanlık eden bir yapının temsilcilerini Külliye’de ağırlamaktan memnuniyet duyacağına kimse inanmıyor. Eğer bu yapı hakkındaki gerçekler Cumhurbaşkanı'ndan gizlenmişse, bu da başlı başına bir devlet krizidir.
Mazlum Halkın Adına Konuşanlar, Onları Sömürmemeli
Ahıska halkı, tarihsel mağduriyetlerinin ardından bugün ikinci bir ihanetle karşı karşıya. Kendi adlarına konuşan ama kendi çıkarları uğruna Ahıska milletinin sorunlarını görmezden gelen, diasporayı kriminal yapılarla kirleten bir yönetimle yüz yüze kaldılar.
Türk devleti bu yapının meşruiyetini değil, mazlum halkın itibarını savunmalıdır. Çünkü mesele sadece bir diasporanın iç çatışması değil, devletin itibar meselesidir. Çünkü bayrak yere düştüğünde onu yalnızca asker değil; bürokrat, siyasetçi ve gazeteci de kaldırmakla sorumludur.
YUSUF İNAN / YURTTA SULH CİHANDA SULH
Twitter : @Yusufinan2023
Instagram : yusufinan2023
Instagram : fondinan2016
Email : gundem@sehitlerolmez.com













