Haritayla Verilen Mesaj: Yunanistan'dan Osmanlı Sonrası Yeni Provokasyon

Yunanistan Genelkurmay Başkanı’nın İstanbul ziyareti sırasında Patrik Bartholomeos’a hediye ettiği 1585 tarihli harita, Türk-Yunan ilişkilerinde yeni bir krize yol açtı. Haritanın sembolik mi, yoksa siyasi mesaj mı taşıdığı tartışılıyor.

Haritayla Verilen Mesaj: Yunanistan'dan Osmanlı Sonrası Yeni Provokasyon

Haritayla Verilen Mesaj: Yunanistan'dan Osmanlı Sonrası Yeni Provokasyon

ŞEHİTLER ÖLMEZ / TÜRKİYE

Haritayla Gölgelendi: İstanbul’daki Balkan Genelkurmay Zirvesi

28 Mayıs’ta İstanbul’da düzenlenen 18’inci Balkan Ülkeleri Genelkurmay Başkanları Konferansı, Türk-Yunan ilişkilerinde yeni bir tartışmanın fitilini ateşledi. Ev sahibi Türkiye’nin Genelkurmay Başkanı Orgeneral Metin Gürak’ın misafiri olarak İstanbul’a gelen Yunanistan Genelkurmay Başkanı Dimitrios Houpis’in resmi program dışındaki ziyaretleri ve sembolik(!) hediyesi, diplomatik teamülleri zorlayan bir tablo oluşturdu.

Konstantinopol Mesajı: Harita mı, Siyasi Gözdağı mı?

Houpis, toplantıdan bir gün önce İstanbul’a geldi. Bu süre zarfında Fener Rum Patrikhanesi’ni ziyaret eden Houpis, Patrik Bartholomeos’a 1585 tarihli bir Helen haritası hediye etti. Harita, İstanbul’u ve Trakya’yı Türkiye sınırlarının dışında gösteriyor. Ayrıca Gökçeada, Bozcaada, Limni, Taşoz gibi adaları da içeren bu harita, dönemin Flaman kartografı Abraham Ortelius’un eseri olarak sunulsa da, sembolizmi ve zamanlaması dikkat çekti.

Yunanistan Savunma Bakanlığı, haritanın yalnızca sembolik olduğunu iddia etti. Ancak bu açıklama, geçmişten gelen bir hayalin -Megali İdea’nın- izlerini taşıyan bir haritanın, günümüz jeopolitiğinde nostaljik bir “hatıra” olarak sunulamayacağı gerçeğini değiştirmiyor.

Ankara’dan Gecikmeli ve Yumuşak Tepki

Yunan tarafının bu hamlesine karşı Ankara’dan ilk dokuz gün boyunca resmi bir açıklama gelmedi. Dokuzuncu gün Milli Savunma Bakanlığı kaynakları, yalnızca harita üzerinden yorum yaparak şunları söyledi: "Geçmişin mesaj vermek için araçsallaştırılması, nostaljik bir avuntudan ibarettir…".

Ne “Konstantinopol” ifadesine ne de “Ekümenik Patrik” unvanına herhangi bir yanıt verilmedi. Bu tutum, özellikle sosyal medya ve ulusal basında geniş eleştirilere neden oldu. Yunanistan Savunma Bakanlığı ise Türkiye’nin tepkilerini “absürt” olarak nitelendirdi ve “Mavi Vatan” haritasını eleştirerek karşılık verdi.

Gökçeada ve Bozcaada Üzerinden Süregelen Batı Baskısı

Houpis’in Gökçeada’nın haritada yer almasına atıfla yaptığı “sembolik hediye” açıklaması, Türkiye’nin yıllardır Batı’dan gelen Gökçeada-Bozcaada baskısını hatırlattı. Avrupa Konseyi ve Avrupa Birliği, bu adaları “iki kültürlü bölgeler” olarak tanımlayıp özerklik çağrıları yapmıştı. Özellikle 2004 yılı AB İlerleme Raporu'nda, Rum azınlıkların geri dönmesi, mülklerin iadesi ve adaların ortak yönetimi gibi öneriler gündeme gelmişti.

2008 yılında Yunanistan Başbakanı Karamanlis’in Ankara ziyareti sırasında, dönemin Başbakanı Erdoğan, “Türkiye dışında yaşayan 30 bin Rum’un Türkiye’ye dönebileceğini” açıkladı. Aynı yıl Avrupa Konseyi Raportörü Andreas Gross, adalar hakkında hazırladığı raporda, “iki kültürlülüğün korunması” başlığıyla fiili bir özerklik önerdi. Türkiye’nin itirazlarına rağmen bu rapor kabul edildi.

Tarihi Haritalarla Geleceğe Mesaj

Yunanistan’ın 16. yüzyıldan kalma bir haritayı modern diplomatik zeminlerde hediye etmesi, yalnızca tarihsel bir nostalji değil, siyasi bir mesaj olarak da okunmalı. Zira Osmanlı’nın bir parçası olan toprakların, “Konstantinopol” vurgusuyla Patrikhaneye sunulması, semboller üzerinden verilen stratejik bir gözdağı olarak değerlendiriliyor.

Türkiye bu olay karşısında “nostaljik avuntu” vurgusuyla durumu küçümserken, Yunanistan tarafının sözde sembolizme yüklediği anlamlar, bölgedeki tarihi ve siyasi gerilimlerin hâlâ sıcak bir konu olduğunu bir kez daha ortaya koydu.

Eğer benzer bir jest Türkiye tarafından yapılsa ve örneğin Osmanlı İmparatorluğu’nun en geniş sınırlarını gösteren bir harita Yunanistan’daki dini bir lidere hediye edilseydi, tepkiler nasıl olurdu? Bartholomeos’un doğduğu yer diye harita vermek ne kadar samimiyse, Selanik’in Atatürk’ün doğduğu yer olduğu bahanesiyle benzer bir harita sunmak da o kadar “sembolik” olurdu.

Bu olay, Türkiye-Yunanistan ilişkilerinde sembollerin ve tarihsel imaların ne denli belirleyici hale geldiğini açıkça gösteriyor.

www.sehitlerolmez.com


Kaynak: Müyesser Yıldız / 12 Punto