Heybeliada Ruhban Okulu için Eylül beklentisi arttı

Fener Rum Patrikhanesi, Heybeliada Ruhban Okulu’ndaki yenilemenin Eylül’de tamamlanacağını bildirirken, yeniden açılış için resmi izin henüz verilmedi.

Heybeliada Ruhban Okulu için Eylül beklentisi arttı

Ahmet Taş | Şehitler Ölmez

İSTANBUL, TÜRKİYE — Heybeliada Ruhban Okulu’nda yürütülen yenileme çalışmalarının Eylül ayında tamamlanması bekleniyor ancak okulun yeniden açılması için resmi izin henüz verilmiş değil.

Fener Rum Patrikhanesi’nin açıklamasına göre İstanbul’un Prens Adaları’ndan Heybeliada’da bulunan okulda uzun süredir devam eden tadilat süreci son aşamaya geldi. Euronews’in haberine göre Patrikhane, çalışmaların Eylül ayında tamamlanacağını bildirirken, okulun eğitim faaliyetine yeniden başlayabilmesi için gerekli resmi iznin henüz çıkmadığını belirtti.

Yenileme tamamlanıyor, izin süreci bekleniyor

Heybeliada Ruhban Okulu, 1844’te kuruldu ve uzun yıllar Ortodoks Kilisesi’nin en önemli teolojik eğitim kurumlarından biri olarak faaliyet gösterdi. Okul, 1971’de özel yüksek dini okulların faaliyetlerini etkileyen düzenlemeler ve yükseköğretim yapısına ilişkin hukuki süreçlerin ardından kapatıldı. Reuters’ın aktardığına göre okulun kapatılması, özel yükseköğretim kurumlarının devlet üniversiteleriyle bağlantılı olmasını gerektiren hukuki çerçeveyle ilişkilendirildi.

Okulun yeniden açılması, yarım yüzyılı aşkın süredir Türkiye’de gayrimüslim azınlıkların dini eğitim hakları, din özgürlüğü, Türkiye-Yunanistan ilişkileri ve uluslararası diplomasi başlıklarıyla birlikte tartışılıyor.

Patrikhane cephesinden gelen son açıklama, okulun fiziki hazırlıklarının önemli ölçüde ilerlediğini gösterse de sürecin yalnızca restorasyonla sınırlı olmadığını ortaya koyuyor. Eğitim faaliyetine başlanabilmesi için Türk makamlarının resmi izin sürecini tamamlaması gerekiyor.

Trump-Erdoğan görüşmesi süreci yeniden gündeme taşıdı

Heybeliada Ruhban Okulu meselesi, 2025 yılında ABD Başkanı Donald Trump ile Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan arasında yapılan görüşmede de gündeme geldi. Reuters’ın haberine göre Trump, Fener Rum Patriği Bartholomeos’un daha önce kendisiyle yaptığı görüşmede okul konusunu gündeme getirmesinin ardından Erdoğan ile temasında bu başlığı açtı.

Erdoğan’ın da görüşmede Heybeliada’daki okul konusunda gerekli adımların ele alınabileceğine dair mesaj verdiği aktarıldı. Bu açıklamalar, okulun yeniden açılması ihtimaline ilişkin Ortodoks dünyasında ve diplomatik çevrelerde beklentiyi artırdı.

Ancak son aşamada belirleyici unsur, siyasi açıklamalardan çok idari ve hukuki izin süreci olacak. Bu nedenle Eylül ayında tadilatın tamamlanması, okulun aynı tarihte otomatik olarak eğitim faaliyetine başlayacağı anlamına gelmiyor.

Patrikhane için sembolik önemi büyük

Heybeliada Ruhban Okulu, Fener Rum Patrikhanesi açısından yalnızca tarihi bir okul değil, Ortodoks ruhani liderliğinin geleceği bakımından da sembolik öneme sahip. Okul, faaliyet gösterdiği dönemde çok sayıda din adamı yetiştirdi. Bugünkü Fener Rum Patriği Bartholomeos da okulun mezunları arasında yer alıyor.

Fener Rum Patrikhanesi için okulun yeniden açılması, din adamı yetiştirme kapasitesinin yeniden kurumsal hale gelmesi anlamına geliyor. Ortodoks dünyasında bu okul, İstanbul merkezli patriklik geleneğinin eğitim ayağı olarak görülüyor.

Bu nedenle konu yalnızca Türkiye’deki yerel bir okul tartışması olarak değil, dünya Ortodoks toplumu açısından da yakından takip edilen bir gelişme olarak değerlendiriliyor.

ABD ve Avrupa süreci izliyor

Heybeliada Ruhban Okulu’nun yeniden açılması, ABD ve Avrupa Birliği tarafından da uzun süredir Türkiye’de dini özgürlükler ve azınlık hakları bağlamında izlenen konular arasında bulunuyor. Reuters, Türkiye’nin bu konuda Yunanistan, ABD ve Avrupa Birliği’nden uzun süredir çağrılar aldığını aktardı.

Washington ve Avrupa başkentleri açısından okulun yeniden açılması, Türkiye’nin dini özgürlükler alanındaki yaklaşımına ilişkin sembolik bir gösterge olarak görülüyor. Ankara açısından ise konu, eğitim mevzuatı, egemenlik, azınlık hakları ve dış politika dengeleriyle birlikte ele alınıyor.

Bu nedenle süreç yalnızca Patrikhane ile Türk makamları arasındaki teknik bir izin meselesi değil; aynı zamanda Türkiye’nin uluslararası imajı ve azınlık haklarına ilişkin diplomatik değerlendirmelerle de bağlantılı.

Eylül tarihi beklentiyi artırdı

Fener Rum Patriği Bartholomeos’un Atina’daki açıklamalarında Eylül ayına işaret etmesi, kamuoyunda okulun yeniden açılacağı yönündeki beklentiyi güçlendirdi. Bazı haberlerde “Eylül’de açılacak” ifadesi öne çıksa da Euronews’in aktardığı son çerçeve, tadilatın tamamlanması ile resmi açılış izni arasında fark bulunduğunu vurguluyor.

Bu ayrım kritik önem taşıyor. Çünkü bina yenileme çalışmalarının tamamlanması, okulun hukuken yeniden eğitim kurumu olarak faaliyete geçmesi için yeterli değil. Resmi izin, statü, müfredat, yükseköğretim bağlantısı ve idari yapı gibi başlıkların netleşmesi gerekiyor.

Türkiye basınında son dönemde okulun farklı modellerle yeniden açılabileceğine ilişkin formüller de gündeme geldi. Bunlar arasında devlet üniversitesine bağlı enstitü, vakıf üniversitesi çatısı altında fakülte veya özel statülü bir yükseköğretim modeli gibi seçenekler tartışılıyor. Ancak bu seçeneklerden hangisinin resmi zemine kavuşacağı henüz netleşmiş değil.

Açılış kararı diplomatik etki yaratabilir

Heybeliada Ruhban Okulu’nun yeniden açılması halinde kararın yalnızca eğitim alanında değil, diplomatik alanda da etkisi olabilir. Türkiye-Yunanistan ilişkilerinde uzun süredir sembolik başlıklardan biri olan okul, aynı zamanda ABD ve Avrupa nezdinde dini özgürlükler gündeminin önemli maddelerinden biri olarak görülüyor.

Okulun açılması, Ankara’nın azınlık hakları ve dini eğitim konusunda olumlu bir adım attığı şeklinde yorumlanabilir. Buna karşılık, iznin gecikmesi veya sürecin belirsiz kalması, uluslararası çevrelerde Türkiye’ye yönelik eleştirilerin sürmesine neden olabilir.

Bu nedenle Eylül ayı, yalnızca restorasyon takvimi açısından değil, Ankara’nın dosyaya ilişkin nihai yaklaşımının görülmesi bakımından da önemli bir eşik olarak değerlendiriliyor.

Resmi karar henüz yok

Mevcut tabloda Heybeliada Ruhban Okulu’nun fiziki olarak açılışa hazır hale gelmesi beklenirken, hukuki ve idari izin süreci belirsizliğini koruyor. Patrikhane, yenileme çalışmalarının Eylül ayında tamamlanacağını duyurdu; ancak okulun 1971’den sonra yeniden eğitim faaliyetine başlaması için resmi izin verilmiş değil.

Bu nedenle süreçte iki ayrı başlık öne çıkıyor: Birincisi, okul binasının restorasyonunun tamamlanması; ikincisi ise Türk makamlarının yeniden açılışa ilişkin hukuki ve idari kararının netleşmesi.

Eylül ayına kadar yapılacak açıklamalar, Heybeliada Ruhban Okulu’nun yalnızca yenilenmiş bir tarihi yapı olarak mı kalacağını, yoksa yarım asırdan uzun süren aranın ardından yeniden teolojik eğitim veren bir kurum haline mi geleceğini gösterecek.

www.sehitlerolmez.com