İmralı tutanaklarının tam metni: Öcalan’dan tarihi itiraflar ve yeni yol haritası
TBMM tarafından yayımlanan 16 sayfalık İmralı tutanağı, Türkiye'nin son 30 yıllık terör tarihine ve geleceğine ışık tutuyor. Öcalan'ın Bahçeli'ye mesajlarından Kandil analizine tüm detaylar.
Ahmet Taş / Şehitler Ölmez
ANKARA, TÜRKİYE — Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM), kamuoyunun uzun süredir beklediği 24 Kasım 2025 tarihli İmralı görüşme tutanaklarını tam metin olarak yayımladı. Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu üyeleri AKP'li Hüseyin Yayman, MHP'li Feti Yıldız ve DEM Partili Gülistan Kılıç Koçyiğit'ten oluşan heyetin gerçekleştirdiği görüşme, Türkiye’nin terörle mücadele ve toplumsal barış arayışında yeni bir dönemin kapısını aralıyor.
Yayımlanan 16 sayfalık dev belgede, terör örgütü PKK elebaşı Abdullah Öcalan’ın MHP Lideri Devlet Bahçeli’nin çıkışlarına verdiği yanıttan, 1990’lardaki karanlık suikastlara, Kandil’deki Türk kökenli yöneticilerin rolünden Suriye’deki SDG yapılanmasının geleceğine kadar sarsıcı detaylar yer alıyor. Belgeler, Öcalan’ın sadece bir örgüt lideri olarak değil, aynı zamanda bölge jeopolitiğini okumaya çalışan bir figür olarak Türkiye Cumhuriyeti Devleti ile nasıl bir entegrasyon modeli hayal ettiğini de gün yüzüne çıkarıyor.
Bahçeli’nin "Umut Hakkı" ve tarihi cesaret vurgusu
Tutanakların en dikkat çekici bölümlerinden biri, Abdullah Öcalan’ın MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’ye yönelik ifadeleri oldu. Öcalan, Bahçeli’nin kendisini Meclis’e davet eden ve "umut hakkı" üzerinden çözüm arayan hamlesini "Cumhuriyet tarihinde eşi benzeri görülmemiş bir cesaret" olarak nitelendirdi. Bahçeli’nin "bu sorun çözülmezse Türklükten de bir şey kalmaz" sözlerine atıfta bulunan Öcalan, bu yaklaşımın 1000 yıllık Türk-Kürt kardeşlik kapısını yeniden araladığını belirtti.
Öcalan, Bahçeli’nin el uzatma hamlesinin Kandil tarafından "eylemlerle" (TUSAŞ saldırısı kastedilerek) sabote edilmesine duyduğu üzüntüyü dile getirdi. "Sözlerimin arkasındayım; eğer imkan tanınırsa devlete hizmet etmeye ve bu şiddet sarmalını bitirmeye hazırım" diyen Öcalan, bu sürecin sadece iyi niyetle değil, anayasal ve yasal bir güvenceyle (konuya özgü kanun) desteklenmesi gerektiğini savundu.
1990’ların karanlık dehlizleri: Özal suikastı ve Birand anekdotu
Görüşme sırasında Öcalan, 1990'lı yıllarda Turgut Özal ile yürütülen gizli temaslara dair çarpıcı iddialarda bulundu. 1988 yılında gazeteci Mehmet Ali Birand’ın kendisiyle izinsiz bir röportaj yaptığını, bu röportajın ardından Özal’ın Birand’ı arayarak "Beni yaktın Mehmet Ali" dediğini anlattı. Öcalan’a göre, çözüm için en yakın olunan 1993 yılında Özal’ın aniden ölümü sıradan bir vefat değil, "darbe mekanizmasının" bir suikastıydı. Aynı dönemde kendisiyle temas kuran JİTEM başkanlarına ve kuvvet komutanlarına dair anılarını paylaşan Öcalan, "Siz bu sorunu kucağıma attınız, şimdi günah keçisi ben miyim?" sorusunu yönelttiğini ifade etti.
Kandil analizi: "Duran Kalkan benden daha hevesli"
Örgüt içi dengelere dair de konuşan Öcalan, PKK içerisinde Türk kökenli bir geleneğin her zaman var olduğunu vurguladı. Örgütün üst düzey isimlerinden Duran Kalkan’ın Türk kökenli olduğuna dikkat çekerek, "Duran Kalkan silahsızlanma konusunda benden daha hevesli, asla silaha dönülmemesi gerektiğini savunuyor" değerlendirmesini yaptı. Ancak Kandil’deki bazı odakların dış müdahalelere açık olduğunu ve sürecin "darbe mekanizması" tarafından buldozer gibi ezilmemesi için dikkatli olunması gerektiğini ekledi.
[Image: Infographic showing the 1000-year history of Turkish-Kurdish coexistence since Malazgirt]
Suriye ve SDG: "Post-İsrail devletçiliğine izin vermeyeceğim"
Öcalan, Suriye’deki SDG (Suriye Demokratik Güçleri) yapılanmasına dair de Türkiye’nin güvenlik kaygılarını giderecek mesajlar verdi. SDG lideri Ferhat Abdi Şahin’in (Mazlum Kobani) kendisine derinden bağlı olduğunu söyleyen Öcalan, Suriye’de bağımsız bir Kürt devletinin ancak İsrail’in bölge hegemonyası için bir "post-İsrail" aparatı olacağını savundu. "İsrail, Orta Doğu dengelerini bozmak için Kürt jeopolitiğine muhtaç. Ben Türkiye Cumhuriyeti’nin bir mensubu olarak bu projeyi sabote edeceğim" dedi. Suriye için üniter yapı içerisinde "yerel demokrasi" ve "komün" modelini öneren Öcalan, bu modelin hem Kürtlerin hem de Türkmenlerin haklarını koruyacağını ileri sürdü.
İdeolojik iflas: "200 yıllık sosyalizmi biz çökerttik"
Tutanaklarda Öcalan’ın klasik sol ve reel sosyalizm anlayışına yönelik sert eleştirileri de yer buldu. 1995 yılından beri reel sosyalizmi terk ettiğini belirten Öcalan, "Bizim uyguladığımız o sosyalizm anlayışı, aslında dünyadaki 200 yıllık sosyalizm birikimini çökerten şey oldu" itirafında bulundu. Kendini artık "Demokratik Cumhuriyet" ve "Demokratik Toplum" kavramlarıyla tanımlayan Öcalan, Marksist-Leninist çizgiden tamamen koptuğunu ve Türkiye Cumhuriyeti ile entegre olmuş bir Kürt kimliğini savunduğunu iddia etti.
Şehit ailelerine mesaj: "Anzaklar gibi görün"
Görüşmenin en duygusal anlarından biri, Öcalan’ın şehit ailelerine yönelik ifadeleri oldu. Mustafa Kemal Atatürk’ün Çanakkale Savaşı sonrası Anzak askerleri için söylediği "Sizin evlatlarınız artık bizim de evlatlarımızdır" sözünü hatırlatan Öcalan, Türk halkının ve şehit ailelerinin kendisine de bu perspektifle bakmasını istedi. "Asker kayıplarına asla sevinmedim, her ölüm bir trajediydi" diyen Öcalan, bin yıllık kardeşlik hukukunun bu acıları dindirecek tek yol olduğunu savundu.
Heyet Üyelerinin Görüşmedeki Rolü
Görüşme boyunca heyet üyeleri de aktif olarak sorular sordu ve uyarılarda bulundu:
-
Feti Yıldız (MHP): "Terörsüz Türkiye" hedefinden taviz verilmeyeceğini, üniter yapının, federasyonun veya özerkliğin asla tartışma konusu olmadığını net bir dille ifade etti.
-
Hüseyin Yayman (AKP): Toplumun artık laf değil pratik adım beklediğini, Diyarbakır Anneleri’nin çocuklarına kavuşmasının en büyük öncelik olduğunu vurguladı.
-
Gülistan Kılıç Koçyiğit (DEM): Sürecin yasal bir zemine oturması ve demokratik Cumhuriyet inşasının önemine değindi.
Tutanaklarda Yer Alan Tam Yönetim Kurulu ve Heyet Bilgileri
Görüşmeyi gerçekleştiren "Milli Dayanışma Komisyonu" Üyeleri:
-
Feti YILDIZ (MHP Genel Başkan Yardımcısı)
-
Hüseyin YAYMAN (AKP Hatay Milletvekili / Komisyon Başkanı)
-
Gülistan KILIÇ KOÇYİĞİT (DEM Parti Grup Başkanvekili)
Kronolojik Özet: İmralı’da Dönüm Noktaları
-
1988: Birand röportajı ve Özal’ın "Beni yaktın" tepkisi.
-
1993: Özal suikastı iddiası ve çözüm sürecinin ilk büyük kırılması.
-
1999: Öcalan’ın Türkiye’ye getirilişi ve mahkemedeki "Devlete hizmet etmeye hazırım" beyanı.
-
24 Kasım 2025: TBMM Heyeti ile İmralı’da 16 sayfalık tarihi görüşme.
-
23 Ocak 2026: Tutanakların TBMM tarafından tüm dünyaya ilan edilmesi.













