İngiltere'den ABD'ye Hürmüz Boğazı operasyonu için üs izni
İngiltere, Hürmüz Boğazı'ndaki gemileri korumak amacıyla ABD'nin İran'a yönelik operasyonlarında Britanya üslerini kullanmasına resmi olarak onay verdi.
Ahmet Taş | Şehitler Ölmez
LONDRA, İNGİLTERE — İngiltere hükümeti, Hürmüz Boğazı'nı hedef alan İran unsurlarına yönelik saldırılar başlatması amacıyla ABD güçlerinin Britanya askeri üslerini kullanmasına resmi olarak onay verdiğini duyurdu.
İngiltere Başbakanlık ofisinden yapılan açıklamaya göre, kabine üyeleri cuma günü İran'daki savaşı ve tahran yönetiminin Hürmüz Boğazı'nı kapatma girişimlerini görüşmek üzere acil gündemle toplandı. Toplantının ardından, ABD'nin Britanya üslerini kullanım yetkisinin Hürmüz Boğazı'ndaki sivil ve askeri gemileri korumayı da kapsayacak şekilde genişletilmesi konusunda mutabakata varıldı.
"Çatışmaya yaklaşım prensipleri aynı"
Daha önce sadece İngiliz çıkarlarını veya vatandaşlarının hayatlarını korumak amacıyla düzenlenen operasyonlarda ABD güçlerine üs izni veren Londra yönetimi, bu kararla faaliyet alanını genişletmiş oldu. BBC News Türkçe'nin aktardığı bilgilere göre, Başbakanlık ofisi bu adımın İngiltere'nin Ortadoğu'daki saldırılara doğrudan katılacağı anlamına gelmediğini vurguladı. Açıklamada, İngiltere'nin çatışmaya yaklaşımının arkasındaki prensiplerin aynı kaldığı ve bakanların tansiyonun acilen düşürülmesi gerektiğinin altını çizdiği belirtildi.
Trump'tan Starmer hükümetine sert eleştiri
Kararın ardından ABD cephesinden beklenen açıklama Başkan Donald Trump'tan geldi. 20 Mart'ta NATO üyesi müttefiklerini Hürmüz Boğazı konusunda harekete geçmekte geç kalmakla suçlayan ve "Korkaklar, bunu unutmayacağız" ifadelerini kullanan Trump, İngiltere'nin son hamlesini eleştirdi.
Beyaz Saray'ın dışında basın mensuplarına konuşan Trump, İngiltere'nin üsleri açma kararını "çok geç verilmiş bir yanıt" olarak nitelendirdi. İki ülke arasındaki ilişkilerin çok iyi olduğunu belirten ABD Başkanı, İngiltere Başbakanı Keir Starmer'a atıfta bulunarak şu ifadeleri kullandı:
"Açıkçası İngiltere beni biraz şaşırttı; çok daha hızlı hareket etmeliydiler. Savaşlara, kazandıktan sonra dahil olmanıza ihtiyacımız yok. Gerçekten de neredeyse bizim ilk müttefikimiz oldular. Adanın, sözde adanın, kullanılmasını istemediler; ki nedense onun üzerindeki haklarından vazgeçmişlerdi."
Trump'ın sözlerinde bahsettiği bölgenin, İngiltere'nin egemenliğini Maldivler'e devretmeyi ve ardından üssü geri kiralamayı kabul ettiği Chagos Adaları sınırları içindeki Diego Garcia olduğu biliniyor.
İran'dan İngiltere'ye "meşru müdafaa" uyarısı
Gelişmelerin ardından İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, İngiltere'nin kararına sert tepki gösterdi. İngiltere Başbakanı Keir Starmer'ı Britanyalıların hayatını tehlikeye atmakla suçlayan Arakçi, Tahran'ın meşru müdafaa hakkını kullanacağı uyarısında bulundu.
İngiltere halkının büyük çoğunluğunun bu savaşta herhangi bir rol almak istemediğini savunan Arakçi, "Kendi halkını görmezden gelen Starmer, Britanya üslerinin İran'a yönelik bir saldırganlık için kullanılmasına izin vererek Britanyalıların hayatını tehlikeye atıyor" değerlendirmesini yaptı.
İngiltere'nin üs politikasındaki tarihi değişim
İngiltere hükümeti, mevcut çatışmaların başlangıcında ABD'nin İran'a yönelik saldırılarını desteklemek için askeri üslerinin kullanılmasına karşı çıkıyordu. ABD ve İsrail'in 28 Şubat'ta İran'a karşı başlattığı ortak saldırı günü Başbakan Starmer, İngiliz uçaklarının sadece savunma operasyonunun bir parçası olduğunu belirtmişti.
Bir gün sonra ise İngiltere, ABD'ye Gloucestershire'daki RAF Fairford ve Hint Okyanusu'ndaki Diego Garcia hava üslerini yalnızca "savunma amaçlı" saldırılar için kullanma izni verdi. Starmer, bu saldırıların bölgede İngiltere personeline ateş açan İran noktalarını hedef alacağını, taarruz eylemlerine katılmayacaklarını ifade etmişti. Ancak Trump'ın 3 Mart'ta "Karşımızda Winston Churchill yok" diyerek İngiltere'yi eleştirmesinin ardından gelen bu son genişletme kararı, Londra'nın politikasında önemli bir kırılma noktası olarak kayıtlara geçti.













