İran’dan Nükleer Program Açıklaması: Saldırılar Sonrası Uranyum Zenginleştirmiyoruz
İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, ABD ve İsrail’in nükleer tesislere yönelik saldırılarının ardından hiçbir tesiste uranyum zenginleştirilmediğini açıklarken, ülkesinin barışçıl nükleer teknoloji geliştirme hakkından asla vazgeçmeyeceğini vurguladı.
ŞEHİTLER ÖLMEZ / TAHRAN, İRAN — 17 KASIM 2025
İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, pazar günü yaptığı açıklamada, İsrail ve ABD’nin Haziran ayındaki saldırıları sonrasında, Tahran’ın şu anda ülke içindeki hiçbir tesiste uranyum zenginleştirme faaliyeti yürütmediğini bildirdi.
Arakçi, Associated Press (AP) muhabirinin sorusuna yanıt verirken, saldırıların ardından nükleer programla ilgili şimdiye kadarki en net ifadeyi kullanarak, "Şu anda herhangi bir zenginleştirme yok çünkü tesislerimiz saldırıya uğradı," dedi. Bu açıklama, İran'ın nükleer tesislerinin uğradığı ağır tahribatın boyutunu bir kez daha gözler önüne serdi.
"Hakkımız İnkar Edilemez"
Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA), daha önce yayımladığı raporda saldırılardan bu yana büyük İran tesislerinde 'uzun zamandır beklenen' denetimleri gerçekleştiremediğini belirtmişti.
İran'ın nükleer program hakkındaki duruşunu kesin bir dille tekrarlayan Bakan Arakçi, ülkesinin barışçıl nükleer teknoloji geliştirme hakkının 'inkâr edilemez' olduğunu vurguladı.
"Bu hakkımız var ve bunu kullanmaya devam edeceğiz. Uluslararası toplumun, özellikle de ABD’nin, bu hakkımızı tanımasını ve bunun İran’ın devredilemez bir hakkı olduğunu anlamasını umuyoruz. Bu haktan asla vazgeçmeyeceğiz."
Arakçi, İran’da gizli hiçbir nükleer zenginleştirme faaliyeti olmadığını ve tüm tesislerinin Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı’nın (UAEA) denetimi altında olduğunu da sözlerine ekledi.
Saldırganlık Zirvesinde Sert Mesajlar
Bu kritik açıklamalar, İran Dışişleri Bakanlığı’na bağlı Siyasi ve Uluslararası Çalışmalar Enstitüsü tarafından düzenlenen “Saldırı Altındaki Uluslararası Hukuk: Saldırganlık ve Meşru Müdafaa” başlıklı zirvede yapıldı.
Konferansta, Tahran’ın Haziran ayında yaşanan 12 günlük savaşa ilişkin perspektifini yansıtan bildiriler sunuldu. İranlı analistler, bu süreçte Almanya Şansölyesi Friedrich Merz’in, İsrail’in saldırıyı başlatarak aslında 'pis işi' yaptığını söylediği yönündeki iddialara da atıf yaptı.
Zirvenin yapıldığı binanın, 2020’de ABD saldırısıyla öldürülen Devrim Muhafızları komutanı General Kasım Süleymani’nin adını taşıması dikkat çekerken, binanın dışında savaşta İsrail tarafından hayatını kaybeden çocukların fotoğrafları sergilendi.
Zorlu Süreç Devam Ediyor
Savaşın ardından zor bir dönemden geçen İran'da, İsrail saldırıları ülkenin hava savunma sistemlerini büyük ölçüde tahrip etmiş durumda. Bu durum, nükleer programa dair gerilimler sürerken Tahran’ı yeni hava saldırılarına karşı savunmasız bırakıyor. Öte yandan ekonomik baskılar ve toplumsal değişim talepleri, İran’ın yönetici elitini zorlamaya devam ediyor.













