İsrail İran’ı bombalarken İran halkı kutlama yapıyor: Türkiye’de ise millet, devletten ümidini kesiyor
YUSUF İNAN / YEREL GÜNDEM / TÜRKİYE
Dış politikadaki çöküşle iç hukuk krizleri aynı yerden besleniyor
İsrail, İran’a yönelik hava saldırıları düzenlerken; İran’ın büyük kentlerinde gençler evlerin penceresinden sevinç çığlıkları atıyor, müzik eşliğinde dans ediyor. Cenazelere katılmıyor. İran halkı, kendisini hedef alan İsrail’e adeta yardım edercesine bu saldırılara kayıtsız kalıyor. Peki bu görüntüler sadece Tahran’a mı ait? Hayır. Asıl soru şu: Bu manzaranın Türkiye’de yaratabileceği kırılmanın farkında mıyız?
Bugün Türkiye'de, hukuk eliyle sürdürülen sistematik mağduriyetlerin, halkın devlete olan güvenini ne kadar zedelediğini görmek için sadece adliyeye uğramak yeterlidir. Bir hâkimin, hukuksuz bir yurtdışı yasağını yedi yıl boyunca kaldırmaması... Bir savcının, suça dair en küçük iz olmadan insanları tutuklaması... Tüm bunlar halkın zihninde sadece adalet duygusunu değil, devlete bağlılığı da aşındırıyor.
İşte bu noktada sormak gerekiyor: Meclis sıralarındaki deri koltuklara oturup milyonlarca lira hazine yardımı alan siyasi partiler, bu manzarayı izlemekle yetiniyor. Hukuk ihlalleri karşısında yıllardır sessiz kalan muhalefet, özellikle de CHP’li yöneticiler, halkın giderek devletten uzaklaştığını göremiyor mu? Her adliye koridorunda adaletsizliğe kurban giden bir vatandaşın feryadı, Meclis duvarlarını delip geçmiyor mu?
Bir gün Türkiye de dışarıdan büyük bir saldırıya uğrarsa —ki bu senaryo bölgedeki gelişmeler düşünüldüğünde hiç uzak değil— Türk Milleti bu devlete sahip çıkacak mı, yoksa "Ne hâliniz varsa görün" mü diyecek?
FOTO: Elif ve Ayşe İnan Ukrayna'da sığınakta! - 2018 - 2025 - Elif ve Ayşe bebekler 7 yıldır babasının eve dönmesini bekliyor... Elif ve Ayşe'nin babası hukuksuz konulan yurt dışı çıkış yasakları nedeniyle 7 yıldır Ukrayna'daki evine, ailesine ve çocuklarına dönemiyor. Çocuklarını Ukrayna'dan savaşın içinden çıkaramıyor... Hem de hiçbir suç ve suç kanıtı olmamasına rağmen...
İşte bu noktada Elif ve Ayşe bebeklerin hikâyesi çıkıyor karşımıza. Ukrayna’da savaş ortamında, ıssız bir bağ evinde anneleriyle birlikte yaşam mücadelesi veren bu iki masum çocuğun yıllardır beklediği adalet, sadece onların değil, bu ülkede umudunu yitiren milyonların sembolü haline geldi. Elif ve Ayşe’nin sessiz ama derin haykırışı, sadece zulme uğrayanları değil, sessiz kalanları da yakalayacak kadar güçlüdür.
İçeride adaletsizlik, dışarıda yalnızlık... Bu ülkeyi yönetenler için değil ama bu ülkede yaşamak zorunda olanlar için tehlike artık çok daha yakındır.
www.yerelgundem.com