İsrail ve ABD'den İran'a dev saldırı: Ortadoğu'da savaş tırmanıyor
İsrail ve ABD'nin İran'a düzenlediği hava saldırılarında en az 201 kişi hayatını kaybetti; Tahran misilleme yaparken bölge genelinde tansiyon zirveye ulaştı.
Ahmet Taş | Şehitler Ölmez
TAHRAN, İRAN — İsrail ordusu ve Amerika Birleşik Devletleri (ABD) hava kuvvetleri, yaklaşık 200 savaş uçağının katılımıyla İran’daki 500 stratejik hedefe yönelik tarihin en büyük hava operasyonlarından birini düzenleyerek bölgedeki gerilimi topyekûn savaş eşiğine taşıdı.
İran'ın batı ve orta kesimlerindeki füze cephanelikleri ile hava savunma sistemlerini hedef alan bu kapsamlı saldırıya Tahran yönetimi, İsrail ve bölgedeki ABD üslerine füze saldırılarıyla misilleme yaparak karşılık verdi. İran Kızılayı'ndan yapılan ilk resmi açıklamaya göre, ülkenin 31 ilinden 24'ünü etkileyen bombardımanlarda en az 201 kişi hayatını kaybederken, yaklaşık 750 kişi yaralandı.
Hamaney'in konutu ve sivil yerleşimler hedef alındı
Operasyonun en dikkat çekici noktalarından biri, İran’ın ruhani lideri Ayetullah Ali Hamaney’in Tahran’daki yüksek güvenlikli resmi konutunun vurulması oldu. İran haber portalı Sabrin News tarafından yayımlanan uydu görüntüleri, Beyt-e Rehbari olarak bilinen yerleşkenin tamamen yıkıldığını ortaya koydu. Tahran sakinleri de yerleşkenin vurulduğunu doğrularken, Hamaney'in saldırı anında konutta olup olmadığına dair belirsizlik sürüyor.
İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, NBC News’e yaptığı açıklamada Hamaney ve Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan’ın hayatta olduğunu ancak saldırılarda iki üst düzey komutanın öldüğünü doğruladı. Öte yandan, Hürmüzgan eyaletine bağlı Minab ilçesindeki bir kız ilkokulunun doğrudan hedef alınması sonucunda en az 70 öğrencinin hayatını kaybettiği ve 90 öğrencinin yaralandığı bildirildi. Bölge valisi, İsrail füzelerinin doğrudan okulu vurduğunu ifade ederek saldırıyı "katliam" olarak nitelendirdi.
Bölgesel aktörlerden "ateş çemberi" uyarısı
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti İstanbul İl Teşkilatı İftarında yaptığı açıklamada saldırıları "esefle" karşıladıklarını belirtti. Erdoğan, İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu'nun kışkırtmalarıyla başlayan saldırılardan derin endişe duyduklarını vurgulayarak şu uyarıda bulundu: "Sağduyu ve aklıselim hakim olmaz, diplomasiye alan açılmazsa bölgemiz bir ateş çemberine sürüklenme riskiyle karşı karşıyadır." Erdoğan ayrıca, İran'ın Körfez ülkelerine yönelik misilleme saldırılarını da "kabul edilemez" bulduklarını ifade etti.
Almanya Başbakanı Friedrich Merz ise Hükümet Sözcüsü Stefan Kornelius aracılığıyla yaptığı açıklamada, Tahran yönetimine saldırıları durdurma çağrısında bulundu. Almanya'nın saldırılara dahil olmadığını belirten Merz, İran'ın bölgeyi istikrarsızlaştıran faaliyetlerine ve kendi halkına yönelik şiddete son vermesi gerektiğini savundu. Bu süreçte Alman hükümetinin ABD, İsrail ve Avrupalı ortaklarıyla yakın temas halinde olduğu kaydedildi.
İran'dan sert misilleme ve "meşru hedef" tehdidi
İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, operasyona katılan tüm noktaların "meşru hedef" haline geldiğini ilan etti. Devlet televizyonunda konuşan Arakçi, "Siyonist ve ABD operasyonlarının gerçekleştirildiği tüm üsler ile savunma operasyonlarımıza karşı eylemde bulunan her nokta silahlı kuvvetlerimiz için hedef sayılmaktadır" dedi. İran Genelkurmay Başkanlığı Sözcüsü de İsrail ve ABD'ye "tarihlerinde yaşamadıkları bir ders" vereceklerini belirterek sert bir karşılık tehdidinde bulundu.
Tahran yönetimi ayrıca Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'ni (BMGK) olağanüstü toplantıya çağırdı. Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, saldırıları "apaçık suç" olarak tanımlayarak uluslararası toplumun sesini yükseltmesini istedi. Güvenlik kaygıları nedeniyle Tahran'daki okullar ve üniversiteler belirsiz bir süreyle tatil edilirken, İran Güvenlik Konseyi halka şehri terk etme ve kalabalık yerlerden uzak durma tavsiyesinde bulundu.
BM ve komşu ülkelerden itidal çağrısı
Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres, Ortadoğu'da patlak veren bu yeni şiddet dalgasını kınadı. ABD ve İsrail’in saldırıları ile İran’ın misillemelerinin "uluslararası barış ve güvenliği baltaladığını" söyleyen Guterres, tarafları BM Antlaşması’na uymaya ve toprak bütünlüğüne saygı göstermeye davet etti. Guterres, bölgesel bir felaketi önlemek için düşmanlıkların derhal durdurulması gerektiğini vurguladı.
Irak yönetimi de hava sahasını kapatırken, ülkenin güneyine düşen füzeler nedeniyle iki kişinin ölmesi üzerine Bağdat'tan sert bir uyarı geldi. Başbakanlık askeri sözcüsü Sabah El Numan, Irak topraklarının ve hava sahasının saldırılar için bir "fırlatma noktası veya koridor" olarak kullanılmasına kesinlikle karşı olduklarını açıkladı. Benzer şekilde Suriye'nin Süveyda kentine düşen bir füze beş kişinin ölümüne neden oldu; Suriye resmi ajansı SANA, füzenin İran’dan ateşlendiği yönündeki iddialara yer verdi.
Lojistik ve güvenlik: Sınır kapıları ve tahliye durumu
Saldırıların ardından Türkiye'nin Tahran Büyükelçiliği, İran'daki Türk vatandaşları için acil güvenlik uyarısı yayımladı. Vatandaşların askeri bölgelerden uzak durmaları ve acil durumlar hariç seyahatlerini ertelemeleri istenirken, Türkiye-İran kara sınır kapılarının açık olduğu ve karayoluyla geçişin mümkün olduğu bildirildi.
Beyaz Saray Sözcüsü Karoline Leawitt, ABD Başkanı Donald Trump'ın durumu Mar-a-Lago'daki ulusal güvenlik ekibiyle birlikte gece boyunca takip ettiğini ve Başbakan Netanyahu ile telefonda görüştüğünü belirtti. ABD yönetimi, saldırı öncesinde Kongre üyelerine bilgi verildiğini aktarırken, diplomatik kanallardan gerilimin daha fazla tırmanmaması için çalışmaların sürdüğünü ifade etti.
Savaş uçaklarının ve füzelerin gölgesindeki Ortadoğu'da, diplomatik çabalar ile askeri tırmanış arasındaki ince çizgi her geçen saat daha da zayıflıyor. İran'ın 31 ilinden 24'ünde hissedilen bu devasa operasyonun uzun vadeli etkileri, bölgenin siyasi haritasını kalıcı olarak değiştirme potansiyeli taşıyor.













